İçeriğe atla

Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları1 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlik için günlük hayatta irfânî dersler, Hakk'a ulaşma ve O'nunla kemâlât kazanma yolunda atılan adımlardır. Bu dersler, beşerîyetten sıyrılarak hakîkate yönelmeyi, Vehhâb isminin tecellîlerine lâyık olmayı ve mârifetullâh bilgisine ulaşmayı hedefler. İrfânî dersler, sâlikin nefsânî benlikten arınarak Hakk'ın mülkünde O'nunla bir olmayı idrâk etmesini, şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet mertebelerini doğru bir şekilde yaşamasını ve her anını Hakk'a yakınlaşma vesîlesi kılmasını sağlar. Bu süreçte sâlik, doğru anahtarı doğru yerde kullanarak hakîkat kapılarını aralamayı öğrenir.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, öncelikle beşerîyetten hakîkate yönelme esasına dayanır. Kitapta belirtildiği üzere, "Ey garip alem ve insanlar halktır, mahfiyetle bakarsan anlarsın ki İlahi Hakktır." Bu ifade, sâlikin âleme beşerîyetiyle, yani sonradan meydana gelmişlik ve sınırlılık perspektifiyle bakmak yerine, mahfiyetle, yani hakîkatiyle bakarak her şeyin İlâhî Hakk'ın bir tecellîsi olduğunu idrâk etmesi gerektiğini vurgular. Bu, sâlikin her anını bir irfânî ders olarak görmesinin ilk adımıdır.

İkinci önemli ders, Vehhâb isminin tecellîlerine lâyık olmadır. Cenâb-ı Hakk'ın Vehhâb ismiyle karşılıksız verdiği nimetlere hak sahibi olmak için sâlikin dünyada bazı özellikler kazanması gerekir. Bunun başında ise irfâniyet ve mârifetullâh gelir. Yani, Allah bilgisini elde etmek, bu dünyadan ahirete intikal ederken "muzaffer bir kumandan gibi" olmanın anahtarıdır. Bu bilgi, Besmele-i Şerîf'te ve İnsan-ı Kâmil'de gizlidir. Sâlik, Besmele'nin anahtarını çevirerek hakîkat kapılarını açar. Ancak anahtarın yanında, sistemi bilmek ve doğru düğmeye basmak da önemlidir; aksi takdirde işler karmaşık hale gelir.

Üçüncü ders, mertebelerin doğru idrâki ve tatbîkidir. Kitapta, günümüzde şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet mertebelerinin birbirine karıştığı, "hakîkat"in "Ha"sının, "mârifet"in "me"sinin kalmadığı belirtilir. Sâlikin görevi, bu karışıklık içinde doğru anahtarı doğru yuvaya sokarak kapıları açmaktır. Fâtiha Sûresi'nin Kur'ân'ın başında yer alması, Kur'ân'ın sırlarının Fâtiha'ya bağlı olması gibi örnekler, sâlikin hakîkatlere ulaşmak için doğru başlangıç noktalarını bulması gerektiğini gösterir.

Dördüncü ders, nefsânî benlikten arınmadır. "Ben" ve "benim" deme alışkanlığı, sâlikin Hakk'a ulaşmasını engeller. "İstediğin kadar gece namazları kıl, istediğin kadar tevhid zikirleri yap, seni bir yere götürmez" ifadesi, amellerin nefsânî bir benlikle yapılması durumunda mânevî ilerlemeye katkı sağlamayacağını gösterir. Sâlike bu âlemde sevap değil, irfâniyet lâzımdır; çünkü sevap cennete ulaştırırken, irfâniyet Rabb'e ulaştırır. Bu bağlamda, her bir insanın beden mülkünün peygamberi olduğu, yani kendi âleminde bir hilâfet ve kimlik taşıdığı vurgulanır. Sâlik, bu hilâfeti idrâk ederek nefsânîyetinden sıyrılmalı ve Hakk'ın amelini yapmalıdır.

Beşinci ders, Hadi ve Mudil isimleri arasındaki dengeyi bulmadır. Sâlik, ya mânâ tarafını seçerek halîfe olacak ya da maddeyi seçerek beşeriyetinde kalacaktır. Beşer kelimesinin "müjdelenen" anlamına geldiği, hilâfet ile müjdelendiği belirtilir. Sâlik, künyesinde yazılı olan zıt isimler (Hadi-Mudil, Celâl-Cemâl, Zâhir-Bâtın, Evvel-Âhir, Nûr-Zulmet) arasında bir denge kurmalı, Hadi tarafına meylederek hilâfet makâmına ulaşmalıdır. Asıl ikâmet edeceği yerin hilâfet mertebesi olduğunu idrâk etmelidir.

Son olarak, irfânî dersler sükûnet ve idrâk ile mümkündür. Eûzü Besmele çekmenin önemi, çevredeki eksi güçlerin hayal ve vehim oluşturmasını engellemek, böylece kişinin kendi özüne ve Kur'ân'ın özüne ulaşmasını sağlamaktır. Çok dalgalı bir denizde geminin ilerleyemeyeceği gibi, sâlik de nefsânî dalgalardan arınarak sükûnete ulaşmalı ve bu sükûnet içinde kendini ve Rabb'ini tanımalıdır. Günde yetmiş bin zikir çekmek yerine, idrâk ile dinlenen on dakikalık bir Hakk sohbetinin daha hızlı yol aldıracağı belirtilir. Bu da sâlikin ilim ve mârifet yolunda idrâki ön planda tutması gerektiğini gösterir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.17de bu sırrı ima ve işaret olabilir bununla beraber Mesnevi-i Şerif’in baş tarafında fakirane ilavemiz olan ifademiz şudur. Ey garib alem-i nasut-u halk Bir mahfOku
  2. 2Kaynak · s.427de bana daha yakındır. Çünkü mülkün sahibi odur yakınlığını bırak sahibi O’dur. Ama biz O’nun mülküne sahip çıkmışız işte ben diyoruz benim diyoruz, tabi bu dünOku
  3. 3Kaynak · s.445Ezan-ı muhammedi’de Bazı hakikatler: “İngilizce, İspanyolca” 6. İslâm’da Mübarek Geceler, bayramlar ve Hakikatleri: (Fransızca) 7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (CiOku
  4. 4Kaynak · s.223yeni bitiyor bir ezan okunma süresinde yedi yıl yaşamış çoban kızdan yedi çocuğu olmuş bu bir abdest alma süresinde meydana geliyor. Adamcağız orada şaşırıyor, Oku
  5. 5Kaynak · s.89seçeceksin ya da mana tarafını seçeceksin. Yukarıda dediği gibi manayı seçersen Halife olacaksın maddeyi seçersen beşeriyetine kalacaksın. Gerçi beşer demek eksOku
  6. 6Kaynak · s.309çalışırım ne yaparsanız siz kendiniz yapacaksınız, Tabi herkes kendi yolunda kendi gidiyor, bizim bir şey yapacak halimiz yoktur. Ama bir sistemdir hedef gösterOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.