İçeriğe atla

Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Hakk'a ulaşma yolunda nefsine pay çıkarmadan, gerçekçilikle hareket etmesini ve ilmi bir yitik olarak görüp kimde olursa olsun almasını gerektirir. Bu dersler, kişinin kendi benliğini aşarak Hakk'ın tecellîlerini idrâk etmesi, şöhret ve dış görünüşün aldatıcılığından uzak durması, amellerini ihlâsla yapması ve Hak'tan gelen programı tatbik etmesi üzerine kuruludur. İrfânî yolculukta, ilim ve mârifet, kesb (çalışarak kazanılan) ve vehb (Hakk'ın hibe ettiği) yollarla elde edilir ve bu süreçte tevazu, edep ve şefkat üzere olmak esastır. Sâlik, her fiilinde Hakk'ın muradını gözeterek, amel-i sâlih ile amel-i gayr-i sâlih arasındaki farkı idrâk etmeli ve namaz gibi ibadetleri dahi Hakk'ın programına uygun bir şekilde eda etmelidir.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, öncelikle nefsine pay çıkarmadan ve gerçekçilik üzere hareket etmesini gerektirir. "Doğru değerlendirmek için her halukarda nefsine pay çıkarmaması lazımdır ve gerçekçilik üzere bakması lazımdır." (Kaynak 1, Sayfa ~3) Bu, kişinin kendi benliğini ve egosal beklentilerini bir kenara bırakarak, olaylara ve kişilere Hakk'ın muradı açısından bakabilme yeteneğini kazanması demektir. Şöhret ve dış görünüşün aldatıcılığına kapılmamak da bu derslerin önemli bir parçasıdır. "Nice şöhret olmuş insanları azıcık araştırdığınız zaman bakıyorsunuz ki balon gibi halleri var, biraz abartılı halleri var." (Kaynak 1, Sayfa ~3) Bu, sâlikin hakikati arayışında dışsal göstergelerden ziyade, içsel kemâlâta odaklanması gerektiğini vurgular.

İlim ve mârifet arayışı, sâlikin temel vazifelerindendir. "Bilgi kimde varsa oradan onu almak lazımdır. Çünkü ilim bizim malımızdır, yitiğimizdir, bu kibir gurur meselesi olacak bir iş değildir." (Kaynak 1, Sayfa ~3) Bu, ilmin bir emanet olduğu ve kimde bulunursa bulunsun, yaşa veya mertebeye bakılmaksızın alınması gerektiği anlamına gelir. Hz. Ali'nin "Bana bir harf öğretenin kölesi olurum" sözü (Kaynak 1, Sayfa ~3), bu tevazu ve ilme olan düşkünlüğün zirvesini gösterir. İlim, vehb (Hakk'ın hibe yoluyla verdiği) ve kesb (çalışılarak kazanılan) yollarla elde edilir (Kaynak 4, Sayfa ~225).

Sâlikin amelleri, Hakk'ın programına uygun olmalıdır. "Salih amel"in tanımı, "Programı Allah veriyor o kula kul da o programı tatbik ediyor. Kendi nefsinden değil işte bunu tatbik eden ehl-i salah oluyor." (Kaynak 6, Sayfa ~213) Bu, kişinin kendi arzu ve heveslerine göre değil, Hakk'ın muradına göre hareket etmesi gerektiğini ifade eder. Amel-i gayr-i sâlih ise, fiilin beşerden çıkması, yani kulun kendi nefsiyle yapmasıdır, ibadet dahi olsa (Kaynak 6, Sayfa ~213). Münafığın namazının amel-i gayr-i sâlih olması, "beni sevsinler beni ibadet ehli olarak bilsinler diye aldatmak amaçlı kılıyor" (Kaynak 6, Sayfa ~213) ifadesiyle açıklanır ki bu, niyetin ve içsel durumun amelin kabulündeki önemini gösterir.

Cuma namazı örneği üzerinden "erlik" kavramı açıklanır. "Er olması için kişinin rüşte ermesi lazım yani çocuk iken çocuksa çocuk kız ise kız diyoruz ama reşit değildir daha gerçekten er olmuş değildir. işte bedeni rüşt böyle olduğu gibi esas erlik ruhi rüşt ile ancak oluşuyor." (Kaynak 5, Sayfa ~97) Bu, dış görünüşün ötesinde, ruhi olgunluğa ulaşmanın önemini vurgular. Cuma namazı, "evliyaullah’ın toplanma günüdür" (Kaynak 5, Sayfa ~97) ve iki rekat kılınmasının hikmeti, bir rekatının Fenafillah makamında, diğerinin ise Bakabillah olarak kılınmasıdır (Kaynak 5, Sayfa ~97). Bu, sâlikin Hakk'ta yok olma ve Hakk ile beka bulma mertebelerini idrâk etmesi gerektiğini gösterir.

Son olarak, sâlikin benlikten arınması esastır. "Eğer bir kişinin benliği varsa o benliğe göre sevap ve günah vardır, ortada benliğin yoksa sevabı kime bağlayacaksın günahı kime bağlayacaksın." (Kaynak 1, Sayfa ~3) Bu, benliğin ortadan kalktığı bir makâmda sevap ve günah kavramlarının dahi farklı bir boyut kazandığını, Hakk'ın fiillerinde bir kusur aranamayacağını ifade eder. Bu dersler, sâlikin sülûkunda Hakk'a tam bir teslimiyetle yönelmesini, her anını bir irfânî tecellî olarak görmesini ve kemâlâta doğru ilerlemesini sağlar.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.3lazımdır. Doğru değerlendirmek için her halukarda nefsine pay çıkarmaması lazımdır ve gerçekçilik üzere bakması lazımdır. İşte bizim de hayatımız böyle geçiyor,Oku
  2. 2Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER NECDET ARDIÇ “İZ-TERZİ BABA” MUHTELİF SOHBET ARASI SOHBETLER. (KİTAP-139-7) İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ MUHTELİF SOHBET ARASI Oku
  3. 3Kaynak · s.223diyorlar onlara kendilerine bize kölenin çocukları deyip hakir görmeye çalışıyorlar kendileri de hür kadının çocukları diye geçiyor. Halbuki bakın hürriyet amirOku
  4. 4Kaynak · s.225VEHB : Hakk’ın hibe yoluyla verdiği ilim. 3. KESB : Çalışılarak kazanılan ilim. 4. NAKİL : Muhtelif eserlerden, Mesnevi’i şerif, İnsân-ı Kâmil, Fusûsu’l Hikem vOku
  5. 5Kaynak · s.97bilir, peygambere o hkmet bildirilmek için verildi, kendine kalsın diye verilmedi, kendinde kalsın diye verilseydi dışarıya çıkmazdı Allah ile Rasulullah EfendiOku
  6. 6Kaynak · s.213ayrı ayrı gördüğünden ayırmak zorundasın ama yukarıdan baktığından hepsini aynı gücün oynattığını görürsen o zaman o salih, salah olmak durumundadır. Ama bunlarOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.