İçeriğe atla

Tasavvufta Hâl kavramının tanımı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta hâl, sâlikin seyr-i sülûku esnasında geçici olarak yaşadığı mânevî durumları ifade eder ve ilâhî bir mevhibe, yani Allah'tan gelen bir hediye olarak kabul edilir. Bu hâller, sâlikin kalbinin Hakk'ın iradesiyle sürekli değişen mânevî tezahürleridir ve makamdan farklı olarak kalıcı değildirler; gelir geçerler. Hadîs-i şerîfteki "mü'minin kalbi Rahmân'ın iki parmağı arasındadır" ifadesi, hâllerin Hakk'ın iradesiyle geldiğinin temel dayanağıdır ve kalbin bu tahavvülü (değişimi) hâllerin fıtrî akışını gösterir.

Detaylı cevap

Hâl, tasavvuf disiplininin dinamik bir unsuru olup, sâlikin mânevî yolculuğunu (seyr-i sülûk) canlı tutan, sürekli değişen mânevî tezahürlerdir. Hâl ile makam arasında önemli bir fark vardır: Makam, sâlikin kesb (kazanım) ile elde ettiği, istikrarlı ve kalıcı bir mertebeyken (tövbe, sabır, rıza gibi), hâl ise ânî, mevhibe (ilâhî hediye) ile gelen ve geçici olan bir durumdur (havf, şevk, sekr gibi). Klasik tasavvufî ifadeyle "el-ahval mevahib, el-makâmât mekâseb" yani "hâller mevhibedir, makamlar kazanımdır". Hâllerin türleri oldukça çeşitlidir ve sâlikin mânevî tecrübelerini zenginleştirir. Bunlar arasında havf (korku) ve recâ (ümit) mü'minin iki kanadı olarak görülürken; şevk (özlem) ve üns (ülfet) muhabbetten sonraki hâllerdir. Kabz (sıkışma) ve bast (genişleme) kalbin daralma ve açılma ritmini ifade eder. Sekr (mest olma) ve sahv (ayık olma), cem (vahdet idrâki) ve fark (kesret idrâki), heybet (celâl tecellîsinden korku) ve ins (cemâl tecellîsinden tatmin), mahv (silinme) ve isbât (sabitlenme) gibi hâller de sâlikin yaşadığı diğer mânevî tecrübelerdir. Bu hâller, sâlikin Hakk ile olan ilişkisini derinleştirir ve onun mânevî gelişimine katkıda bulunur.

Kaynaklar

Bu cevap kütüphanedeki 8 eserden derlendi — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.205"Çocukluk"tan kasıt, sülûk (tasavvuf yolculuğu) mertebesinde bulunan kimsedir; ve "erkek"ten kasıt, sülûkünü tamamlayıp kemâl (olgunluk) mertebesine ulaşan zattOku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler (23) · s.56Yani tasavvufta, tasavvuf işte bu hal şeriata tasavvuf diyorlar. Yani hikaye okunuyor hikaye kitabı o tasavvuf kitabı diyor, menkıbe işte 1, 2 ehlullahın hayat Oku
  3. 3Zekât ve İnfâk · s.45Yani tasavvufta, tasavvuf işte bu hal şeriata tasavvuf diyorlar. Yani hikaye okunuyor hikaye kitabı o tasavvuf kitabı diyor, menkıbe işte 1, 2 ehlullahın hayat Oku
  4. 4Aşk ve İrfân Yolunda · s.326Halvet, “Hakîkati üzere hallet ve kendine bütün bunları hâl et.” diye de açıklanabilir. Soru-23: Size göre tasavvuf nedir? Çok farklı tasavvuf tarifleri var, siOku
  5. 5DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.326Halvet, “Hakîkati üzere hallet ve kendine bütün bunları hâl et.” diye de açıklanabilir. Soru-23: Size göre tasavvuf nedir? Çok farklı tasavvuf tarifleri var, siOku
  6. 6İnci Tezgâhı (1) · s.12Fakat o anda Hak’la muaşeret halinde imiş. Kah-veyi götürüne yukarıdaki ben içsin deyip; madde vücuduna göndermiştir. Meğer o anda yukarıda da oturmakta imiş.” Oku
  7. 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.521Böyle bir âlim, bu tasavvuf ilmini mecazi varlık âleminden kurtulmak için öğrenmemiştir; aksine kendisini avam ve havassa satmak için öğrenmiştir. "Havass"tan kOku
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.1095Kısa görüşlülerin insân-ı kâmil (Hakk'ın tüm isimlerine mazhar olan olgun insan) hakkındaki halleri ve kendi vehimlerine (gerçek olmayan tahayyül) göre sülûklerOku
  9. 9Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.519Böyle bir âlim, bu tasavvuf ilmini mecazi varlık âleminden kurtulmak için öğrenmemiştir; aksine kendisini avam ve havassa satmak için öğrenmiştir. "Havass"tan kOku
  10. 10Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.1301demekten arlanma ve utanma; çünkü bu hâl insaf yoludur ve insaf ise nefsin kibir ve benliğinden kaynaklanan ar ve namustan daha iyidir." "Üstat"tan maksat, mürşOku
  11. 11Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.204"Çocukluk"tan kasıt, sülûk (tasavvuf yolculuğu) mertebesinde bulunan kimsedir; ve "erkek"ten kasıt, sülûkünü tamamlayıp kemâl (olgunluk) mertebesine ulaşan zattOku
  12. 12Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.523Böyle bir âlim, bu ilm-i tasavvufu vücüd-ı mecâzi âleminden kurtulmak için öğrenmemiştir; belki kendisini avâm ve havâssa satmak için öğrenmiştir. “Havâss”"tan Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.