İçeriğe atla

Tasavvufta Hâl kavramının tanımı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey23 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta hâl, sâlikin seyr-i sülûku esnasında geçici olarak yaşadığı mânevî durumları ifade eder ve ilâhî bir mevhibe, yani Allah'tan gelen bir hediye olarak kabul edilir. Bu hâller, sâlikin kalbinin Hakk'ın iradesiyle sürekli değişen mânevî tezahürleridir ve makamdan farklı olarak kalıcı değildirler; gelir geçerler. Hadîs-i şerîfteki "mü'minin kalbi Rahmân'ın iki parmağı arasındadır" ifadesi, hâllerin Hakk'ın iradesiyle geldiğinin temel dayanağıdır ve kalbin bu tahavvülü (değişimi) hâllerin fıtrî akışını gösterir.

Detaylı cevap

Hâl, tasavvuf disiplininin dinamik bir unsuru olup, sâlikin mânevî yolculuğunu (seyr-i sülûk) canlı tutan, sürekli değişen mânevî tezahürlerdir. Hâl ile makam arasında önemli bir fark vardır: Makam, sâlikin kesb (kazanım) ile elde ettiği, istikrarlı ve kalıcı bir mertebeyken (tövbe, sabır, rıza gibi), hâl ise ânî, mevhibe (ilâhî hediye) ile gelen ve geçici olan bir durumdur (havf, şevk, sekr gibi). Klasik tasavvufî ifadeyle "el-ahval mevahib, el-makâmât mekâseb" yani "hâller mevhibedir, makamlar kazanımdır". Hâllerin türleri oldukça çeşitlidir ve sâlikin mânevî tecrübelerini zenginleştirir. Bunlar arasında havf (korku) ve recâ (ümit) mü'minin iki kanadı olarak görülürken; şevk (özlem) ve üns (ülfet) muhabbetten sonraki hâllerdir. Kabz (sıkışma) ve bast (genişleme) kalbin daralma ve açılma ritmini ifade eder. Sekr (mest olma) ve sahv (ayık olma), cem (vahdet idrâki) ve fark (kesret idrâki), heybet (celâl tecellîsinden korku) ve ins (cemâl tecellîsinden tatmin), mahv (silinme) ve isbât (sabitlenme) gibi hâller de sâlikin yaşadığı diğer mânevî tecrübelerdir. Bu hâller, sâlikin Hakk ile olan ilişkisini derinleştirir ve onun mânevî gelişimine katkıda bulunur.

Kaynaklar

Bu cevap kütüphanedeki 7 eserden derlendi — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Mesnevî Cilt 8 · Beyit 1960 (s. 34)“"Çocukluk"tan kasıt, sülûk (tasavvuf yolculuğu) mertebesinde bulunan kimsedir; ve "erkek"ten kasıt, sülûkünü tamamlayıp kemâl (olgunluk) mertebesine ulaşan zatt”Oku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler (23), s. 56“Yani tasavvufta, tasavvuf işte bu hal şeriata tasavvuf diyorlar. Yani hikaye okunuyor hikaye kitabı o tasavvuf kitabı diyor, menkıbe işte 1, 2 ehlullahın hayat ”Oku
  3. 3Zekât ve İnfâk, s. 45“Yani tasavvufta, tasavvuf işte bu hal şeriata tasavvuf diyorlar. Yani hikaye okunuyor hikaye kitabı o tasavvuf kitabı diyor, menkıbe işte 1, 2 ehlullahın hayat ”Oku
  4. 4Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“Halvet, “Hakîkati üzere hallet ve kendine bütün bunları hâl et.” diye de açıklanabilir. Soru-23: Size göre tasavvuf nedir? Çok farklı tasavvuf tarifleri var, si”Oku
  5. 5Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“Halvet, “Hakîkati üzere hallet ve kendine bütün bunları hâl et.” diye de açıklanabilir. Soru-23: Size göre tasavvuf nedir? Çok farklı tasavvuf tarifleri var, si”Oku
  6. 6İnci Tezgâhı (1), s. 12“Fakat o anda Hak’la muaşeret halinde imiş. Kah-veyi götürüne yukarıdaki ben içsin deyip; madde vücuduna göndermiştir. Meğer o anda yukarıda da oturmakta imiş.” ”Oku
  7. 7Mesnevî Cilt 4 · Beyit 1944 (s. 48)“Böyle bir âlim, bu tasavvuf ilmini mecazi varlık âleminden kurtulmak için öğrenmemiştir; aksine kendisini avam ve havassa satmak için öğrenmiştir. "Havass"tan k”Oku
  8. 8Mesnevî Cilt 8 · Beyit 2234 (s. 129)“Kısa görüşlülerin insân-ı kâmil (Hakk'ın tüm isimlerine mazhar olan olgun insan) hakkındaki halleri ve kendi vehimlerine (gerçek olmayan tahayyül) göre sülûkler”Oku
  9. 9Mesnevî Cilt 4 · Beyit 2421 (s. 165)“Böyle bir âlim, bu tasavvuf ilmini mecazi varlık âleminden kurtulmak için öğrenmemiştir; aksine kendisini avam ve havassa satmak için öğrenmiştir. "Havass"tan k”Oku
  10. 10Mesnevî Cilt 7 · Beyit 376 (s. 118)“demekten arlanma ve utanma; çünkü bu hâl insaf yoludur ve insaf ise nefsin kibir ve benliğinden kaynaklanan ar ve namustan daha iyidir." "Üstat"tan maksat, mürş”Oku
  11. 11Mesnevî Cilt 8 · Beyit 1960 (s. 34)“"Çocukluk"tan kasıt, sülûk (tasavvuf yolculuğu) mertebesinde bulunan kimsedir; ve "erkek"ten kasıt, sülûkünü tamamlayıp kemâl (olgunluk) mertebesine ulaşan zatt”Oku
  12. 12Mesnevî Cilt 4 · Beyit 1944 (s. 48)“Böyle bir âlim, bu ilm-i tasavvufu vücüd-ı mecâzi âleminden kurtulmak için öğrenmemiştir; belki kendisini avâm ve havâssa satmak için öğrenmiştir. “Havâss”"tan ”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.