Tasavvufta Hased kavramının tanımı nedir?
Tasavvufta hased, lugat anlamıyla "kıskançlık, çekememezlik, başkasındaki nimetin yok olmasını isteme" demektir ve kalbin en tehlikeli hastalıklarından biri olarak kabul edilir. Bu manevi hastalık, mümini mümine düşman eden, amelleri yok eden ve dünya ile ahiret saadetini kemiren bir afettir. Kur'an-ı Kerim'de Felâk Suresi'nin 5. ayetinde "kıskançlık ettiği vakit kıskananın şerrinden Allah'a sığınırım" buyrularak hasedin tehlikesine işaret edilirken, hadis-i şerifte "hasedden sakının, çünkü hased iyilikleri ateşin odunu yediği gibi yer" (Ebû Dâvûd) ifadeleriyle zararı vurgulanmıştır¹. Hased, kibirin bir sonucu olarak ortaya çıkar ve kalbi karartarak ilahi nurdan uzaklaştırır²·³.
Detaylı cevap
Hased, tasavvuf ahlakında "kalbin hastalıkları" (emrâzü'l-kulûb) tasnifinin başında yer alır ve kibir, ucb, riya gibi diğer temel hastalıklarla birlikte anılır. Bu hastalıkların ortak duygusal kaynağı, başkasını kendinden aşağı görmek isteme arzusudur. Klasik tasavvuf, hased ile gıbta kavramlarını titizlikle ayırt eder: Hased, başkasındaki nimetin yok olmasını istemektir ve kesinlikle haramdır. Gıbta ise başkasındaki nimetin kendisinde de olmasını istemek, ancak o nimetin başkasından yok olmasını istememektir; bu mübah, hatta hayırlı işlerde menduptur. Hadis-i şerifte "sadece iki şeyde gıbta vardır" (Buhârî) buyrularak mal ve ilim sahiplerine karşı gıbtanın caiz olduğu belirtilmiştir.
Hasedin temel sebeplerinden biri kibirdir. Kimde kibir varsa, onda mutlaka hased de bulunur. İblis'in Hz. Adem'e secde etmekten kaçınması ve ona hased etmesi, kibir ve hased arasındaki bu ilişkiyi açıkça gösterir²·⁴. Hased, kalbe siyahlıklar getirir ve ilahi nurdan uzaklaştırır³. Bu duygu, fani dünya nimetlerine karşı duyulan aşırı bağlılıktan kaynaklanır ve avamın birbirine karşı yanıp tutuşmasına neden olur⁵. Hased, kötü gözün menbaıdır; bir kimsenin batınında başkasının nimetinin izalesini temenni etmedikçe, o şeye kötü gözle bakması mümkün olmaz⁶. Tasavvuf yolunda ilerleyen bir sâlikin, başkasının terakkisini görüp ona hased etmemesi ve bu sıfatın kendisinde galebe çalmasıyla şeytanlaşmaması gerektiği vurgulanır⁷.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1K1-301,-Hased
- 2Mesnevî Cilt 3 · Beyit 4946 (s. 4946)“Yani hased kibirin veled-i nâ-meşrûudur. Bu sebeple kimde kibir varsa, onda mutlaka hased de vardır. Ya'ni hased kibirin veled-i nâ-meşrü'udur. Binâenaleyh kimd”Oku
- 3Mesnevî Cilt 1 · Beyit 444 (s. 198)“Hased duygusunu kalbden çıkarıp atmış olan insân-ı kâmile hased ve ona , karşı hileye kiyâm, ya'ni halka onun aleyhinde söz söyleyerek tebride sa'y edersen, o h”Oku
- 4Mesnevî Cilt 1 · Beyit 444 (s. 198)“Hased duygusunu kalbden çıkarıp atmış olan insân-ı kâmile hased ve ona , karşı hileye kiyâm, ya'ni halka onun aleyhinde söz söyleyerek tebride sa'y edersen, o h”Oku
- 5Mesnevî Cilt 9 · Beyit 575 (s. 208)““Bu beyt-i şerîfde esbâb-ı zâhiriyye dolaba ve zâhiri göz ile görülmeyen hased ve kötü göz dahi bu dolabı döndüren suya teşbih buyrulmuştur. Ma'lûmdur ki, kötü ”Oku
- 6Mesnevî Cilt 9 · Beyit 575 (s. 208)““Bu beyt-i şerîfde esbâb-ı zâhiriyye dolaba ve zâhiri göz ile görülmeyen hased ve kötü göz dahi bu dolabı döndüren suya teşbih buyrulmuştur. Ma'lûmdur ki, kötü ”Oku
- 7Mesnevî Cilt 9 · Beyit 575 (s. 208)““Bu beyt-i şerîfde esbâb-ı zâhiriyye dolaba ve zâhiri göz ile görülmeyen hased ve kötü göz dahi bu dolabı döndüren suya teşbih buyrulmuştur. Ma'lûmdur ki, kötü ”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.