TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, kişinin kendi hakikatini idrak etmesiyle başlar ve bu idrakle birlikte Hakk'a giden yolu bulmasını hedefler. Bu süreç, kişinin vehim ve hayallerden arınarak kendi nefsini tanıması ve böylece Rabb'ini bilmesi esasına dayanır. İrfânî dersler, şeriat, tarikat ve hakikat mertebelerinin hakkını vererek, her şeyin tek bir Vücut'tan zuhur ettiğini idrak etmeyi ve bu idrakle birlikte Hakk'ın çeşitli zuhurlarına karşı hayrete düşmemeyi öğretir. İdris (a.s.) mertebesinde olduğu gibi, ilim ve tedrisat ile kendi hakikatini örtme sırrını anlamak ve bu bilgiyi doğru kullanmak da günlük irfânî derslerin önemli bir parçasıdır. Bu dersler, kişiyi kendi Rabbi hassından, Vahid-i Kahhar olan Allah'a yönelmeye sevk eder ve böylece masivadan arınarak ilahi bilgilere açılmayı sağlar.
Detaylı cevap
Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, nefsini bilmekten ve bu bilgiyle Rabb'ini tanımaktan geçer. Kaynakta belirtildiği üzere, "Hayatın gerçek ma’nâda anlaşılabilinmesi için ilk şart, kişinin hakikati itibari ile kendisini bilmesidir. Kendisini bilmeyen kişinin ilmi ne kadar çok olursa olsun hayal ve vehmine dayanmaktadır." (Kaynak 1). Bu, sâlikin kendi iç dünyasına dönerek, vehim ve hayallerin oluşturduğu benlikten kurtulması gerektiği anlamına gelir.
Bu idrak, sâlikin mertebeleri geçtikçe şeriat, tarikat ve hakikatın hakkını vermesiyle derinleşir. "Hem şeriatı tatbik eder hem de tarikatı tatbik eder hem de hakikati tatbik eder. Mertebeleri geçtikçe hepsinin hakkını verir. O vakit 'alem hep O’dur' itikadında bulunur. İşte burası hakikat mertebesidir." (Kaynak 2). Bu, sâlikin sadece zahiri hükümleri yerine getirmekle kalmayıp, aynı zamanda batıni anlamları da tecrübe etmesi gerektiğini gösterir. Bu mertebelerde ilerledikçe, sâlik "her şey O'dur" hakikatine ulaşır ve Hakk'ın farklı zuhurlarına karşı hayrete düşmez. "Arif olan bir kimse bu alemler hakkında hayrete düşmez... çünkü bunların hakikatini bilir." (Kaynak 3). Bu, sâlikin akl-ı cüz'ün sınırlamalarından kurtularak akl-ı küll ile idrak etmesi ve böylece varlığın birliğini kavraması demektir.
İrfânî dersler aynı zamanda İdris (a.s.) mertebesinde olduğu gibi, tedrisat ve ilimle kendi hakikatini örtme sırrını anlamayı da içerir. "İdris; tedris demektir, okumak demektir... İdris (a.s.) bir bakıma örtünmeyi de başlatmıştır, örtünmede de bir sır vardır. Örtünme Allah’ın Zat’ını perdeleme demektir, hakikat-i ilahiyeyi namahrem haline getirmek mahrem haline getirmek gayrdan örtmektir. Kendi hakikatini gizlemektir." (Kaynak 4). Bu, sâlikin elde ettiği ilmi ve mârifeti her yerde ifşa etmeyip, hikmetle ve edeple kullanması gerektiğini gösterir.
Son olarak, sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, masivadan arınarak ilahi bilgilere yönelmeyi vurgular. "Masiva diye bir şey kalmaz. Gayriyet gider, masiva kalmaz, dolayısıyla 'masiva' diyecek bir varlık bulamazsın." (Kaynak 5). Bu, sâlikin kendi vehim ve yanlış bilgileriyle oluşturduğu "Allah'tan gayrı" düşüncesinden kurtulup, her şeyde Hakk'ın tecellisini görmesi ve böylece ilahi bilgiler tarlasına dönüşmesidir. Bu süreç, "Hakikat-ı Muhammedi sende tecelli ettiği zaman doğduğu zaman sende gayrullah kalmaz." (Kaynak 5) ifadesiyle de desteklenir, yani sâlikin kalbinde Hakk'tan başka bir şeyin kalmaması hedeflenir.</blockquote>
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.3“benzeri kitaplar, Mevlânâ, Mesnevi-i şerif, Abdülkerim Cili, İnsân-ı Kâmil gibi sayabileceğimiz bu sahada olan ancak içeriği çok geniş az sayıda kitap, İslâm’ın”Oku
- 2Kaynak · s.213“gibi hadiselerden kurtulur. Yani şeriatı inkardan kurtulur. Hem şeriatı tatbik eder hem de tarikatı tatbik eder hem de hakikati tatbik eder. Mertebeleri geçtikç”Oku
- 3Kaynak · s.247“bu bedeni yaşatma gayesindedir, bu bedeni beslemek için yedirmek gerekir, bu bedeni kendine mekan edindiğinden bunu babası bildiğinden bunu beslemek zorunda old”Oku
- 4Kaynak · s.281“orada şeytan ona Rahmani surette bürünüp onu aldatır. Der ki “Oh sen ne güzel ibadet ettin, yanına gelir bir yaşlı kimse gibi sırtını sıvazlar, sen ne güzel iba”Oku
- 5Kaynak · s.81“bilgidedir Allah’ın sırrı. Bu alemin idrakı ordadır. Tabi ki değişik mertebelerden değişik bakışlar var bizim bunların hepsini bilmemiz lazımdır. Nerede halk, n”Oku
- 6Kaynak · s.1“GÖNÜLDEN ESİNTİLER MUHYİDDÎN İBNÜ’L ARABÎ FUSÛSU’L-HİKEM AYNİYYET GAYRİYYET (181-B) Ahmed Avni Konuk, Tercüme ve Şerhi. Hazırlayanlar Prof.Dr. Mustafa Tahralı-D”Oku
İlgili sorular
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Zümer kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mümtehine kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.