İçeriğe atla

TB. Kelime-i Şîsiyye kitabının merkezî teması nedir?

Kitap-KonuOrta düzey22 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

TB. Kelime-i Şîsiyye kitabının merkezî teması, ilâhî tecellîlerin ve hakikatlerin insân-ı kâmil aynasında temâşâ edilmesidir. Bu tema, özellikle Hz. Şît (a.s.)'ın "hikmet-i nefsiyye" veya "ilâhî nefes/atâ" ile anılması ve onun "hibe çocuk" olarak atânın sembolü olmasıyla ilişkilidir. Kitap, Allah'ın kendi cemâlini insân-ı kâmil vasıtasıyla müşâhede etmesini ve bu müşâhedenin mertebelerini ele alır; tıpkı Kelime-i Âdemiyye'nin ilâhî hikmetin Âdem'de tecellî etmesi gibi, Kelime-i Şîsiyye de ilâhî atânın ve nefesin insandaki zuhûrunu merkeze alır.

Detaylı cevap

TB. Kelime-i Şîsiyye, ilâhî hakikatlerin ve tecellîlerin insân-ı kâmil üzerinden idrâk edilmesini ve yaşanmasını konu edinir. Hz. Şît (a.s.), Fusûs'ül-Hikem'de "Kelime-i Şîsiyye" olarak "Hikmet-i Nefsiyye" veya "ilâhî nefes/atâ" ile anılır¹. Bu durum, onun ilâhî bir hibe ve atânın sembolü olduğunu gösterir. Nitekim, Hz. Şît'in "ilk hibe çocuk" olarak nitelendirilmesi, ilâhî lütfun ve bahşişin insanlık âlemindeki ilk tezahürlerinden birini temsil ettiğini vurgular¹.

Kitabın merkezî teması, Allah'ın kendi cemâlini insân-ı kâmil aynasında kemâliyle temâşâ etmesidir². Bu durum, "Allah mı kendini insanda seyreder, insan mı kendini Allah'da seyreder" sorusuna verilen cevapla açıklanır: "Zat-ı ilahi kendisini insan-ı Kamil ayinesinde, boy aynasında kemaliyle temaşa eder, yani müşahede eder"². Bu temâşâ, sadece bir tarafıyla değil, bütün azametiyle gerçekleşir. Bu bağlamda, "temâşâ-gâh" temâşâ yeri, "temâşâ-ger" ise temâşâ eden, yani seyirci anlamına gelir³.

Kelime-i Âdemiyye'nin "hikmet-i ilâhiyye"nin Âdem'e tahsis edilmesinin sebebi, Allah'ın kendi cemâlini temâşâ etmek için topraktan bir ayna yapması ve kendi aksini görmesidir⁴. Kelime-i Şîsiyye de bu ilâhî temâşâ ve atâ zincirinin bir halkası olarak, ilâhî nefesin ve lütfun insanî mertebedeki zuhûrunu ele alır. Bu, sâlikin Kur'ân'ın bâtınî mânâlarına nüfuz etmesi gibi, ilâhî hakikatlere temas etme ve idrâk etme sürecine benzer⁵·⁶. Zira Kur'ân'ın özüne temas edemeyenler, iç mânâlarını anlayamazlar⁷. Bu temas, "idrak ve şuur ile başlama" ve "tertil" yani mertebeleri ölçme aşamalarıyla gerçekleşir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Hz. Şît a.s.
  2. 2Kelime-i Îseviyye, Bölüm 144“Binâenaleyh zât, kendisini insân-ı kâmil âyînesinde kemâliyle temâşâ eder. Hani bir söz vardır; Allah mı kendini insanda seyreder, insan mı kendini Allah’da sey”Oku
  3. 3Mesnevî Cilt 13 · Beyit 4506 (s. 191)“Temâşâ-gâh: Temâşâ yeri. Temâşâ-ger: Temâşâ eden; seyirci. Temdid: Uzatma. Temeddüh: Kendi kendini medh etme, öğünme.”Oku
  4. 4Kelime-i Âdemiyye, s. 9“Kendi cemâlini temâşâ için topraktan âyîne yaptı: kendi aksini gördü. Gayretten hepsini altüst etti.” 78 İşte “hikmet-i ilâhiyye”nin Kelime-i Âdemiyye’ye tahsîs”Oku
  5. 5Ramazan ve Oruç, s. 74“Zâhiren her abdestli olan kimse elinde Kûr’ân-ı Keriym-i tuttuğu halde acaba bâtınını yani özünü tutmuş olabilir mi? Yani özüne temas etmiş olabilir mi? Hayır, ”Oku
  6. 6Fâtiha Sûresi, s. 6“Zâhiren her abdestli olan kimse elinde Kûr’ân-ı Kerîm-i tuttuğu halde acaba bâtınını yani özünü tut-muş olabilirmi? Yani özüne temas etmiş olabilirmi? Hayır özü”Oku
  7. 7Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.), s. 240“Zâhiren her abdestli olan kimse elinde Kûr’ân-ı Kerîm’i tuttuğu halde acaba bâtınını yani özünü de tutmuş oluyor mu? Yani özüne temas edebiliyor mu? Hayır, özün”Oku
  8. 8Sohbet Arası Sohbetler CD 18, s. 119“Bu yüce mana yolculuğunun verimli olması bazı ölçülere bağlıdır o da 3. aşamadır, birinci aşama yukarıda özet olarak ifade etmeye çalıştığımız temas dokunma tut”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.