TB. Kelime-i Şîsiyye "TB. Kelime-i Şîsiyye" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?
"TB. Kelime-i Şîsiyye" kitabının merkez teması, vehb-i ilâhî ve nefes-i Rahmânî hakîkatidir. Kitap, Şît kıssası üzerinden bu hakîkatleri tafsîl eder ve sâlike, Hak'tan ne talep edileceğini öğretir. Eser, Âdemiyye Fassı'ndan sonra okunması gereken bir devam niteliğindedir. Bu Fass'ın anahtar kavramları arasında vehb, mevhibe, a'yân-ı sâbite ve esmâ tecellîsi bulunur.
Detaylı cevap
İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem'inde her peygamber, bir hikmetin temsîlcisi olarak ele alınır ve onun nübüvvet hakîkatinde tezâhür eden mârifet sırrı "Fass" olarak sunulur. Şît (a.s)'in Fass'ı, vehb-i ilâhî sırrını taşır. Vehb, Hakk'ın hibe yoluyla verdiği ilimdir. Bu, çalışılarak kazanılan (kesbî) ilmin aksine, doğrudan ilâhî lütufla elde edilen bir mârifettir. Kitapta belirtildiği gibi, "Hakk'ın vechi kendi varlığında olduğundan Hakk'ın Âlimi, Hakk'ın Ârifi olmasına sebep oluyor kendi cehlinin olması." Bu ifade, vehbî bilginin, kişinin kendi cehâletini idrak etmesiyle ve Hakk'ın tecellîsine tam bir ayna olmasıyla ortaya çıktığını gösterir.
Şît Fassı, Âdem (a.s)'den sonra gelen ilk peygamber olması hasebiyle, Âdem'in halîfelik ve esmâ talimi hakîkatinden sonra, ilâhî lütfun ve nefes-i Rahmânî'nin tezahürünü vurgular. "Oğul babanın sırrıdır" ifadesiyle, Şît'in Âdem'in hakîkatini taşıdığı ve ilâhî emaneti devam ettirdiği belirtilir. Bu, ilâhî isimlerin zuhurunun ve ilâhî sûretin Âdem'de tecellî etmesinin ardından, bu hakîkatlerin nesiller boyu aktarılmasının vehbî yönünü açıklar.
Sâlik için bu Fass, Hakk'ın lütfunu ve ihsanını anlamanın, kendi varlığındaki ilâhî tecellîleri idrak etmenin ve bu tecellîler aracılığıyla Hakk'a yönelmenin önemini ortaya koyar. İbadet ve ubudiyetin gerçek mânâsı, irfaniyetten sonra yapılan ibadettir ki bu da ancak Hakk'ın tek vücuduna yönelmekle hâsıl olur. Bu yöneliş, vehbî bir idrak ve tahakkuk gerektirir. Kitapta ayrıca, tahkîk ehli ve tevhid ehli için ilâhî kelamın çok veçheli ve müteaddid mânâları olduğu vurgulanır; bu da vehbî ilmin, şeriat ehlinin ilk duyduğu mânâlarla sınırlı olmadığını, daha derin ve özel idrakleri içerdiğini gösterir.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.333“demektir. Karşılığında o olacaktır. İşte kendi yokluğu hani daha evvel de dedik ya nefsani dalgalanmaların kirlenmelerin içinden çıkması lazımdır. İşte o nefsan”Oku
- 2Kaynak · s.335“olan kitaplar. 1. Necdet Divanı: 2. Hacc Divanı: 3. İrfan Mektebi, Hakk Yolu’nun Seyr defteri: 4. Lübb’ül Lübb Özün Özü, (Osmanlıca’dan çeviri): 5. Salât- Namaz”Oku
- 3Kaynak · s.5“dileriz. Bu ve benzeri eserler üzerinde çalışmak ve faaliyet göstermek oldukça mes’uliyyetli bir iştir, Rabb-im mahcub etmesin. (Euzü bike minke) (senden sana/b”Oku
- 4Kaynak · s.121“onun için burada kim bu hakikatleri öğrenip de dışarıya çıktığında onları bir başkalarına öğretmeye tebliğ etmeye, onları da uyandırmaya çalıştığı zaman onların”Oku
- 5Kaynak · s.43“ibrani, süryani gibi hangi lisandan olursa olsun peygamberlerin umuma söylediği o lafızların o lisanın vaazı itibariyle tahkik ehli ve tevhid ehli ve zahir ulam”Oku
- 6Kaynak · s.337“6 Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah: (a.s.) 22. Sûre-i Yûsuf ve dervişlik: 23. Değmez dosyası: 24. 6 Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah: (a.s.) 25. -1-Köle ve incir dosya”Oku
İlgili sorular
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Zümer kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mümtehine kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.