İçeriğe atla

TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye ve İslâm, İmân, İkân'ın tasavvufî dilleri arasındaki fark nedir?

Çaprazlama4 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî dilde İslâm, İmân ve İkân kavramları, sâlikin Hakikat'e doğru ilerleyişindeki mertebeleri ve idrak seviyelerini ifade eder. İslâm, dil ile ikrar ve zahirî amellerle tezahür eden teslimiyetin ilk basamağıdır. İmân, kalbin tasdikiyle derinleşen ve Hak ile kul arasındaki ikiliği barındıran bir mertebedir. İkân ise, yakînlik mânâsına gelip, imandaki ikiliği aşarak Hakk'ın birliğini zevk ve vicdan ile idrak etme hâlidir; bu mertebede sâlik, Hakk'ın varlığının birliğini irfan zevkiyle müşâhede eder ve Kelime-i Tevhîd'in bâtınî mânâsına ulaşır¹·². Bu üç hâl, sâlikin mânevî yolculuğunda farklı idrak ve yaşantı düzeylerini temsil eder.

Detaylı cevap

İslâm, tasavvufî anlayışta dinin zahirî yönünü ve teslimiyetin ilk adımlarını ifade eder. Bu, şeriatın emirlerine uymak, namaz, oruç, hac, zekât ve kelime-i şehâdet gibi İslâm'ın beş şartını yerine getirmekle tezahür eder³. İslâm, dil ile ikrarı esas alır ve bu yönüyle taklidî imanın bir başlangıcıdır.

İmân, İslâm'dan bir sonraki mertebedir ve dil ile ikrarın ötesinde kalbin tasdikini gerektirir¹. Ancak bu mertebede dahi "Allah ve kul ikiliği" mevcuttur; yani yukarıda Allah, aşağıda kul vardır. Kul, esfel-i sâfilînden âlâ-yı illiyyîne doğru yükselme gayretindedir ve Hakk'ın varlığına, birliğine ve tekliğine iman eder. Kalp ile tasdik, imanın şuhudî bir yönünü gerektirse de, henüz tam bir teklik idrakine ulaşılmamıştır¹.

İkân ise, imanın ötesinde, yakînlik mânâsına gelen en yüksek idrak mertebesidir. Bu mertebede, imandaki ikilik aşılır ve Hakk'ın birliği zevk-i irfan ve vicdan ile idrak edilir². İkân, Kelime-i Tevhîd'in "Lâ ilâhe illâllâh" lafzının sadece dil ile söylenmesi değil, mânâsının tam olarak yaşanması ve Hakk'ın varlığının birliğinin vicdanî bir idrakle müşâhede edilmesidir⁴. Bu hâlde sâlik, her şeyin özünde Kelime-i Tevhîd'in gizli olduğunu, doğumdan ölüme, varlıklardan duygulara kadar her oluşumun "Lâ ilâhe illâllâh"ı tesbih ettiğini idrak eder⁵. Bu, Ahadiyyet mertebesinden ilâhlık mertebesine doğru bir idrak yolculuğudur ve sâlik, Kelime-i Tevhîd'i sondan başa doğru okuduğunu fark eder⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.136İman ile ikan arasında ne fark vardır, iman ikilik, ikan ise teklik gerektiriyor. “İkan” yakiynlik manasınadır. İmanın ikilik gerektirdiği şu yöndendir, Allah vOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.1525Bilinmeli ki, din işinde fihristlerin çeşitleri çoktur. Bir çeşidi yukarıda anıldı; bir çeşidi de İslam'ın binasıdır ki, bu da oruç, namaz, hac, zekât ve kelimeOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.1526Bilinmeli ki, din işinde fihristlerin çeşitleri çoktur. Bir çeşidi yukarıda anıldı; bir çeşidi de İslam'ın binasıdır ki, bu da oruç, namaz, hac, zekât ve kelimeOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.1530Beyt-i şerifteki "çü" teşbih edatı olduğuna göre, anlam yukarıdaki şekildedir. Sebep edatı olduğuna göre anlam: "Çünkü o başlık, dilin ikrarıdır, bu başlık ile Oku
  5. 5Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi · s.187Anladığım o ki her şeyin özünde Kelime-i Tevhîd gizli. Doğum, ölüm, yaşam, varlıklar, olaylar, öfke, sevinç, sevgi, kıskançlık gibi hâlden hâle giren duygular, Oku
  6. 6Kelime-i Tevhîd · s.25Her iki durumda da "İlâhlık Mertebesi" başka bir mertebe tarafından dile getirilmektedir. Aşağıdan yukarıya, "kulluk mertebesi"nden; Yukarıdan aşağıya ise, "AhaOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.