İçeriğe atla

TB. Kelime-i Yûsufiyye "TB. Kelime-i Yûsufiyye" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?

Kitap Soruları1 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

"TB. Kelime-i Yûsufiyye" kitabının merkez teması rüyâ, âlem-i misâl ve mütehayyile kavramları etrafında şekillenir. Kitap, Yûsuf sûresinin te'vili ve hayâl bahsi üzerine kuruludur. Anahtar kavramları rüyâ, âlem-i misâl, hayâl, te'vil, gömlek, kuyu ve zindandır. Bu Fass, Ya'kûbiyye Fassı'ndan sonra okunmalıdır ve sâlike hayâl âleminin mârifet kapısı oluşunu idrâk ettirmeyi hedefler.

Detaylı cevap

İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem'inde her peygamber bir "kelime" olarak ele alınır ve onun nübüvvet hakîkatinde tezâhür eden mârifet sırrı "Fass" olarak takdîm edilir. Yûsuf (a.s.)'ın Fass'ı, "Hikmet-i Nûriye" olarak adlandırılır ve bu hikmetin Yûsuf kelimesine tahsis edilmesinin sebebi, âlem-i misâl, âlem-i nûrânî ve Yûsuf (a.s.)'ın keşfinin "misâlî" olmasıdır (Kaynak 1). Yûsuf (a.s.)'ın varlığında hayâlî ve misâlî sûretlerin keşfine dayanan nûrânî bir ilim saltanatı zuhûr etmiştir ki bu, rüya tabiri ilmidir. Bu ilmi bilenler, Yûsuf (a.s.)'ın mertebesinden bilir ve O'nun rûhâniyetinden alır (Kaynak 1).

Bu Fass'ın temelinde, hakîkî nûrun eşyanın idrâk edilmesini sağlayan ancak kendisi idrâk edilemeyen bir varlık olduğu düşüncesi yatar. Bu nûr, nisbetlerden ve izafetlerden arınmış olması cihetiyle Hakk Sübhanehu ve Teâlâ Hazretlerinin aynı Zât'ıdır (Kaynak 1). Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Rabbini gördün mü?" diye sorulduğunda, "Bir Nur'dur ben O'nu nasıl görürüm" buyurmuştur; bu da O'nun mücerred bir Nur olduğunu ifade eder (Kaynak 1).

Kitap, "insanlar uykudadır, öldükleri vakit uyanırlar" hadîsi şerîfi bağlamında, bu dünyanın bir rüya âlemi olduğunu ve gerçek uyanıklığın ancak Hakk'ın hakîkatini idrâk etmekle mümkün olacağını vurgular (Kaynak 2, Kaynak 5, Kaynak 6). Yûsuf (a.s.)'ın rüyası ve onun tabiri, bu hayâl âleminin ve rüyanın hakîkatini anlamanın bir anahtarıdır. Yûsuf (a.s.)'ın rüyasında gördüğü sûretler (ay, güneş ve on bir yıldız) ile sonradan his âleminde zuhûr eden babası, teyzesi ve kardeşlerinin aynı şeyler olduğu ifade edilir; farklı olan sadece bulundukları âleme göre ifadelendirilmeleridir (Kaynak 5).

Bu zevk ile zevklenenler, yani gaflet uykusundan ibaret olan bu hayat içinde hayâlî hisler ve sûretlerle tecellî eden Hakk'ı tahayyül yoluyla müşahede edenler ve fenâ-fillâh ile uyanıp bakâ-billâh sabahının açılmasıyla bu sûret-i kevnîyye ve ecsâm-ı hissîyede zâhir olanın Hakk olduğunu vahdet gözüyle temaşa edenler, ancak Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in vârisleridir (Kaynak 5). Bu vârisler, Yûsuf (a.s.)'ın meşrebinde, onun lisânıyla konuşarak hayâlî sûretleri ve rüyaları tabir edebilirler. Zira bütün enbiyâ ve evliyâda olan velâyetlerin cümlesi, velâyet-i Muhammediyye'de mücmeldir (Kaynak 3). Bu nedenle, Muhammed (s.a.v.) vârislerinin ilmi, rüya tabiri konusunda diğer peygamberlerin vârislerinden daha üstündür (Kaynak 3).

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.7sıhhat, güzellikler nasib eylesin. Her halde, kasıtsız olarak, eksiklerimiz olacağından, bütün bunlardan şimdiden özür dileriz. Gelecek sayfalarda metin, şerh vOku
  2. 2Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER MUHYİDDÎN İBNÜ’L ARABÎ FUSÛSU’L-HİKEM 09-YUSUF FASSI Ahmed Avni konuk, Tercüme ve Şerhi. (184-9) Hazırlayanlar Prof.Dr. Mustafa Tahralı-Dr. SOku
  3. 3Kaynak · s.61bakın nefis gözü ile değil, vahdet gözü ile temaşa edip onunla tabir eylemektir. Bu sırrı bu sistemi bilmeyen rüya tabirini de yapamaz. Bu zevk ile zevklenenlerOku
  4. 4Kaynak · s.129böyle bir davranışta bulunur, kendini cahilin cahili olarak ilan etmiş ve aklının ne kadar kısır ve fikrinin ne kadar ön yargılı ve ufkunun ne kadar da dar olduOku
  5. 5Kaynak · s.59olan şey mahsûs olmasaydı, onun idrâki mümkün olmaz idi. Yani belirli bir tahsis programı oraya olmasaydı. Binâenaleyh mertebe-i hayâlde olan suretler dahi mahsOku
  6. 6Kaynak · s.55varlıkların hepsi uyku aleminde uyur gezer varlıklardır. “Nas uykudadır” dediği budur. Bakın başka mahlukat için söylemiyor, “insanlar uykudadır” buyuruyor. BaşOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.