İçeriğe atla

TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlik için günlük irfânî dersler, Hak Teâlâ'nın her tecellîsinde O'nun vech-i hüviyyetini müşahede etmek ve sebeplere takılıp kalmamaktır. Bu, belâ ve zararın ref'i anında dahi, "gayrullah" ve "sebepler" denilen ilâhî vücûh-ı hâssalara değil, ism-i câmi' olan "Allah" ismine teveccüh etmekle gerçekleşir. Ârif, sebepleri Hakk'ın ayn'ı olarak görür ve bu görüşle vech-i hüviyyetten hicaba düşmez. Bu sırra ancak ilâhî esrâra vâkıf olan ve Hak ile her hâl ve işinde edeb üzere bulunan "emîn" kullar devam edebilir. Zira şifâ Hak'tandır ve sebeplere takılmak hicâbdır. Bu idrâk, kişinin vehmî istiklâlden kurtulup, Hak'taki gerçek istiklâle kavuşmasını sağlar ve ubûdiyetin acz ve iftikârını sabitleştirir.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Kelime-i Eyyûbiyye’de mündemiç olan "Hikmet-i Gaybiyye" bağlamında ele alınır. Bu hikmet, belâ ve zarara duçar olunduğunda, zararın giderilmesi hususunda **"vech-i hüviyyet"**e, yani ism-i câmi' olan "Allah" ismine teveccüh etmeyi gerektirir. Bu, "gayrullah" ve "sebepler" olarak görünen ilâhî vücûh-ı hâssalardan birine teveccüh etmemek, yani onlardan medet ummamak demektir. Ancak bu, sebepleri tamamen inkâr etmek değil, bilakis sebeplerin tümünün Hakk'ın ayn'ı olduğunu bilmek ve bu vücûh-ı sâireyi görmekle beraber, vech-i hüviyyetten perdelenmemektir. Bu, "esrâr üzere ümenâ olan ibâdullahdan, üdebâdan gayrı kimse, onun tarîkına mülâzım olmaz" ifadesiyle vurgulanan bir sırdır. Bu "emîn" kullar, Hak ile cemî' ahvâl ve umurlarında edeb üzere bulunurlar.

Bu irfânî dersin sâlikteki işleyişi, niyet, fiil, hâl ve mârifet eksenlerinde tezâhür eder.

  1. Niyet Boyutu: Sâlik, her türlü musibet ve sıkıntı karşısında, şifânın ve zararın ref'inin yalnızca Hak'tan geldiğine inanır ve niyetini bu yönde tahkîk eder. Kaynakta geçen "Bunlar hicâbdır; şifâ Hak'tandır" ifadesi, bu niyetin temelini oluşturur. Sâlik, sebeplere yönelmek yerine, doğrudan Hakk'a teveccüh etmeyi niyet eder.

  2. Fiil Boyutu: Bu niyet, sâlikin fiillerine yansır. Zahirde sebeplere sarılsa dahi (örneğin ilaç kullanma), kalben o sebeplerden şifâ beklememek, aksine şifâyı Hak'tan bilerek fiilini icra etmek esastır. Arif, ilaç toplarken dahi, ilaçlardaki Hakk'ın zuhurunu ve varlığını idrâk eder. Bu, "sebeplerin kâffesi Hakk'ın ayn'ı olduğunu ve esbabı görmekle vech-i hüviyyetten hicâba düşmemek lâzım geldiğini" idrâk etmektir.

  3. Hâl Boyutu: Bu sürekli niyet ve fiil, sâlikin kalbinde bir hâl oluşturur. Bu hâl, rıza makâmı ile ilişkilidir. "Rıza kazayadır, makziye değil" ilkesi gereğince, sâlik başına gelen her şeye rıza gösterir. Bu, "sabır, nefsi Allah'ın gayrısına şekvadan habs etmektir" düsturuyla da pekişir. Sâlik, acz ve iftikârını sabitleştirerek ubûdiyetini tahkîk eder.

  4. Mârifet Boyutu: Bu derslerin en üst mertebesi, mârifetullahın artmasıdır. Sâlik, "vehmi istiklâl"den kurtularak, kendi vücûdunun Hak'ın nûr-ı zâtı içinde eriyip mahv olduğunu "zevkan" idrâk eder. Bu, "kendinde 'Benimdir...' diyecek bir vücûd bulamaz" hâlidir. Bu idrâk, kişiyi şirk-i hafîden kurtarır ve gerçek istiklâle ulaştırır. Çünkü "Hak Teâlâ'nın vücûdu mukabilinde, kendisinde bir vücûd tasavvur etmek" şirktir. "Müşrikleri öldürünüz" emri, zahirdeki müşrikleri değil, kişinin içindeki "müşrik düşünceyi", yani ikiliği ortadan kaldırmayı emreder. Bu mârifet, sâlikin "nefsini bilen Rabb'ini bilir" hakikatine ulaşmasını sağlar. Bu dersler, makâm olarak sabır, rıza ve mârifet makâmlarının tahkîkini ifade eder.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.379gayrı ve o ihsanı o şahıstan bilir. Ve'l-hâsıl arif, tafsil ve icmalden hicaba düşmez. ------------------- 19.Paragraf: Ve bu bir sırdır ki, esrar üzere ümenâ oOku
  2. 2Kaynak · s.5gözlerinde mütenevvi' olur. (205) 9.Paragraf: (Hûd, 11/123) "Emrin küllisi O'na râci'dir" (208) 10.Paragraf: İmdi O'ndan bir şey hurûc etmedi ki onun "ayn"ı olmOku
  3. 3Kaynak · s.3(81) 25.Paragraf: Ba'dehû kasrın beyânında zikr eylediği tenbih, Süleyman'ın kemâl-i ilmindedir. (82) 26.Paragraf: Belkîs, Allah'a inkıyâdda, Fir'avn'dan efkah Oku
  4. 4Kaynak · s.271olmadığını sudan ibaret olduğunu anlıyorsun, su olarak baktığın zaman o da doğrudur. Şimdi birisi buz dediğimize bu sudur dese yemin etse diğeri buzdur dese yemOku
  5. 5Kaynak · s.7yapısı oluşturmak gerekmektedir. Epey seneler, bu alt yapı anlayışını hazırladıktan sonra nihayet bu sohbetlere başlanılmış oldu. Muhtelif yerlerde de devam ediOku
  6. 6Kaynak · s.353tevhide doğru geliyor o da Yuhanna İncili. ---------------------- 13.Paragraf: Ma'lûm olsun ki tahkîkan Allah Teâlâ'nın Eyyûb'deki sırrı ki, Hak onu bize ibret Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.