İçeriğe atla

TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları eserinde Rızâ kavramı nasıl ele alınır?

Kitap-KonuOrta düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları eserinde rızâ kavramı, özellikle Eyyûb (a.s.)'ın sabır ve belâ karşısındaki tutumu üzerinden işlenir. Eyyûb (a.s.)'ın Hak tarafından gönderilen gam ve belâ misafirleriyle yedi yıl boyunca şikâyet etmeden, sabır ve rızâ içinde yaşaması, rızânın en yüksek mertebelerinden biri olarak sunulur¹. Eserde, şikâyetin rızâyı zedelemediği, ancak hükmü zedelediği belirtilerek, kulun Allah'a veya başkasına şikâyetinin rızâya aykırı olmadığı, asıl olanın hükmedilmiş olana rızâ olduğu vurgulanır²·³. Bu bağlamda, Eyyûb (a.s.)'ın makamı, belâlara sabreden ve rızâ gösteren ümmet-i Muhammed için bir örnek teşkil eder⁴.

Detaylı cevap

TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları eserinde rızâ, özellikle Eyyûb (a.s.)'ın hayatı ve çektiği belâlar üzerinden ele alınır. Eyyûb (a.s.), Hak tarafından kendisine gönderilen gam ve belâ misafirleriyle yedi yıl boyunca sabır ve rızâ içinde yaşamış, bu süreçte asla şikâyet etmemiştir¹. Bu durum, rızânın, Hak'tan gelen her şeye kalbî hoşnutlukla karşılık verme hâli olduğunu gösterir. Eyyûb (a.s.)'ın bu hâli, tasavvufta rızânın en yüksek mertebelerinden biri olarak kabul edilir ve Beyyine 8'deki "Allah onlardan râzı oldu, onlar da O'ndan râzı oldular" ayetinin bir tecellisi olarak görülebilir.

Eserde, şikâyetin rızâ ile ilişkisi üzerinde durulur ve şikâyetin rızâyı zedelemediği, ancak hükmü zedelediği belirtilir². Bu, tasavvuftaki rızâ anlayışının derinliğini ortaya koyar; zira kulun Allah'a veya başkasına şikâyet etmesi, rızâ makamına aykırı değildir. Asıl olan, hükmedilmiş olana rızâ göstermektir³. Eyyûb (a.s.)'ın bu tavrı, "rızâ bi'l-kazâ" yani Hak'ın takdîrinden râzı olma mertebesini temsil eder; başına gelen her şeyi 'O'ndan' kabul etme hâlidir.

Eyyûb (a.s.)'ın yaşadığı bu tecrübe, ümmet-i Muhammed içinde belâlara dûçâr olan ve bunlara sabırla karşılık veren sâlikler için bir örneklik teşkil eder. Bu sâlikler, Eyyûb (a.s.) mertebesinde olurlar ve onun gibi yaşayarak kurtuluşa ererler; sabır ve rızâda, mükâfatta Eyyûb (a.s.)'ın makamına ulaşırlar⁴. Bu durum, rızânın tasavvuf makamları arasında yüksek bir hâl olduğunu ve sâlikin mücâhedesiyle kazanılan, yerleşmiş ve sâbit bir hâl olan makam mertebesine işaret ettiğini gösterir. Eyyûb (a.s.)'ın hikayesi, rızânın "gaybî bir hikmet" ile bağlantılı olduğunu da düşündürür⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1020Nitekim Eyyüb (a.s.) Hak tarafından kendisine gönderilmiş olan gam ve belâ misâfirleriyle yedi yıl sabır ve rızâ içinde hoş yaşadı ve aslâ bu misâfirden şikâyetOku
  2. 2Kelime-i Eyyûbiyye · s.231Şikâyetin rızayı zedelediği zannedilir ve böyle değildir. Çünkü Allah'a ve başkasına şikâyet, rızayı zedelemez. Ancak şikâyet, hükmü zedeler. Biz hükümle muhataOku
  3. 3TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.291------------------ 15.Paragraf: İmdi Eyyûb Allah'ın hikmeti ile amel etti, zira nebî idi. Çünkü bilindi ki, tahkîkan sabır, taife indinde, şekvadan nefsi habs eOku
  4. 4TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.285Ya'nî cenâb-ı Eyyûb gibi belâlara dûçâr olup sabr ederler; ve bu sabırları mukabelesinde kurtuluş bulurlar; yani ümmet-i Muhammed içinde de belalara duçar olanlOku
  5. 5Kelime-i Âdemiyye · s.824ٌ حكمــة ٌ قَلْبِيَّــة ٌ فــي كلمــة ٍ شُــعَيْبِيَّةٍ، ثــم حكمــة ٌ مَلَكِيَّــة ٌ فــي كلمــة ٍ لُوطِيَّــةٍ، ثــم حكمــة Şuayb kelimesinde kalbî bir hikmetOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.