İçeriğe atla

Terzibaba Âdemiyye Fassı'nı modern sâlik için nasıl yorumlar?

Fass İçeriği6 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Terzibaba Necdet Ardıç, Âdemiyye Fassı'nı modern sâlik için, insanın yeryüzünde Hakikat'iyle yaşamağa dönüşmesi ve bu anlayış içinde hayatını sürdürmesi olarak yorumlar¹·². Bu yorum, sâlikin kendi nefsindeki hilâfet iddiâsından soyutlanarak Hak'ın hilâfet emanetini izhara mahal olması ve nihayetinde "halîfe" ile "müstahlif" arasında perdesizliğe ulaşması mertebelerini içerir. Âdemiyyet mertebesi, Bakara 30'daki "yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" ayetinin enfüsî tecellîsi olup, Esmâ-i İlâhiyye'nin câmi bir mahalde Âdem'de izharını ifade eder. Bu süreçte sâlik, hayal ve vehim cennetinden beden arzına inerek kendi hakikatini idrak eder ve mânevî sorumluluklarını yerine getirir (Emânet Âyeti).

Detaylı cevap

Terzibaba Necdet Ardıç'ın Âdemiyye Fassı yorumu, sâlikin mânevî yolculuğunda merkezi bir yer tutar. Bu fassın temelinde, insanın yeryüzünde bir halîfe olarak yaratılması hakikati yatar. Âdemiyyet mertebesinde sâlik, "ma'nâ'yı Âdemiyye'yi, hayal ve vehim cennetinden beden arzına indiren" kişidir¹·². Bu iniş, sâlikin kendi hakikatiyle yeryüzünde yaşamağa başlaması ve bu anlayış içinde hayatını sürdürmesi anlamına gelir. Halîfelik, insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıma vasfıdır ve Bakara 30'daki "yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" ayeti, Esmâ-i İlâhiyye'nin Âdem'de câmi bir mahalde izharını bildirir.

Terzibaba geleneğinde halîfelik üç merhalede yaşanır: İlk olarak, nefsin hilâfet iddiâsından soyutlanması yani tezkiye merhalesi gelir. Bu, sâlikin nefs-i emmâre ve nefs-i levvâme gibi mertebelerden geçerek³·⁴ nefsinin vehim kuvvesinden arınmasıdır⁵. İkinci merhale, Hak'ın hilâfet emanetini izhara mahal olması yani tecellî merhalesidir. Bu süreçte sâlik, kendisine gelen ilâhî tecellîlere alışık olmaması sebebiyle âcizlik ve hayranlık hâlleri yaşar⁴. Son merhale ise, "halîfe" ile "müstahlif" arasında perdesizliğe ulaşmaktır. Bu, sâlikin nefs-i mutmainne mertebesine erişerek Allah'ın kuluna özel olarak seslendiği "mutlak irfan" başlangıcına ulaşmasıdır⁶. Bu mertebede sâlik, tevazu, ihlas, cömertlik ve kanaat sahibi olur, ibadet ve itaatten zevk alır⁶. Terzibaba'ya göre, sâlikin seyrindeki her mertebe geçişi bir nevi berzahtır ve her tecellînin belirli bir süresi vardır⁷·⁸. Bu süreçte sâlike düşen, tam bir teslimiyet ve tevekkül hâlinde olup, kendisine verilen görevlere odaklanmaktır⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Altı Peygamber (Cilt 3) · s.21Âdemiyyet mertebesinde belirtildiği gibi, manâ’yı Âdemiyye yi, hayal ve vehim cennetinden beden arzına indiren sâlik, kendinin bir, birey olarak yer yüzünde hakOku
  2. 2Altı Peygamber (Cilt 4) · s.27Âdemiyyet mertebesinde belirtildiği gibi, ma’nâ’yı Âdemiyye yi, hayal ve vehim cennetinden beden arzına indiren sâlik, kendinin bir, birey olarak yer yüzünde haOku
  3. 3Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011) · s.94Mesela böyle bir şeyi nasıl yorumlar? diyor. Terzibaba: İşte açık bir nefsi emmare. Güzel, yani o kişiye, yılanı öldürmüşse nefsi levvâme dersinin yolu açılmış Oku
  4. 4Hicr Sûresi · s.114Enfüsî yönden yorumlarsak, sâlikin kendisine gelen tecellîlere alışık olmaması sebebiyle duyduğu âcizlik ve hayranlık hâlidir. Bu hâl, “havf ve recâ ” “ korku vOku
  5. 5Hicr Sûresi · s.23Son olarak, âyet-i kerîmeyi enfüsî olarak yorumlarsak: Kendisine Zikir yâni ilâhî tecellîler indirilen “gönül”dür. Bu hâli idrâk edemeyip “mecnûn” diyen ise sâlOku
  6. 6Secde Sûresi · s.35Bu mertebedeki sâlikin ahlakı meleklere benzer; tevazu, ihlas, cömertlik ve kanaat sahibidir. İbadet ve itaatten zevk alır. Manevi olarak zaman zaman "Kabz" (içOku
  7. 7Zümer Sûresi · s.123Sâlikin seyr ü sülûkteki her mertebe geçişi de bir nevi berzahtır. " Fe yumsikulletî kadâ aleyhel mevte ve yursilul uhrâ ilâ ecelin musemmâ " ( Sonra hakkında öOku
  8. 8Hicr Sûresi · s.20Âyeti enfüsî olarak yorumlarsak: Sâlikin seyrinde karşılaştığı her mertebenin bir başlangıcı bir de eceli (sonu) vardır. Bu vakitlerin takdîri Hakk’a (ve O’nun Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.