İçeriğe atla

Tevbe kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta tevbe, sülûkün ilk makâmı olup, sâlikin mâsiyetten tâate rücû etmesi ve ilâhî tecellîlere açılmasıdır. Bu, sadece günahlardan dönmek değil, aynı zamanda Hakk’ın kuluna tövbeye muvaffakiyet ihsânıdır. Şeriat, tarikat, hakikat ve marifet mertebelerinde farklı veçheleri bulunan tevbe, nefsin çeşitli hallerinden arınma ve Hakk’a yönelme sürecidir. Tevbe, Hakk’ın "et-Tevvâb" isminin bir gölgesi ve zuhûru olup, kulun aşk ve muhabbet makâmına yükselmesinin başlangıcıdır.

Detaylı cevap

Tevbe, tasavvufî sülûkün başlangıç makâmı olarak kabul edilir ve sâlikin mânevî yolculuğundaki ilk adımdır. Kaynaklarda belirtildiği üzere, tevbe lügat anlamıyla "rücû etmek" yani dönmek iken, şer'î anlamıyla "mâsiyetten tâate rücû" etmektir. Ancak tasavvufta bu kavram daha derin bir veçhe kazanır. Şeyh-i Ekber'in yorumuna göre, kulun tövbesi evvelâ Hakk'ın tövbesine muallaktır; yani Allah'ın kuluna tövbeye muvaffakiyet ihsân etmesidir. Bu durum, "Hak Teâlâ onlara rücû etmeleri için, rücû etti" (Tevbe, 9/118) âyetiyle açıklanır. Bu, âsîler için bir müjdedir; zira kulun tövbe edememesi, Hakk'ın ona tövbe etme imkânı vermemesine bağlanır.

Tevbe, farklı mertebelerde farklı zuhûr mahallerine sahiptir:

  • Şeriat Mertebesi Tevbesi: İslâm'ın şartlarını yerine getirerek yapılan tevbedir. Bu mertebede tevbe, zâhirî günahlardan arınma ve dinin emirlerine uyma şeklinde tezâhür eder.
  • Tarikat Mertebesi Tevbesi: Şeyh muhabbetinden ve zikirden geri kalınması durumunda yapılan tevbedir. Bu, sâlikin mânevî ilerleyişindeki aksaklıkları gidermeye yönelik bir rücûdur. Nefs-i Mülhime mertebesinde, kabz ve bast halleriyle birlikte, ilham ve evhamı ayırt etme yeteneği kazanılır ve bu mertebeden geri dönmemek için "tevbe-i nasûh" ile azmedilir. Bu, nefsin kötü ahlâkının temizlenmeye başlandığı bir süreçtir.
  • Hakikat Mertebesi Tevbesi: Hakk'tan gafil olmaktan tevbe etmektir. Bu mertebede sâlik, Hakikat-i Muhammediyye'nin bir zuhûru olduğunu idrak eder ve tüm âlemlerin bu mertebenin tecellîsi olduğunu anlayarak namaz ile mirâc eder. Asıl hürriyet, nefsi emmâre sultasından kurtulmakla elde edilir.
  • Marifet Mertebesi Tevbesi: Hakk'tan bir an dahi gafil kalınırsa bundan tevbe etmektir. Bu, en yüksek idrak seviyesinde dahi gafletin kabul edilemez olduğunu gösterir ve sürekli bir uyanıklık hâlini gerektirir.

Tevbe, Hakk'ın "Tevvâb" isminin bir gölgesidir. Kulun tövbesi bir kurt mesâbesindeyken, aşk ejderhâ gibidir. Aşk galebe çaldığında kulun vasıfları fânî olur ve onda Hakk'ın vasfı zâhir olur. Bu da tevbenin sadece bir başlangıç değil, aynı zamanda aşk ve muhabbet makâmına açılan bir kapı olduğunu gösterir. Sâlik, tevbe makâmını tahkîk ettikçe, nefsin emmâre, levvâme ve mülhime gibi mertebelerindeki kötü ahlâkından arınır ve mutmainne mertebesine doğru ilerler.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.261ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ لِيَتُوبُواْ إِنَّ اللّهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ {التوبة/118} Ve’alâ-sselâseti-llezîne hullifû hattâ izâ dâkat aleyhimu-l-ardu bimâ Oku
  2. 2Kaynak · s.43Asıl serbestlik ve hürriyet nefsi emmare sultasından hürriyet ve bağımsızlığa kavuşmaktır. Şeriat mertebesinin tevbesi İslâm olup şartlarını yerine getirerek yaOku
  3. 3Kaynak · s.263ya’ni “Göklerin ve yerlerin mülkü Âllâh Teâlâ’nındır, dilediği kimseyi mağfiret eder” buyurdun. Kulun tövbesi olmasa da onun mağfireti lütfunun bileceği iştir. Oku
  4. 4Kaynak · s.49ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar taşkınlık yapanların ta kendileridir. (9/10) ---------------- فَإِن تَابُواْ وَأَقَامُواْ الصَّلاَةَ وَآتَOku
  5. 5Kaynak · s.41aylardan olur. Yani tanınan dört aylık süre içinde saldırı veya savaş yasaktır, ahitlerine riayet edenlerin müddetleri bitinceye kadar da durum yine böyledir. FOku
  6. 6Kaynak · s.227beşeri varlığını “nesh” (kaldırmak) suretiyle gerçek hakikatine ulaştırır. Bu da “ihsan” hakikatinin olgusudur. O zaman ne eski beşeri varlığını bulabilirsin, vOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.