İçeriğe atla

Zekât ve İnfâk "Zekât ve İnfâk" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?

Kitap Soruları5 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

"Zekât ve İnfâk" kitabının merkez teması, zekât, infâk ve sadaka kavramlarının hem şer'î-zâhirî hem de tasavvufî-bâtınî boyutlarını ele almaktır. Kitap, bu malî ibadetlerin sadece maddî bir yükümlülük olmaktan öte, kişinin mânevî arınması (tathîr ve tezkiye), gönül zenginliği ve Allah ile yakınlık kurma yolundaki önemini vurgular. Asıl dayanağı ise Kur'an ve Sünnet'te namazla zekâtın birlikte zikredilmesi ve dindarlığın kemâlinin bu iki ibadetin ifasıyla gerçekleşeceği anlayışıdır. Kitap, zekâtın malı elden çıkarmaktan ziyade, gönülden çıkarma olan "ittika" makâmına ulaşma vesilesi olduğunu belirterek, bu kavramların sülûk içindeki yerini ve ehl-i tahkîk nazarındaki derinliğini ortaya koyar.

Detaylı cevap

Kitap, zekât ve infâkın sâlikin mânevî yolculuğundaki işleyişini mertebî bir tasnifle ele alır.

Niyet ekseninde işleyiş: Zekât ve infâkın temelinde Allah'ın hoşnutluğunu kazanma niyeti yatar. Kişi, malından harcama yaparken, bunun sadece bir maddî yardım değil, aynı zamanda Allah'a karşı bir şükür ve teslimiyet ifadesi olduğunu idrak eder. Bu niyet, zekâtın "tathîr" ve "tezkiye" (arınma) fonksiyonunu harekete geçirir. Malın gerçek sahibinin Allah olduğunu bilmek, kişiyi cimrilik ve mal hırsından kurtarır, cömertlik ve şükür hasletleri kazandırır.

Fiil ekseninde işleyiş: Zekât ve infâk, Kur'an'da belirtilen sınıflara sarf edilmek üzere dinen zengin sayılan Müslümanların malından alınan belli payı ifade eden farz bir ibadettir. İnfâk ise daha genel olup, farz olan zekâtı ve gönüllü olarak yapılan her türlü hayrı kapsar. Bu fiiller, kişinin sosyal sorumluluğunu yerine getirmesini, çevresindeki yetim, yoksul ve ihtiyaç sahiplerine karşı duyarlı olmasını sağlar. Hadislerde de belirtildiği gibi, zekâtın verilmemesi durumunda malın yarısının cezalı olarak alınacağı veya Kıyamet günü malın bir azap vesilesi olacağı, fiilin önemini ortaya koyar.

Hâl ekseninde işleyiş: Zekât ve infâkın sürekli ifası, sâlikin kalbinde birtakım hâllerin zuhûruna vesile olur. "İttika malı elden çıkartmak değil, gönülden çıkartmaktır" sözüyle ifade edildiği gibi, kişi malını gönülden çıkararak mal sevgisinden arınır. Bu durum, kişiye cömertlik, diğergâmlık ve Allah'a güven gibi mânevî hâller kazandırır. Zekât veren müminin, Allah'ın dostluğunu kazanma ve felaha erme ümidiyle hareket etmesi, kalbinde huzur ve teslimiyet hâlinin yerleşmesine yardımcı olur.

Mârâfet ekseninde işleyiş: Zekât ve infâk, sadece maddî bir ibadet olmanın ötesinde, mârifetullah yolunda önemli bir adımdır. Seyr-i sülûk eğitimi içinde İslâm'ın beş şartının zâhirî eğitimi yanında bâtınî eğitiminin de yeri ve önemi büyüktür. Zekâtın bâtınî mânâsı, kişinin mal üzerindeki sahiplenme duygusundan arınarak, malın gerçek sahibinin Allah olduğunu idrak etmesidir. Bu idrak, kişiyi "fakirlik medâr-ı iftihârımdır" diyen Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) işaret ettiği mânevî fakirlik makâmına yaklaştırır. Zekât ve infâk, kişinin nefsini tezkiye ederek, Allah'ın rızasına uygun bir hayat sürmesi için mârifetini artırır.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.15görmüştür. Kur’an ve Sünnet’te zekât kavramına yapılan atıf sadece bu kelime ile sınırlı değildir. Mekke döneminde nâzil olan âyetlerde inanç, temel ahlâkî değeOku
  2. 2Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER: ZEKÂT VE İNFÂK “İttika” malı elden çıkartmak değil, gönülden çıkartmaktır.” Selahattin Uşşaki Hazretleri “Tuhfetü'l Uşşaki” Düzenleyen ve YaOku
  3. 3Kaynak · s.13bâtın noktası başımıza-aklımıza-zekamıza intikal eder. Ve Nusret Babamızın şu hitabı kulaklarımız çınlatır. Daha ne kadar bu dedikodular ile uğraşacaksın. RabbiOku
  4. 4Kaynak · s.273وَاسْمَعُوا وَأَطِيعُوا وَأَنفِقُوا خَيْرًا لِّأَنفُسِكُمْ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ {التغابن/16} (Tegabün Sûresi 16-) FettekûOku
  5. 5Kaynak · s.17karşılamak üzere yaptığı harcamaları ifade eder. Kur’ân-ı Kerîm’de infak kavramı bir âyette “yoksul düşme” (el-İsrâ 17/100), yetmişe yakın âyette ise “harcama yOku
  6. 6Kaynak · s.285uğrayanın bedduasından da kaçın. Çünkü, onun bedduası ile Allah arasında hiçbir perde yoktur.” (Buhârî) -------------- – “Kıyamet gününde, fakirlerden dolayı zeOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.