İçeriğe atla

Zümer kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları24 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Zümer kavramı, tasavvufta sülûkî bir yolculuğun nihâyetinde, kişinin dünyâdaki mânevî hâline göre âhiretteki zümrelere ayrılmasını ifâde eder. Bu ayrım, ilâhî adâletin ve her varlığın kendi ezelî hakîkatine uygun karşılık bulmasının bir tezâhürüdür. Zümer Sûresi'nin kendisi de "Allâh'tan iniş" (tenzîl) ile başlayıp "O'na dönüş" (urûc) ile sona eren bir seyri temsil eder. Sûrenin ebced değerleri ve harf mânaları da bu mertebeleri ve hakîkatleri işâret eder; örneğin, sûrenin cüz'ü olan (23) rakamı "Hazarât-ı Hamse"yi, mushaftaki sırası olan (39) "Hakîkat-i Muhammediyye" ve "İnsân-ı Kâmil" mertebelerini, âyet sayısı olan (75) ise "nefs mertebeleri" ve "Hazarât-ı Hamse"yi ifâde eder. Kelimenin kendisi olan "Zümer" ise "Zuhûr veya Zât", "Hakîkat-i Muhammediyye" ve "Rahmâniyyet ve Rubûbiyyet" mânalarını taşır.

Detaylı cevap

Zümer kavramı, tasavvufî açıdan, kişinin dünyâ hayâtındaki mânevî yönelimleri ve amelleri netîcesinde âhirette dâhil olacağı "zümreler, gruplar, bölükler" hakîkatini temsil eder. Bu, rastgele bir ayrım olmayıp, kişinin "a'yân-ı sâbitesine", onu zuhûra getiren esmânın hükmüne ve dünyâda işlediği amellere göredir. "Kişi sevdiğiyle berâberdir" hadîsi bu hakîkati vurgular.

Zümer Sûresi'nin kendisi, ilâhî bir yolculuğu simgeler. Sûre, "kitâbın Allâh tarafından indirilmesi" (tenzîl/iniş) ile başlar ve "Hakk'a dönüş" (urûc/yükseliş) ile sona erer. Bu kurgu, "her şey O'ndan gelir ve yine O'na döner" hakîkatinin Kur'ânî bir mührüdür. Sûrenin son âyetinde geçen "el-hamdulillâhi rabbil âlemîn" ifâdesi, bütün kemâl sıfâtlarının ve fiillerin kaynağının ve sonucunun Allâh olduğunu, O'ndan başka fâil ve mevcûd olmadığını idrâk etme noktasıdır. Bu idrâk, sûrenin ilk âyetinden son âyetine uzanan yolculuğun varış noktasıdır.

Sûrenin sayısal değerleri de bu mânevî mertebelere işâret eder:

  • Cüz'ü (23): (2) "Tek'in sen ve ben olarak zuhûr etmesini (gayriyyet hakîkatini)", (3) ise "yakîn mertebelerini" (ilm'el-yakîn, ayn'el-yakîn, hakk'al-yakîn) ifâde eder. Toplamı (5) ise "Hazarât-ı Hamse"nin remzidir.
  • Mushaftaki sırası (39): (3) "yakîn mertebelerini", (9) ise "Esmâ" ve "Mûseviyyet" mertebesini işâret eder. Toplamı (12) ise "Hakîkat-i Muhammediyye" ve "İnsân-ı Kâmil" mertebelerini belirtir.
  • Nüzûl sırası (59): Toplamı (14) "Nûr-u Muhammedî"nin sembolüdür.
  • Âyet sayısı (75): (7) "nefs mertebelerini", (5) ise "Hazarât-ı Hamse"yi ifâde eder. Toplamı (12) "Hakîkat-i Muhammediyye" mertebesidir.
  • Kelime sayısı (1170): (11) "Hz. Muhammed mertebesinin", (7) ise "nefs mertebelerinin" sembolüdür. Toplamı (18) "18 bin âlem"e işârettir. Rakamların tek tek toplamı (1+1+7+0=9) ise yukarıda izâh edilen mânaları taşır.
  • Harf sayısı (4708): (4) "şerîat, tarîkat, hakîkat ve ma'rifet mertebelerini", (7) "nefs mertebelerini", (0) "hiçliği", (8) ise "cennet mertebelerini" ve "İbrâhîmiyyet mertebesini" ifâde eder. Bu rakamların toplamı (4+7+0+8=19) "İnsân-ı Kâmil"in remzidir.

"Zümer" kelimesini oluşturan harflerin mânaları ise şöyledir:

  • Ze: Zuhûr veya Zât
  • Mîm: Hakîkat-i Muhammediyye
  • Râ: Rahmâniyyet ve Rubûbiyyet

Bu mânalar, Zümer Sûresi'nin ve "zümre" kavramının tasavvuftaki derinliğini ve mânevî sülûk ile olan bağını açıkça ortaya koyar. Her varlık, kendi Rabb-i Hâss'ının kapısından Hakk'a döner ve ezelî hakîkatiyle yüzleşir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Eser, s. 5“) olarak ayırırsak, ( 3 ) "yakîn mertebeleri"nin, ( 9 ) ise " Esmâ ", " Mûseviyyet " mertebesinin işâretidir. Toplarsak; (3+9= 12 ), " Hakîkat-i Muhammediyye " ”Oku
  2. 2Eser, s. 3“dile getirmeye çalıştığımız ma'nevî hakîkatlerin hâsılâsını, geçmiş ve gelecek bütün ehl-i gönlün rûhlarına hediye eyledim. Lutfunla kabul eyle! Muhterem okuyuc”Oku
  3. 3Eser, s. 1“Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk Terzi Baba Necdet Ardıç İşârî, Te'vîl ve Tefekkürü (39-ZÜMER Sûresi) NECDET ARDIÇ İRFAN SOFRASI TASAVVUF SERİSİ (257-39-8) GÖNÜLDEN E”Oku
  4. 4Eser, s. 192“her varlık mertebesinde tezâhürleri vardır. Önce ilâhî ilimde sâbit hakîkatleri (a'yân-ı sâbite), sonra misâl âleminde sûretleri, ardından şehadet âleminde iç i”Oku
  5. 5Eser, s. 192“ki: Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allâh'a mahsûstur ): Burada "kîle" fiilinin fâil'i zikredilmemiştir. Bu, artık ortada benlik iddiâ edecek bir fâil kalmadığını, h”Oku
  6. 6Eser, s. 192“etrafında dönmek değil, hiçbir boşluk bırakmaksızın her cihetle kuşatmaktır. Meleklerin Arş'ı tam bir ihâta ile kuşatması, Hakk'ın fiillerinin âlemde hiçbir boş”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.