İçeriğe atla
Yûnus 36Cüz 11 · Sayfa 213

Yûnus Sûresi 36. Âyet

يونس

Sohbete sor

Vemâ yettebi'u ekśeruhum illâ zannâ(en)(c) inne-zzanne lâ yuġnî mine-lhakki şey-â(en)(c) inna(A)llâhe ‘alîmun bimâ yef'alûn(e)

Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.

Yûnus Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Vemâ yettebi’u ekseruhum illâ zannâ(en) inne-zzanne lâ yugnî mine-lhakki şey-â(en) inna(A)llâhe alîmun bimâ yef’alûn(e)” Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir. (10/36)


Su-i zan olsun, Hüsn-i zan olsun “yakînin zıddı, kuşku, kesinleşmemiş kanaat” dır. Hak, hakikat açısından hiçbir şet kazandırmaz. Hayali ve vehimi bilgi üzerine kurgulanabilir.

Mesnevi-i Şerif’te Zan hakkında;

2159. Yüz binlerce ehl-i taklîd ve nişânı, bir yarım vehim şekke düşürür.

“Ehl-i taklîd’’den murâd akıllarına i’timâd eden ulemâ-yı zâhire ve “nişân"dan murâd delîl-i aklîdir. Ya’nî yüzbinlerce ilm-i zâhir ve delîl-i aklî erbâbını, cüz’î bir vehim kuvveti, mu’cizât ve kerâmât emrinde şekke düşürür ve bu şekki sebebiyle te'vîl yoluna sapar. Fakat Nebiyy-i zîşâna taklîd edenler kendi vehimlerinin te’sîrinden âzâdedir.

2160. Zîrâ onların taklîd ve istidlali ve bütün kanatları zan ile kâim-dir.

Ya’nî ulûm-i zâhire erbâbının taklîdleri ve istidlâlleri ve bütün akıllarının kanatları zan ile kâimdir; zîrâ nazarlarında hakikat münkeşif değildir. Nitekim âyet-i kerîmede (Yûnus, 10/36) ya’nî “Onların çoğu ancak zanna tâbi’dir; muhakkak zan Hak cihetinden bir şeyi müfîd olmaz” buyrulur.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)