Vecâet seyyâratun feerselû vâridehum feedlâ delveh(u)(s) kâle yâ buşrâ hâżâ ġulâm(un)(c) veeserrûhu bidâ'a(ten)(c) va(A)llâhu ‘alîmun bimâ ya'melûn(e)
Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.
Yûsuf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
12/19. “Ve bir kervan geldi, sucularını gönderdiler hemen kovasını salıverdi. Ey müjde!. Bu genç bir köle dedi ve onu bir sermaye olarak sakladılar. Allah Teâlâ ise onların yapacaklarını tamamen bilicidir.” Bir gezginciler geldi. Sucularını gönderdiler, kovasını saldı. Kuyudan kovayı çekince, baktı ki, bir ağırlık var, bir çocuk çıkıyor. “Müjdeler olsun kuyudan bir çocuk çıkıyor.” Diyerek kervandakilere seslendi. Onu yanlarına alıp sakladılar. Ticâret malı olarak. Allah onların bu yaptıklarını da biliyordu.