İçeriğe atla
İsrâ 80Cüz 15 · Sayfa 290

İsrâ Sûresi 80. Âyet

الإسراء

Sohbete sor

Vekul rabbi edḣilnî mudḣale sidkin veaḣricnî muḣrace sidkin vec'al lî min ledunke sultânen nasîrâ(n)

De ki: "Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver."

İsrâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(80) Ve kul Rabbi edhılniy müdhale sıdkın ve ahricniy muhrace sıdkın vec'al liy min ledünke sultanen nasıyra;)

(Ey Muhammed!) De ki: "Rabbim! Beni, takdir ettiğin yere gönül rahatlığı ve huzur içinde koy ve çıkacağım yerden de dürüstlükle ve selametle çıkmamı sağla. Bana katından yardım edici bir kuvvet ver." Makam-ı Mahmud makamına talip olup bunun gereğini yerine getirene de ki, şöyle dua etsin: “Rabbim beni sadıkların olduğu yere dahil et, ondan sonra o sıddıklar nereye çıkarılıyorsa onlarla beraber bizi oraya çıkar ve Senin indinden bize bir sultan kıl” Sadıkların bulunduğu yerden kasıt olarak bunların başında Hz.Ebu Bekir Sıdık (r.a.) geliyor, sıddık tasdik edici demektir, yani Allah (c.c.) ve Rasûlüllah (s.a.v.) dediği için şeksiz şüphesiz yap denileni yapmak, yapma denileni yapmamak, aklına ersin ermesin, işine gelsin gelmesin bunu tasdik etmektir. Gerçek sıddıklık Allah’ın varlığını kendinde bularak ve sonra bütün âlemde bularak bunun tasdikini yapmaktır.

Sıddık mertebesine dahil olduktan sonra, (ki burası ilim mertebesidir) bizi onun daha üstü olan tahakkuk mertebesine çıkar demektir. Kişinin buraya çıkması

demek kendi nefsaniyetinden yani bireysel varlığından çıkarak İlâh-î varlıkta mekân tutmasıdır. İlâh-î bir sûltan-î yardım olmadan bu işleri başaramayız, fakat o İlâh-î yardım da durup dururken oturduğumuz yerden gelmez, ne kadar çok çalışırsak ne kadar çok faaliyette bulunursak o yardımın o kadar cazibe merkezi oluruz ve o yardımı çekeriz.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)