Kâlet innî e'ûżu bi-rrahmâni minke in kunte tekiyyâ(n)
Meryem, "Senden, Rahman'a sığınırım. Eğer Allah'tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)" dedi.
Meryem: "Ben senden Rahmân (olan Allah) a sığınırım. Eğer Allah'dan korkuyorsan (dokunma bana)" dedi.
Meryem Suresi 18. ayet, Meryem'in Cebrail'i insan suretinde görünce hissettiği korkuyu ve Allah'a sığınmasını ifade eder. Ayet, 'sığınma', 'Rahman' ve 'takva' gibi temel İslami kavramlar üzerinden Meryem'in imanını ve iffetini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'avz' kökünü 'bir şeyden korunmak için ona yapışmak' olarak tanımlar. Ayette Meryem, Cebrail'in insan suretindeki görünümünden duyduğu endişe karşısında, kendisini koruması için Rahman'a iltica etmektedir. Bu, sadece fiziki bir sığınma değil, aynı zamanda manevi bir korunma talebidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'eûzü' fiilini 'iltica etmek, korunma dilemek' anlamında kullanır. Ayette Meryem, Cebrail'in kendisini rahatsız etmesinden veya ona zarar vermesinden korkarak, Allah'ın himayesine sığınmaktadır. Bu, mecazi olarak Allah'ın kudretine ve koruyuculuğuna güvenmek demektir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'sığınma' kavramını Kur'an'da Allah'ın mutlak gücüne ve koruyuculuğuna teslimiyet olarak ele alır. Meryem'in 'eûzü' demesi, onun Allah'a olan derin imanını ve O'nun her şeye kadir olduğuna olan inancını gösterir. Bu, aynı zamanda bir tür 'tevekkül' halidir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'Rahman' ismini 'rahmetin en geniş ve en kapsayıcı şekli' olarak açıklar. Bu isim, Allah'ın tüm yaratılmışlara şamil olan merhametini ifade eder. Meryem'in bu ismi kullanarak sığınması, Allah'ın merhametinin kendisini her türlü kötülükten koruyacağına olan inancını gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'Rahman' isminin sadece Allah'a mahsus olduğunu ve O'nun rahmetinin sonsuzluğunu vurgular. Ayette Meryem, bu ismi zikrederek, kendisini tehdit eden durum karşısında Allah'ın sınırsız merhametine ve koruyuculuğuna sığınmaktadır. Bu, O'nun mutlak kudretine olan güvenin bir ifadesidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'Rahman' isminin Kur'an'daki merkeziyetini ve Allah'ın temel niteliklerinden biri olduğunu belirtir. Meryem'in bu ismi kullanması, Allah'ın merhametinin sadece müminlere değil, tüm varlıklara şamil olduğunu ve zor anlarda sığınılacak tek güç olduğunu gösterir. Bu, aynı zamanda Allah'ın lütfunun bir tecellisidir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'takva' kelimesini 'nefsi korkulan şeyden korumak' olarak tanımlar. Ayette Meryem, Cebrail'e 'eğer takva sahibi isen' diyerek, onun Allah'tan korkan bir kimse olması durumunda kendisine zarar vermeyeceğini ima etmektedir. Bu, takvanın kötülükten alıkoyan bir güç olduğunu gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'takva'yı 'Allah'ın azabından sakınmak' olarak açıklar. Meryem'in bu ifadeyi kullanması, Cebrail'in Allah'tan korkan bir varlık olması halinde, Allah'ın gazabından çekineceği ve dolayısıyla Meryem'e dokunmayacağı anlamına gelir. Bu, takvanın bir caydırıcı güç olduğunu vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'takva'nın sadece korku değil, aynı zamanda Allah'a karşı sorumluluk bilinci ve O'nun rızasını kazanma çabası olduğunu belirtir. Meryem'in bu kelimeyi kullanması, Cebrail'in Allah'a karşı sorumluluk sahibi bir varlık olduğunu varsayarak, onun bu sorumluluk bilinciyle hareket etmesini beklediğini gösterir.
Meryem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(18) (Kâlet innî eûzu bir rahmâni minke in kunte tekıyyen.)