Fetteḣażet min dûnihim hicâben feerselnâ ileyhâ rûhanâ fetemeśśele lehâ beşeran seviyyâ(n)
(16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.
Meryem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(17) (Fettehazet min dûnihim hicâben fe erselnâ ileyhâ rûhanâ fe temessele lehâ beşeren sevîyyen.)
“Sonra da onlardan (ayıran) bir perde çekti. O zaman ona Rûhumuz'u (Rûh'ûl Kudüs) gönderdik. Ona normâl bir beşer sûretinde temessül etti (göründü).” Cenâb-ı Hakk (c.c.) zâti mertebeden “Biz gönderdik” diyor. Seyri sülûk yolunda çok önemli olan bu mertebeleri tamamen tatbik edemesek dahi ilmen bunları bilmemiz dahi bize çok büyük yararlar sağlar. Îsâ (a.s.) fizîkî mânâda Meryem olarak isimlendirilen anaya mensuptur, Efendimiz (s.a.v.) ise ilâhî mânâda Ümmül kitâba bağlıdır ve ümmî oluşu bu yönledir. Cebrâil (a.s.) beşer sûretinde gözükmeyip başka bir mahlûk şeklinde gözükse idi Îsâ (a.s.) da bir başka şekilde doğacaktı.