Kâle yâ eyyuhâ-lmeleu eyyukum ye/tînî bi'arşihâ kable en ye/tûnî muslimîn(e)
Süleyman, "Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?"
Neml Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(27/38) “Hz. Süleyman- Dedi ki: Ey ulular!. Hanginiz bana onun tahtını onların bana teslimiyet gösterip gelmelerinden evvel getirir.” Kâle ya eyyühelmeleü eyyüküm ye’tînî bi arşihe: Hanginiz bana Belkısın tahtını getirecek. Davette gelin diye çağırmıştı ya mektupta. Evvela elçi gönderdi Belkıs onların halini görsün diye. Elçiler Hz. Süleymân (a.s.) nın şaşaasına depdebesine şaşırdılar. Kendi getirdiklerinin küçük bir şey olduğunu anladılar.
Bu haberi götürdüler Belkısa. Hz. Süleymân (a.s.) Belkısın Müslüman olarak gelmesini istedi. Mektupta da talep ettiği gibi. Müslüman olarak gel dedi. Belkısa. Elçiler de haber verdi. Elçiler gittikten sonra da kendi meclisini topladı.
kable en ye’tünî müslimîne: Onlar mahiyetiyle birlikte Müslüman olarak gelmezden evvel. Şimdi bu haberi alan Belkıs yola çıkıyor. Hz. Süleymân-ı ziyaret etmek için, itaat ettiğini ona tabi olduğunu, mü’min olduğunu göstermek için. Onlar yola çıktıktan sonra Süleymân (a.s.) tekrar bir mucize olmak bakımından onun tahtını bana kim getirecek diyor. Hani Hüd hüd kuşu demişti ya ;
-Onun çok azim bir tahtı var. diye. İşte o tahtı bana kim getirecek diye. soruyor.