Vekavlihim innâ katelnâ-lmesîha ‘îsâ-bne meryeme rasûla(A)llâhi vemâ katelûhu vemâsalebûhu velâkin şubbihe lehum(c) ve-inne-lleżîne-ḣtelefû fîhi lefî şekkin minh(u)(c) mâ lehum bihi min ‘ilmin illâ-ttibâ'a-zzanni vemâ katelûhu yakînâ(n)
(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(157) (Ve kavlihim innâ katelnel Mesîha Isebne Meryeme RasulAllah* ve mâ kateluhu ve mâ salebuhu ve lâkin şübbihe lehüm* ve innellezînahtelefu fîhi lefî şekkin minhu, mâ lehüm
Bihi min ılmin illettibaaz zanni* ve mâ kateluhu yakînâ;)
“Bir de "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsâ Mesih'i öldürdük" demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara İsâ gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler.” Oniki havariden biri kendisini kurtarmak için İsâ (a.s.) a ihanet ediyor ve ihbar ediyor. Gelenler o anda İsâ (a.s.) ın sûretine büründürülen ihbarcıyı yakaladılar ve götürüp astılar. Ve daha o anda o öldürülenin İsâ (a.s.) mı yoksa ihbarcı olan havari mi olduğu konusunda şüpheye düştüler. İsâ (a.s.) ın her ne kadar anne tarafından kesifliği var ise de baba tarafından ruh olduğu için, lâtif varlık özelliği daha çok olduğundan asılması zâten mümkün değildir.