Bel rafe'ahu(A)llâhu ileyh(i)(c) vekâna(A)llâhu ‘azîzen hakîmâ(n)
Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, aziz (daima üstün)dir, hikmet sahibidir.
Nisâ 158. ayet, Hz. İsa'nın öldürülmediğini, bilakis Allah tarafından kendi katına yükseltildiğini ve Allah'ın kudretini vurgular. Ayet, 'ref'' (yükseltme), 'azîz' (üstün güç) ve 'hakîm' (hikmet sahibi) kavramları üzerinden ilahi kudret ve hikmeti ön plana çıkarır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ref'' kelimesinin asıl anlamının bir şeyi bulunduğu yerden daha yüksek bir yere taşımak olduğunu belirtir. Bu ayette ise Allah'ın Hz. İsa'yı maddi ve manevi olarak kendi katına, yani yüce makamına yükseltmesini ifade eder, bu da onun öldürülmediği ve ilahi bir müdahale ile kurtarıldığı anlamına gelir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ref'' fiilinin mecazi anlamlarına dikkat çeker. Bu ayetteki 'ref''in, Hz. İsa'nın göğe yükseltilmesi veya derecesinin yüceltilmesi şeklinde anlaşılabileceğini, Yahudilerin iddia ettiği gibi öldürülmediğini vurgulayan bir ifade olduğunu belirtir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ref'' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın bir şeyi veya bir kişiyi yüceltmesi, şanını artırması veya onu üstün bir konuma getirmesi anlamında kullanıldığını belirtir. Hz. İsa bağlamında ise bu, onun ilahi bir müdahale ile ölümden kurtarılıp özel bir statüye kavuşturulmasını ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'Allah' isminin, tüm ilahi sıfatları kendinde toplayan, ibadete layık tek varlık olduğunu ve bu ismin sadece O'na mahsus olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, Hz. İsa'yı yükselten ve her şeye gücü yeten kudretin kaynağının Allah olduğunu vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'Allah' isminin, zat-ı vacibü'l-vücud'a delalet eden özel bir isim olduğunu ve diğer isimlerin bu ismin sıfatları veya tecellileri olduğunu ifade eder. Ayetteki 'Allah'ın onu yükseltmesi', ilahi iradenin mutlaklığını ve kudretini gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'azîz' kelimesinin, kendisine ulaşılamayan, yenilmeyen, güçlü ve şerefli anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayette 'Allah Azîz'dir' ifadesi, O'nun Hz. İsa'yı yükseltme kudretine kimsenin engel olamayacağını ve O'nun iradesinin mutlak olduğunu vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'azîz'in, 'galip gelen, mağlup edilemeyen' anlamında olduğunu ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın Hz. İsa'yı düşmanlarının elinden kurtarıp kendi katına yükseltmesi, O'nun mutlak gücünü ve yenilmezliğini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'azîz' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak gücünü, kudretini ve üstünlüğünü ifade ettiğini belirtir. Bu sıfat, Allah'ın dilediğini yapmaya muktedir olduğunu ve hiçbir gücün O'na karşı gelemeyeceğini vurgular, dolayısıyla Hz. İsa'yı yükseltme eyleminin ilahi kudretin bir tezahürü olduğunu gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hakîm' kelimesinin, 'hikmet sahibi, işleri sağlam ve kusursuz yapan' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'Allah Hakîm'dir' ifadesi, Hz. İsa'nın yükseltilmesinin ilahi bir hikmetle gerçekleştiğini, bu olayın ardında derin bir amaç ve adalet olduğunu gösterir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'hakîm'in, 'hüküm veren, hikmetle iş yapan' anlamında olduğunu açıklar. Allah'ın Hz. İsa'yı yükseltme kararı, O'nun mutlak hikmetinin bir sonucudur ve bu eylemde bir adalet ve düzen vardır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'hakîm' sıfatının Allah'ın ilim, irade ve kudretinin mükemmelliğini yansıttığını belirtir. Hz. İsa'nın yükseltilmesi, Allah'ın her şeyi en uygun ve hikmetli şekilde düzenlediğini, bu olayın rastgele değil, ilahi bir planın parçası olduğunu gösterir.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(158) (Bel rafeahullahu ileyHİ, ve kânAllahu Azîzen Hakîmâ;)
“Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, azîz (daima üstün)dir, hikmet sahibidir.”