İçeriğe atla
Nisâ 171Cüz 6 · Sayfa 105

Nisâ Sûresi 171. Âyet

النساء

Sohbete sor

Yâ ehle-lkitâbi lâ taġlû fî dînikum velâ takûlû ‘ala(A)llâhi illâ-lhakk(a)(c) innemâ-lmesîhu ‘îsâ-bnu meryeme rasûlu(A)llâhi vekelimetuhu elkâhâ ilâ meryeme verûhun minh(u)(s) feâminû bi(A)llâhi verusulih(i)(s) velâ takûlû śelâśe(tun)(c) intehû ḣayran lekum(c) innema(A)llâhu ilâhun vâhid(un)(s) subhânehu en yekûne lehu veledun lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(k) vekefâ bi(A)llâhi vekîlâ(n)

Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve peygamberlerine iman edin, "(Allah) üçtür" demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.

Nisâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(171) (Ya ehlel Kitabi lâ tağlu fî dîniküm ve la tekulu alellahi illel Hakk* innemel Mesîhu Isebnü Meryeme Rasulullahi ve KelimetuHU, elkaha ilâ Meryeme ve ruhun minHU, fe âminu Billâhi ve RusuliHİ, ve lâ tekulu selâsetün, intehu hayren leküm* innemAllahu ilâhun vahıd* subhaneHU en yekûne leHU veled* leHU ma fîs Semâvati ve mâ fil Ardı* ve kefâ Billâhi vekîlâ;)

“Ey kitab ehli! Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında ancak doğru olanı söyleyin! Meryem oğlu İsa Mesih, sadece Allah'ın elçisi, Meryem'e atmış olduğu kelimesi ve O'ndan bir ruhtur. Allah'a ve peygamberlerine inanın (Allah) üçtür demeyin. Kendi yararınız için buna son verin. Muhakkak ki Allah tek bir ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan yüce (münezzeh)dir. Göklerdeki ve yerdekilerin hepsi

O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.” Dikkat edersek Kûr’ân-ı Kerîm’de İsâ (a.s.) dan bahsederken Meryemoğlu İsâ olarak bahsediliyor, babası olan Ruhül Kuds’ten bahsedilmiyor. Çünkü bu âlemde beşeriyyet yaşantısı ve hukuku geçerli olduğundan dolayı anneye dayandırılıyor.

Mûsâ (a.s.) kelimullah, yani Allah’ın kelâmını duyan demek, İsâ (a.s.) kelimetullah, yani Allah’ın zat kelimesi olarak bir kelime yani İseviyyet mertebesinin hakikati olan kelime çünkü kelimeler mânâların sûretlenmiş şeklidir ve İsâ kelime anlamı olarak gören göz yani Cenâb-ı Hakk’ı müşahede eden göz demektir, Kûr’ân kelâmullah ise sadece bir kelimeyi değil bütün kelimeleri bünyesinde toplayan İlâh-î kitaptır, bunu okuyanda Hz. Rasûlüllah (s.a.v.) dır.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)