Ve yensuraka(A)llâhu nasran ‘azîzâ(n)
(2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.
Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım eder.
Bu ayet, Allah'ın Peygamber'e (s.a.v.) vereceği eşsiz ve üstün yardımı vurgulamaktadır. 'Nasr' kelimesi hem fiil hem de masdar olarak kullanılarak yardımın niteliğini pekiştirirken, 'Azîz' kelimesi bu yardımın yenilmezliğini ve kudretini ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Nasr (نصر), bir kimseye düşmanına karşı yardım etmektir. Bu ayetteki 'yenṣurake' fiili, Allah'ın Peygamber'e (s.a.v.) düşmanlarına karşı üstün gelmesi için vereceği ilahi yardımı ifade eder. Bu yardım, sadece maddi destek değil, aynı zamanda manevi güç ve zafer anlamına gelir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Nasr (نصر), 'yardım etmek' demektir. Ayetteki 'yenṣurake' fiili, Allah'ın Peygamber'e (s.a.v.) düşmanlarına karşı galip gelmesi için vereceği desteği mecazi olarak anlatır. Bu, Allah'ın kudretinin bir tecellisi olarak Peygamber'in (s.a.v.) davasını güçlendirmesidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Nasr kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın müminlere veya peygamberlere düşmanlarına karşı verdiği ilahi yardımı ifade eder. 'Yenṣurake' fiili, bu ilahi yardımın doğrudan ve etkin bir şekilde gerçekleşeceğini, Peygamber'in (s.a.v.) misyonunda başarılı olmasını sağlayacağını vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Buradaki 'nasran' masdarı, fiilin anlamını pekiştirmek için gelmiş bir mef'ûl-i mutlak'tır. Bu, Allah'ın yardımının kesinliğini ve büyüklüğünü vurgular. 'Azîz' sıfatıyla birlikte kullanılması, bu yardımın eşsiz ve yenilmez olduğunu gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Nasr (نصر) kelimesinin masdar hali, yardım eyleminin kendisini ifade eder. Ayetteki 'nasran' kelimesi, Allah'ın Peygamber'e (s.a.v.) yönelik yardımının sadece bir eylem değil, aynı zamanda nitelikli ve güçlü bir destek olduğunu belirtir. Bu, Allah'ın kudretinin bir yansımasıdır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Kur'an'da masdarların fiillerle birlikte kullanılması, eylemin vurgusunu ve yoğunluğunu artırır. 'Nasran' kelimesi, Allah'ın yardımının sıradan bir yardım olmadığını, aksine tam, eksiksiz ve güçlü bir yardım olduğunu ifade eder. 'Azîz' sıfatı bu yoğunluğu daha da pekiştirir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Azîz (عزيز), 'güçlü, yenilmez, galip' anlamlarına gelir. Ayetteki 'azîzen' kelimesi, Allah'ın Peygamber'e (s.a.v.) vereceği yardımın, hiçbir gücün üstesinden gelemeyeceği, mutlak bir zaferle sonuçlanacak bir yardım olduğunu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Azîz (عزيز), 'nadiren bulunan, güçlü ve üstün olan' demektir. Bu ayette 'nasran azîzen' ifadesi, Allah'ın yardımının eşsiz, karşı konulamaz ve mutlak bir üstünlük sağlayacağını vurgular. Bu, Allah'ın kudretinin ve iradesinin bir göstergesidir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Azîz (عزيز), 'güçlü, şerefli ve yenilmez' anlamlarını taşır. 'Nasran azîzen' terkibi, Allah'ın yardımının sadece bir destek değil, aynı zamanda Peygamber'e (s.a.v.) mutlak bir izzet ve galibiyet kazandıracak nitelikte olduğunu belirtir. Bu yardım, düşmanların gücünü kıracak ve onları mağlup edecektir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Azîz kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın sıfatlarından biri olarak 'mutlak güç sahibi, yenilmez' anlamında kullanılır. Ayetteki 'azîzen' kelimesi, Allah'ın Peygamber'e (s.a.v.) vereceği yardımın da aynı ilahi niteliklere sahip olacağını, yani karşı konulamaz ve kesin bir zafer getireceğini gösterir.
Feth Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(3) – Sıfat âleminde=(Hakikat-i Muhammed-î.)