İçeriğe atla
Mâide 111Cüz 7 · Sayfa 126

Mâide Sûresi 111. Âyet

المائدة

Sohbete sor

Ve-iż evhaytu ilâ-lhavâriyyîne en âminû bî vebirasûlî kâlû âmennâ veşhed bi-ennenâ muslimûn(e)

Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol" demişlerdi.

Mâide Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(111) (Ve iz evhaytü ilel Havâriyyine en âminu Bî ve Bi Resulî* kâlû amennâ veşhed Bi ennenâ müslimun;)

“Hani Havârilere:"Bana ve Resulüme imân edin" diye ilham etmiştim. Onlar da: "İmân ettik, bizim şüphesiz müslümanlar olduğumuza şâhit ol" demişlerdi.” Bu âyetten İslâmın ayrı bir din ve diğer dinlerin de İslâmdan ayrı bir din olmadıkları açıkça anlaşılıyor. Buradaki vahiy, Allah’ın o varlıktaki hakîkatini o varlığın mertebesinden zuhûra çıkarmasıdır ve bu vahiylere ilham deniliyor. İşte vahyin esâsı da budur, hangi varlığa hakîkati hangi mertebeden veriliyor ise o mertebeden ona vahyolunuyor. Efendimize (s.a.v) olan vahiy ile burada ve daha başka çeşitli yerlede bahsedilen vahiyler isim olarak aynıdır fakat mânâ olarak farklıdır.

Kelâm ile vahiy arasında şu fark vardır, kelâm ses olarak çıkar, vahiy ise sessiz ve lâfsızdır.

“Bana imân edin” demesi Cenâb-ı Hakk’ın zâtına imân etmektir, “Resûlüme imân edin” demesi ise kendi hakîkatinin onda var olduğuna imân edin demektir.

Müslüman, kendi varlığından temizlenerek Hakk’a teslim olmuş kimse demektir.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(4)