Ve lekad raâhu nezleten uḣrâ
Andolsun ki, o, Cebrail'i bir başka inişte daha (asli suretiyle) görmüştü.
Andolsun onu bir kez daha görmüştü.
Necm Suresi'nin 13. ayeti, Hz. Muhammed'in Cebrail'i ikinci kez görme deneyimini anlatır. Ayet, 'görme' eylemi ve bu görmenin 'iniş' ile olan ilişkisi üzerinden, vahyin kaynağına ve peygamberin bu kaynağı algılayış biçimine dair önemli dilbilimsel ve semantik ipuçları sunar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ru'yet' (رؤية) kelimesinin hem gözle görmeyi hem de kalple idrak etmeyi ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'ra'âhu' ifadesi, 'gözle görme' anlamında kullanılmıştır ve Cebrail'in hakiki suretinde müşahede edildiğini vurgular. Bu, sıradan bir algıdan ziyade, özel bir peygamberlik deneyimine işaret eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ra'âhu' fiilinin burada 'gözle görmek' manasında olduğunu ve mecazi bir anlam taşımadığını ifade eder. Ayet, Hz. Peygamber'in Cebrail'i fiziksel olarak, yani kendi suretinde gördüğünü açıkça belirtir. Bu, vahyin somut bir tecellisi olarak yorumlanır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ru'yet' kavramının Kur'an'daki kullanımını incelerken, bu tür ayetlerdeki görmenin, sıradan bir algıdan öte, ilahi bir tecelliye şahitlik etme anlamı taşıdığını belirtir. Necm 13'teki 'ra'âhu', peygamberin vahiy meleğiyle doğrudan ve eşsiz bir karşılaşmasını ifade eder, bu da onun peygamberlik statüsünü pekiştirir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'nezle' kelimesinin 'bir defa inmek' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'nezleten uhra' (başka bir iniş), Cebrail'in Hz. Peygamber'e ikinci kez kendi asli suretinde görünmesini ifade eder. Bu, vahyin inişinin ve meleğin tecellisinin tekrarlanan bir olgu olduğunu gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'nüzûl' (نزول) kelimesinin 'yukarıdan aşağıya gelmek' anlamında kullanıldığını ve genellikle ilahi kaynaklı şeylerin yeryüzüne inmesini ifade ettiğini açıklar. 'Nezle' ise bu inişin bir defalık gerçekleştiğini vurgular. Ayetteki kullanımı, Cebrail'in belirli bir zamanda ve belirli bir şekilde inişini, yani tecellisini işaret eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'nezle' kelimesinin 'bir defalık iniş' veya 'bir defalık vuku bulma' anlamında kullanıldığını belirtir. Necm 13'teki 'nezleten uhra' ifadesi, Cebrail'in daha önce de benzer bir inişle göründüğünü ve bu ayette bahsedilenin ikinci bir tecelli olduğunu açıkça ortaya koyar.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'uhra' kelimesinin 'diğer, başka' anlamında kullanıldığını ve bir şeyin tekrarını veya farklı bir örneğini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'nezleten uhra' ifadesi, Cebrail'in ilk kez değil, ikinci kez görüldüğünü, yani daha önce de benzer bir inişin gerçekleştiğini vurgular. Bu, vahiy sürecinin sürekliliğine ve peygamberin deneyimlerinin tekrarlanabilirliğine işaret eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'uhra' kelimesinin 'diğer' veya 'ikinci' anlamında kullanıldığını ve burada 'nezle' kelimesini niteleyerek, Cebrail'in inişinin birincisinden sonra gerçekleşen ikinci bir iniş olduğunu açıklar. Bu, ayetin bağlamında, Hz. Peygamber'in Cebrail'i iki farklı zamanda ve muhtemelen iki farklı mekanda gördüğü fikrini destekler.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'uhra' kelimesinin Kur'an'daki kullanımlarını incelerken, bu kelimenin bir önceki olaya atıfta bulunarak 'ikinci bir kez' veya 'başka bir sefer' anlamını pekiştirdiğini belirtir. Necm 13'teki 'uhra', Cebrail'in inişinin tekil bir olay olmadığını, aksine daha önce de benzer bir tecellinin yaşandığını vurgulayarak, peygamberin vahiy deneyimlerinin zenginliğini gösterir.
Necm (Yıldız) Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
ve lekad reahü nezleten uhra “And olsun o’nu bir inişte daha görmüştü” nerede?....
(Necm Sûresi 53/14)
عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهى
ınde sidretil münteha “Sidretül-münteha’nın yanında”. *(4)
(Necm Sûresi 53/15)
ةُ الْمَأْوَىٰععِنْدَهَا جَدٌ