Fîhimâ min kulli fâkihetin zevcân(i)
İkisinde de her meyveden çift çift vardır.
İkisinde de her türlü meyvadan çift çift vardır.
Rahmân Suresi'nin 52. ayeti, cennetlerdeki nimetlerin bolluğunu ve çeşitliliğini vurgulamaktadır. Özellikle 'fâkihe' ve 'zevceyn' kavramları üzerinden cennet meyvelerinin hem tür hem de nitelik olarak zenginliğini ve uyumunu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Fâkihe, genellikle yiyecek olarak tüketilen, keyif veren ve lezzetli olan her türlü meyve için kullanılır. Ayetteki bağlamda, cennet ehlinin istifade edeceği, dünyadaki meyvelerden çok daha üstün niteliklere sahip olan nimetleri ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Fâkihe, Kur'an'da genellikle 'yemiş' anlamında kullanılır ve cennet tasvirlerinde bolluk ve güzelliği simgeler. Bu ayette, cennetlerdeki nimetlerin çeşitliliğini ve zenginliğini vurgulamak için kullanılmıştır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'fâkihe' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'rızık' ve 'nimet' kavramlarıyla birlikte anıldığını belirtir. Cennet bağlamında, bu kelime, müminlere vaat edilen maddi ve manevi tatmin edici ödüllerin bir parçası olarak, keyif verici ve sürekli taze olan meyveleri temsil eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Zevc kelimesi, hem 'eş' hem de 'tür' anlamına gelebilir. Ayetteki 'zevcan' ifadesi, her bir meyve türünden iki farklı çeşidin, örneğin tat, renk veya büyüklük açısından farklılık gösteren iki türün bulunduğunu belirtir. Bu, cennet nimetlerinin çeşitliliğini ve mükemmelliğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Zevc, bir şeyin benzeri veya karşıtı olan diğeridir. 'Zevcan' ise iki eş veya iki tür anlamına gelir. Bu ayette, cennet meyvelerinin her bir türünden iki farklı çeşidin, belki de farklı tat ve özelliklere sahip iki türün bulunduğunu ifade ederek, cennetin zenginliğini ve çeşitliliğini pekiştirir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Zevc, bir şeyin benzeri veya zıttı olan diğeridir. 'Zevcan' ifadesi, cennet meyvelerinin her bir türünden iki farklı çeşidin, örneğin tatlı ve ekşi, büyük ve küçük gibi farklı özelliklere sahip iki türün varlığını gösterir. Bu, cennetin sınırsız nimetlerini ve her zevke hitap eden çeşitliliğini vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'zevcan' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'çift' veya 'tür' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, cennet meyvelerinin her bir türünden iki farklı çeşidin bulunması, cennetin zenginliğini, çeşitliliğini ve mükemmelliğini ifade eder. Bu, aynı zamanda yaratılıştaki çiftler prensibinin cennette de devam ettiğini gösterir.
Er-Rahmân
Terzibaba - Necdet Ardıç
fiyhima min külli fakihetin zevcani fiyhima/onlarda) (ikisinde) küllü/her fakihe/meyva (neşe) iki (2) zevc, çift “İkisimii de her türlü meyveden çift vardır.
“Zevc”, insan varlığının bir yönü, “zevcani” iki yönüdür. Yani erkek ve kadındır.
Aslında ise, bu iki cins, tek varlıktır. Tek olan insan varlığı, çift yani “zevcani” olarak faaliyet göstermektedir.
Erkeğe “fail”, kadına “mef’ul” denmiştir. Yani etken - edilgen halinde yaşamaktadırlar.
“Tevhid” hakikatinde erkek yani “Adem” “akl-ı kül” olarak, kadın yani “Havva” ise “nefs-i kül” olarak tabir edilmektedir.
Bu ikisinin birliği yeni bir “bir”i ortaya getirmektedir.
Meyve beden gıdalarının en mühimlerindendir. Manevi meyveler de ruhaniyetimizin gıdalarındandır.
Her varlık iki cins olduğundan, her meyvede de iki cinsiyet bulunmaktadır. Bir yönüyle alıcı, bir yönüyle de vericidir.
Yani, verici “akl-ı kül” ilmi;
alıcı ise “nefs-i kül” ilmidir.
Eğer insan bu dünyada iki yönünü, yani “abdiyyet” ve “ruhaniyet”ini gereği gibi faaliyete geçirebilmiş ise, o meyvelerden iki yönlü yararlanır.
Bu dünyada kendisine gelmeye başlayan “ilm-i ilahiye”, gerek “akl-ı kül” gerek “nefs-i kül” yönünden cennette de devamım sürdüreceği, bu ve benzeri ayetlerle açıklanmış olmaktadır.
Zahir ve batın, her yenen meyve ile kişide “abdiyyet” ve “Rububiyyet” idrak ve açılımları meydana gelir.
Böylece her yenen meyve ile “hakikat-i ilahiyye” ilmi daha da çok gelişmiş ve kişi kendini daha iyi tanımış, kendi varlığında “zevcani” hakikatini idrak etmiş olur.
Elmalı’lı Hamdi Yazır bu ayet hakkında özetle şöyle diyor:
[“Her meyveden çift çift”, mesela yaşı da vardır, kurusu da; yahut biri dünyada tanınan veya tanınmayan olmak üzere iki sınıf.]