İçeriğe atla
En'âm 43Cüz 7 · Sayfa 132

En'âm Sûresi 43. Âyet

الأنعام

Sohbete sor

Felevlâ iż câehum be/sunâ tedarra'û velâkin kaset kulûbuhum vezeyyene lehumu-şşeytânu mâ kânû ya'melûn(e)

Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını zaten onlara süslü göstermişti.

En'âm Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Felevlâ iz câehum be/sunâ tedarra’û velâkin kaset kulûbuhum vezeyyene lehumu-şşeytânu mâ kânû ya’melûn(e)” Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını zâten onlara süslü göstermişti. (6/43)


Âdem = Hakikat-i İlâhiyye’yi, Havvâ = Hakikat-i nefsâniyye’yi Şeytan = Hakikat-i vehim ve hayaliyye’yi ifade etmektedir.

Zâhiren her ne kadar bunlar birbirlerinden ayrı, zıt, düşman gibi gözüküyorlar ise de bâtınen birer mertebe ve geçiştirler. Bunlardan her biri kendini ayrı gördüğü sürece düşman hakikatini idrak edip, anlayıp eğittiğinde de dost olur. Âdeme, yani hakikatine ulaşmak için (şeytan) dan Havvâ’ya, oradan Âdem’e geçmek gerekir

شَيْطَانٌ (şeytan)

(ن) nun (ا) elif (ط) tı (ى) ye (ش) şın, harflerinden meydana gelmektedir. Toplarsak; 50 1 9 10 300 (300+10+9+1+50=370) değer sayısı olur. (3+7=10) (1-0) (3+1+9=13) (1+5=6) çıkan sayı değerleri görüldüğü gibi, (10) (1-0) (13) (6)dır. (6) şeytanın kabullenmediği imânın altı şartıdır. (13) bilindiği gibi Hakikat-i Ahmediyye’dir ve şeytanın dahi bağlı olduğu yer orasıdır. (1) Tevhid-i Hakiki, Hakk’ın birliğidir. (0) âlemin ve şeytanın aslında yok olan hayâlidir. (10) ise İseviyyet mertebesidir ki; bugünkü haliyle, çoğunlukla şeytanın “tantana”sını ortaya çıkarmaktadırlar.[26]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)