İçeriğe atla
Meâric 31Cüz 29 · Sayfa 569

Meâric Sûresi 31. Âyet

المعارج

Sohbete sor

Femeni-bteġâ verâe żâlike feulâ-ike humu-l'âdûn(e)

Kim bunun ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir.

Meâric Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bundan ötesi Akl-i küll ve Hakîkat-i Muhammediye hakîkâtleridir. Bir yönden itâb yâni uyarı olarak görünen bu hitâb bu sâhaya nefis ile yaklaşılamayacağıdır. Ancak bu sâhaya nefsin’den câhil olan ve Akl-ı küll ve “Hakîkat-i Muhammediyeyi” idrâk ve anlayan kişiler geçebilir. Nasıl ki Cebrâil (مِراج) mi’rac’a çıkarken “ben bundan öteye geçemem yanarım, dediğinde Rasûlüllah (s.a.v) Efendimiz yanarsam ben yanayım” demişti. Mevlânâ Hazretleri de bu hakîkatı ifâde ederken “Mustafa’nın koltuğu altında başka bir elbise vardı.” Diye bu hakîkatı bildirmektedir.[81] “ İz- -T-B- ”


وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ {المعارج/32}

(44/32) “Vellezîne hum li-emânâtihim ve ’ahdihim râ’ûn(e)”

(44/32) Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.


Emânet edilen “zalûmen cehûlâ” nefsin’den câhil olan İnsân’ın Hakk’ın hâlifesi olması emânetidir. İşte kendilerine emânet edilen söz, sözde ki ma’nâ, ma’nâda ki rûh ve rûhda ki nûr ile Hakk’ın nûrudur. Gözlerinin nûru olan namazı ikâme ederek bu sözü yerine getirirler.[82] “ İz- -T-B- ”


وَالَّذِينَ هُم بِشَهَادَاتِهِمْ قَائِمُونَ {المعارج/33}

(44/33) “Vellezîne hum bişehâdâtihim kâ-imûn(e)”

(44/33) Ve onlar ki şâhidliklerinde dürüstürler.


"Şâhidlik ederim ki, (اَللهُ) Allah (c.c.)’dan başka ilâh yoktur. Yine şâhidlik ederim ki, (مُحَمّد) Muhammed, O'nun kulu ve elçisidir."

Yani müşahâdelerinde dürüstürler, müşâhade etmediği şeyi sözlemezler ve yazmazlar. Hazreti Âlî’nin dediği gibi, görmedikleri (اَللهُ) Allah (c.c.)’a ibâdet etmezler. Görüldüğü gibi şâhidlik görülene olur, görülmeyene nasıl şâhid olunabilir? Mahkemede bile şâhidlik ederken, Hâkim olayı gördün mü? Diye sormaktadır. Ya Rabb-imiz, mahkeme-i Kübrâ’da bizim şâhidliğimizin nasıl olduğunu sorgulayacak olursa yani gördün mü? Diye sorarsa bizim cevabımız ne olacaktır. Çok iyi düşünmek ve gereğini yerine getirmek lâzımdır.[83] “ İz- -T-B- ”


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)