Velleżîne hum bişehâdâtihim kâ-imûn(e)
Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
Şahitliklerinde dürüsttürler.
Bu ayet, 'şahitlik' kavramının önemini ve bu şahitliğin 'gereği gibi yerine getirilmesi'nin müminlerin vasıflarından biri olduğunu vurgulamaktadır. Kelimelerin kök anlamları, bu sorumluluğun derinliğini ve sürekliliğini ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Ş-h-d kökü, bir şeyin hazır bulunması ve onu gözlemlemesi anlamına gelir. Şehâdet ise, bir olayı gözlemleyip onu haber vermektir. Ayetteki 'bi-şehâdâtihim' ifadesi, müminlerin Allah'ın birliğine, peygamberlerin risaletine ve ahiret gününe dair sahip oldukları bilgi ve inancı tasdik etmelerini, bu inançlarını söz ve fiilleriyle ortaya koymalarını ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'şehâdet' kavramının Kur'an'da hem 'tanıklık etmek' hem de 'şehit olmak' gibi geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu belirtir. Bu ayetteki kullanımı, daha çok 'bir gerçeğe tanıklık etmek ve onu tasdik etmek' anlamındadır. Müminlerin, hakikate dair sahip oldukları bilgiyi gizlemeyip açıkça beyan etme sorumluluğunu vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, şehâdet kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'şehâdâtihim' ifadesi, onların Allah'a ve hakikate olan imanlarını, bu imanın gerektirdiği doğruları dile getirmelerini ve bu doğrulara uygun yaşamalarını mecazi olarak ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): K-v-m kökü, ayakta durmak, dikilmek, bir işi üstlenmek ve onu hakkıyla yerine getirmek anlamlarına gelir. 'Kâimûn' kelimesi, şahitliklerini sadece sözde bırakmayıp, onu fiilen ayakta tutan, gereğini yerine getiren ve bu konuda sebat gösteren kimseleri ifade eder. Bu, şahitliğin sadece bir beyan değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu gösterir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'kâimûn' kelimesinin 'bir şeyin üzerinde durmak, onu korumak ve sürdürmek' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki bağlamda, müminlerin şahitliklerini sadece bir kerelik bir eylem olarak değil, sürekli ve kararlı bir şekilde yerine getirmeleri gerektiğini vurgular. Bu, şahitliğin sorumluluğunun devamlılığına işaret eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'kıyâm' ve türevlerinin Kur'an'da 'doğruluk, adalet, sebat ve bir görevi eksiksiz yerine getirme' gibi anlamlar içerdiğini belirtir. 'Kâimûn' ifadesi, müminlerin şahitliklerini adaletle, doğrulukla ve tam bir sorumluluk bilinciyle yerine getiren, bu konuda asla taviz vermeyen kişiler olduğunu anlatır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.