Ve-ssemâ-i ve-ttârik(i)
Göğe ve tarıka andolsun.
Andolsun o göğe ve Târık'a,
Târık Suresi'nin ilk ayeti, 'gök' ve 'Târık' kavramları üzerine yemin ederek, bu iki varlığın önemine ve dikkat çekiciliğine vurgu yapmaktadır. Ayet, bu kavramlar aracılığıyla yaratılışın kudretini ve gizemini işaret etmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'semâ' kelimesini 'yükseklik' ve 'üstte olma' anlamlarıyla ilişkilendirir. Ayetteki kullanımıyla, yemin edilen ve üzerinde düşünülmesi gereken yüce bir varlık olarak göğü işaret eder. Bu, Allah'ın kudretinin bir nişanesi olarak sunulur.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'semâ' kelimesinin hem maddi göğü hem de manevi yükselişi ifade edebileceğini belirtir. Târık Suresi'ndeki bağlamında, yemin edilen 'semâ', hem fiziksel evrenin bir parçası hem de Allah'ın azametini gösteren bir delil olarak anlaşılmalıdır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'semâ' kavramının sadece fiziksel bir varlık olmanın ötesinde, ilahi kudretin ve düzenin bir sembolü olarak kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki yemin, göğün bu sembolik ve ilahi boyutuna dikkat çekmektedir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'târık' kelimesinin kök anlamının 'geceleyin gelen' olduğunu belirtir. Ayetteki 'Târık'ın ise, geceleyin görünen ve dikkat çeken bir yıldız veya gök cismi olduğunu ifade eder, bu da yemin edilen varlığın gizemli ve etkileyici yönünü vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'târık' kelimesinin mecazi olarak 'geceleyin gelen her şey' için kullanılabileceğini açıklar. Bu ayetteki kullanımıyla, geceleyin beliren ve insanı düşündüren bir gök cismine işaret ederek, Allah'ın yaratma sanatındaki inceliği ve kudreti üzerinde durulur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'târık' kelimesinin 'yolculuk yapmak' ve 'geceleyin gelmek' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'Târık'ın, geceleyin görünen ve parlayan bir yıldız olduğunu, bu yıldızın insanı düşündüren ve Allah'ın varlığına delil olan bir işaret olduğunu ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'târık' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, geceleyin aniden beliren ve dikkat çeken bir varlığı ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'Târık', hem fiziksel bir gök cismi hem de Allah'ın kudretinin bir sembolü olarak, insanı tefekküre sevk eden bir anlam taşır.
Târık Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ve-ssemâ-i ve-ttârik” Göğe ve Tarık'a and olsun, (86/1) KÛR’ÂN-ı KERÎM’de YOLCULUK
(86-215) TÂRIK SÛRESİ
Yazan ve Düzenleyen
T. O. MURAT DERÛNİ (16) İRFAN SOFRASI
NECDET ARDIÇ
TASAVVUF SERİSİ (215-16) NECDET ARDIÇ
TERZİ BABA
Adres Büro: Ertuğrul Mahallesi Hüseyin Pehlivan Caddesi No: 29/5
Servet Apt. 59 100
Tekirdağ
Ev: 100 yıl Mahallesi Uğur Mumcu Caddesi Ata Kent Sitesi A Blok Kat 3, D. 13.
Tekirdağ (0533) 7743937
www.terzibaba13.com
SAYFA NO
İÇİDEKİLER …………………………………………………………………… (3)
TERZİ BABAMIN ÖNSÖZÜ ……………………………………………. (6)
ÖNSÖZ …………………………………………………………………………. (8)
TÂRIK SÛRESİ GİRİŞ …………………………………………………. (12)
1. ÂYET ………………………………………………………………………. (18)
2. ÂYET ………………………………………………………………………. (19)
3. ÂYET ………………………………………………………………………. (19)
ZULMET ………………………………………………………………………. (20)
(اَنَ) Ben ………………………………………………………………………. (25)
ZİYARETİN KISAS-I MAKBÜLDÜR ……………………………… (35)
Hazret-i Şehadet ……………………………………………………. (38)
Dünyanızdan Bana Üç Şey Sevdirildi ………………………… (43)
Atom …………………………………………………………………………… (47)
Fezanın Gerçek Dokusu ……………………………………………… (50)
Elif ve Vav ………………………………………………………………. (53)
“Kelime-i Tevhid” zuhur mertebeleri ………………………… (54)
ÇÖZDÜM SIRRINI ………………………………………………………. (63)
Gizli Hazine ………………………………………………………………… (63)
MEĞER ………………………………………………………………………… (70)
Mevlânâ Hazretleri Sırr ……………………………………………… (72)
Tad-ı sırındaydı …………………………………………………………… (73)
HİÇ ……………………………………………………………………………… (74)
Benlik Seyirleri …………………………………………………………… (77)
Hıhı deyip geçmek …………………………………………………… (80)
Seferler bahsinin birincisi ………………………………………… (80)
Bîkesim …………………………………………………………………… (82)
Yakîn mertebeleri ………………………………………………………. (83)
Seferler bahsinin ikincisi …………………………………………… (86)
Hiçlik noktası ……………………………………………………………… (88)
Nefsi benlik ve yıldızı ………………………………………………… (91)
Necm sûresi hakkında ………………………………………………. (92)
Necm Sûresi 53/49 …………………………………………………… (94)
Şı’ra Yıldızı ile yolumuza devam edersek …………………. (99)
(Siruis -Şı’ra) Tefekkür çalışması …………………………….. (99)
İlham kuşunun söyledikleri ……………………………………… (116)
Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: “Kimsin? ………………… (119)
Seferler bahsinin üçüncüsü ……………………………………… (120)
Mir’ac hadisesi ………………………………………………………… (128)
Hicret hakikati ………………………………………………………… (130)
Hicret ve bağlantıları ……………………………………………… (133)
Edirne ziyareti …………………………………………………………. (134)
Yıldızlar ve mertebeleri …………………………………………… (136)
Andolsun o göğe ve Târık'a ……………………………………… (137)
Târık’ın ne olduğunu sen idrak ettin mi? ………………… (138)
O, karanlığı delen parlak yıldızdır …………………………… (139)
Yıldız ve geçirdiği aşamalar ……………………………………… (140)
Kırmızı dev ……………………………………………………………….. (142)
Beyaz Cüceler …………………………………………………………… (144)
Nötron Yıldızı Nedir? ………………………………………………… (146)
Pulsar (atarca) nedir? ……………………………………………… (149)
Tekrar Yıldızları incelersek ……………………………………… (153)
Heva Yıldızı ………………………………………………………………. (154)
Şı’ra yıldızı ………………………………………………………………… (156)
Tarık yıldızı ………………………………………………………………. (157)
Kelime-i Tevhid”in Hz. Ali (K.A.V.) Efendimize ve sahabe-i kiram’a telkin edilmesi ……………………………………………. (160)
Hz. Ali Efendimizden bu günlere ulaşması ……………… (164)
Âlemi emirden olan letaif beştir ……………………………… (168)
Târık-Nötron yıldızı …………………………………………………… (168)
Tevhid-i Ef’âl Tecellisi ………………………………………………. (170)
Vahiy ve Cebrail Atom ……………………………………………… (171)
Sırr-Sır ……………………………………………………………………… (172)
Târık yıldızını incelemeye dönersek ………………………… (182)
İzinden Yürüdüm …………………………………………………… (185)
4. ÂYET …………………………………………………………………….. (188)
İkinci yorum ……………………………………………………………… (191)
5. ÂYET …………………………………………………………………….. (193)
6. ÂYET …………………………………………………………………… (193)
7. ÂYET …………………………………………………………………… (194)
İkinci yorum ……………………………………………………………… (198)
8. ÂYET …………………………………………………………………….. (202)
Her nefis ölümü tadacak ………………………………………… (204)
9. ÂYET …………………………………………………………………… (205)
10. ÂYET …………………………………………………………………… (206)
MİSÂL ÂLEMİ MERTEBESİ ………………………………………… (207)
Rüya-Zuhurat …………………………………………………………… (211)
11. ÂYET …………………………………………………………………… (214)
12. ÂYET …………………………………………………………………… (215)
13. ÂYET …………………………………………………………………… (216)
Zât-İrade-Kavl …………………………………………………………. (219)
Kün Fe Yekün …………………………………………………………. (233)
14. ÂYET …………………………………………………………………… (233)
Hezl edebiyatta ne anlama geliyor? ………………………… (233)
15. ÂYET …………………………………………………………………… (234)
16. ÂYET …………………………………………………………………… (235)
MEKR ………………………………………………………………………… (239)
17. ÂYET …………………………………………………………………… (243)
TERZİ BABA KİTABLARI LİSTESİ ……………………………. (246)
TERZİ BABAMIN ÖNSÖZÜ
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
BİSMİLLÂHİR RAHMÂNİR RAHÎM
Muhterem okuyucularımız. Her ne vesilesi ile elinize geçmiş olan bu kitap, oldukça uzun geçen bir tasavvufi hayatın neticesinde meydana gelmiştir.
Bilindiği gibi, Muhteşem dinimizin üç yaşam hali vardır.
1)-Şeriat mertebesi. Şer-i ve fıkhi İslâm.
2)-Tarikat mertebesi. Duygusal sufî İslâm
3)-Hakikat ve ma’rifet mertebesi ise. İrfani İslâm’dır.
İşte kitaplarımızın hepsi, İrfani İslâm mertebesi itibari ile ve büyük yaşam tecrübelerinden sonra kaleme alınmışlardır. Kitaplarımızın hangisini incelemeye alırsanız alın içerisinde sadece bu mertebeleri bulacaksınızdır. Ancak bu kitaplar ihtisas ve tevhid ağırlıklı kitaplardır. İyi anlaşılabilinmesi için tevhid-i bir alt yapıya ihtiyaç vardır, veya aynı kitabı tefekkür ederek birkaç defa okumak lâzımdır.
İşte elinizdeki kitapta böyle kitaplardan biridir. Oldukça uzun olan bu tasavvufî hayat seyrimizde. Çevremizde ki evlâtlarımızın hepsi de güzide ve irfan ehli olan kimseler olarak yetişen, değerli kimselerdir. Bu kitabın yazılmasını ve derlenmesini tamamlayan, “Terzi oğlu Murat Derunî” kendi ismi “Mu…Ca… lu olan oğlumuzun ellerine gönlüne sağlık olsun, Cenâb-ı Hakk başarılarını dâim, yolunda kâim bilgisinde ârif eylesin.
Kendisinin 16-Terzi Baba kitaplarının 215-incisi olan, bu kitapta Tarık suresinde geçen zahiri anlamların içinde, yer alan, başka yerlerde pek bulamayacağınız, batıni manalarını da bulacaksınız.
Epey uzun çalışmalardan sonra elinizdeki bu kitap düzenlenmiş oldu. Sebeb olan “Terzi oğlu Murat Derunî” oğlumuza ve aile efradı ile geçireceği uzun ömürler dilerim.
Çevremizde böyle evlâtlarımızın varlığı yolumuzun geleceği bakımından fakire ümit vermektedirler. Cenâb-ı Hakk zahir bâtın bütün evlâtlarımızın gönüllerini hoş hanelerini Gülşen irfaniyetlerini çok hoş eylesin.
Muhterem okuyucularımız, bu ve benzeri kitaplarımızı okumadan evvelki haliniz ile, okuduktan sonraki tefekkür halinizi, bir karşılaştırmanızı tavsiye edeceğim, bakalım oluşacak değişimin farkında olacakmısınız.
Cenâb-ı Hakk ilim ve irfaniyetinizi arttırsın konuları bizim akl-ı cüz’ümüzün anlayışıyla değil Onun İlâh-i anlayışı ile anlayışlarımızı açsın. Gayret bizden Tevfik Hakk’tandır. Herkese selâmlar. Hoşçakalın Allaha emanet olun.
Terzi Baba Necdet Ardıç Tekirdağ… 05-07-2024
ÖN SÖZ
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
BİSMİLLÂHİR RAHMÂNİR RAHÎM
Muhterem okuyucularım; her ne vesile ile elinize geçmiş olan bu kitabımızdan, İnşeallah Cenâb-ı Hakk’ın idrak vermesi ile en geniş şekilde faydalanmanızı temenni ederim.
Hatırası olmasına binaen aşağıdaki İz-Efendi Babam ile mail-mektuplaşmaları buraya alıyoruz.
Murat DERÛNİ
7.06.2020 Paz 20:02
Kime: Necdet ARDIÇ
Hayırlı Günler İz-Efendi Babacığım, Zuhurat yorumunuz, güzel ve nazik taltifleriniz için teşekkür ederiz... Bizde bir şey yok, o sizin ilminizin ve hâlinizin güzelliği ve yansımasıdır.
Bu arada (15) sayısı ve Zâti (Kûr'ân) konu meşguliyeti ile bu sıra sayısı için verilen işaret zuhurat ile anlaşılmış bulunuyor... Cenâb-ı Hakktan hayırlısı diyelim...
Deruni Selâm, Hörmet ve Muhabbetle İz-Efendi Babamız ve Nüket Annemizin ellerinden öperiz.
Necdet ARDIÇ
7.06.2020 Paz 13:57
Kime: Murat Derûni Hayırlı günler Murat Derûni oğlum hamdolsun şimdilik iyi sayılırız sizlerin de iyi olduğunuza sevindik.
Cenâb-ı Hakk iyilikten her daim ayırmasın.
Zuhuratına gelince güzel olduğu gözüküyor bizimle olman güzeldir. Zâhirde olmasa da batında terziliğin vardır zaten terzi atölyesinde de bulunan şimdilik 15 kadar güzide elemanların içinde senin de güzel bir yerin vardır hamdolsun, harf lifleri ile İlmi kelime ipleri oluşturup onlardan dokunan esma kumaşları ile hulleler biçip insanlara hep birlikte giydirmeye çalışıyoruz, Rabb-ımız kolaylıklar versin. Bu arada Kâ'be şekillerinin oluşması bildiğin gibi zâti konularla meşgul olunduğunun işaretleridir. Güzeldir Cenâb-ı Hakk daha nicelerini nasib eylesin inşeallah.
Hepimizden hepinize selâmlar hoşça kalın. "İz--T-B-"
Murat DERÛNİ, 6 Haz 2020 Cmt, 20:08 tarihinde şunu yazdı:
Hayırlı Günler İz-Efendi Babacığım, Nasılsınız iyi misiniz? Hamd olsun bizler şimdilik iyi sayılırız. Cenâb-ı Mevlâ iyilikten ayırmasın. İnşeallah...
Bu vesile ile; bugün sabah 5'e doğru sabah namazın kalkmadan hemen önce mânâda şöyle bir zuhuratımız oldu... Dikiş makinasında (zâhirde dikiş bilmem) saten kare beyaz kumaş üzerine biçtiğim üçgen, dört adet siyah saten kumaşı köşelerine dikiyorum dışta kalan tarafı siyah, içte kalan ♦ karo tarafı beyaz İz-Efendi Babamın çizdiği Kâbe şekli oluşuyor. Daha sonra İz-Efendi Babama Tekirdağ daki dergâh olduğunu düşündüğüm mekanda (etraf flu sadece İz-Efendi Babam ile karşılıklı oturuyoruz, başka ayrıntı yok) bu diktiğim Kâ'be açılım şeklindeki kumaşı İz-Efendi Babam alıyor ve inceliyor. Fakire dönüp Terzilik işi-işini de öğrendin diyor.
Derûni Selâm, hörmet ve muhabbetle İz-Efendi Babamız ve Nüket Annemizin ellerinden öperiz.
O tarihlerde oluşan mail ile yine Kûr’ân-ı Kerimde yolculuk çalışmalarına İz-Efendi Babamın isteği üzerine bir müddet ara verip, İslâmın 5 şartından biri olan Zekât konusuna yönelmemiz istemiş ve “205-15-Zekât ve İnfak” kitabı İz-Efendi Babamızın kitapları arasında yer almıştı. Ve fakirin zâhiri sebeplerinden dolayı da bir müddet ara açılmış oldu. Zamanı ve müşahadelerinin oluşması sonucu “On altıncı” çalışmamız olarak TÂRIK sûresi çalışmasına yönelmiş olduk…
Ana metinlerin altına, numaralandırılırak dipnotlar şeklinde, konu, kelime sözlük açıklamaları ve kaynaklar gerektiği yerlerde müracaat ve bilgi için belirtilmiştir.
Bu vesile ile evvelâ bütün okuyuculara bir ömür boyu sağlık, sıhhat ve gönül muhabbetleri ve gerçek ma’nâ da tasavvufî idrakler niyaz ederim. Bu dünya da en büyük kazanç burasını, bu âlemi şehâdet-i, gerçekten müşahede ederek yaşayıp geçirmek ve kendini tanımayı bilmek olacaktır. (12) Terzi Baba (1) 53 Necm Sûresi (37) adlı İz-Terzi Baba sohbetleri ve kitaplarının bu hususta faydalı olabileceğini düşünüyorum, Bunlardan biri de konumuz olan “TÂRIK” sûresidir. İçinde bir hayli mevzular olan bu sûre-i şerifin zâhir bâtın nûrundan bu dünyada iken yararlanmaya gayret edelim. Cenâb-ı Hakk’tan bu hususta her kez için başarılar niyaz ederim.
İrfâniyet yolunda desteğini esirgemeyen Nüket Annem, İz-Efendi Babam, eşim ve kızıma teşekkür ederim. Cenâb-ı Hak razı olduklarından eylesin, inşallah.
Sevgili okuyucum, bu kitabın yazılışında, düzenle-nişinde, basılışında, bastırılışında, tüm oluşumunda emeği ve hizmeti geçenleri saygı ile yadet, geçmişlerine de hayır dua et, ALLAH (c.c.) gönlünde feyz kapıları açsın. Yarabbi; bu kitaptan meydana gelecek manevi hasılayı, evvelâ acizane, efendimiz Muhammed Mustafa, (s.a.v.) in ve Ehl-i Beyt Hazaratı’nın rûhlarına, Nusret babamın ve Rahmiye annemin de ruhlarına, Nüket annemin ve İz-Efendi babamın ruhaniyetlerine, ceddinin geçmişlerinin de ruhlarına hediye eyledim kabul eyle, haberdar eyle, ya Rabbi.
Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim; çünkü kafamız ve gönlümüz, vehim ve hayalin tesiri altında iken gerçek ma’nâ da bu ve benzeri kitaplardan yararlanmamız mümkün olamayacaktır.
Gayret bizden muvaffakiyyet Hakk’tandır.
Murat Derûni
08-06-2024
ÜSKÜDAR/İSTANBUL
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
EUZÛ BİLLÂHİ MİNEŞ ŞEYTANİR RACÎM
BİSMİLLÂHİR RAHMÂNİR RAHÎM
(سورة الطارق ) TÂRIK SÛRESİ GİRİŞ…
Adını ilk ayette geçen “Târık” kelimesinden almaktadır. “Târık” kelimesi, geceleyin gelen, şiddetlice vuran, kapı çalan demektir. Burada bir yıldızın adı olarak zikredilmektedir.
17 âyetten oluşan Târık sûresi, Mekke’de inmiştir.
Mushaftaki sıralamada 86. nüzul sırasına göre ise 36. sûredir.
Bu sûrenin temel konuları şunlardır:
Târık yıldızı, Her insanın üzerinde bulunan koruyucu melekler, İnsanın halk edilişi, Öldükten sonra dirilmeye iman, Kafirlerin sürekli Allah’ın gözetimi altında olmaları.
Sûrenin temel mesajları ise şunlardır:
- Bu sûrede yüce Allah öncelikle Târık yıldızı üzerine yemin etmektedir. Kur’an’a bakıldığında, Allah’ın, insanın yapmasına ve ortaya koymasına imkan bulunmayan varlıklar üzerine yemin ettiği görülmektedir. Târık yıldızı, gece doğan ve karanlığı aydınlatan bir yıldız olarak anılmaktadır.
- Allah, her insanın üzerinde onu koruyan, amellerini yazan melekler yaratmıştır. Başka âyetler dikkate alınarak düşünüldüğünde, insanın üzerinde bulunan ve onun amellerini yazan melekler ile insanı koruyan melekler birbirinden ayrı olabilir. Yani insanın amellerini yazmak ve onu korumak tek meleğin işi değildir. Bu işlerin her biriyle vazifeli ayrı melekler bulunmaktadır. İnsan bunun şuurunda olmalı, hayatının her anında meleklerle beraber olduğunu yakinen hissetmelidir.
- Başka âyetlerde de belirtildiği gibi, bu sûrede de insanın atılan bir sudan halk edildiği ifade edilmektedir. Değişik ayetlerde, insanın halk edilişi ile ilgili değişik maddelerden bahsedilmektedir. Bunlar insanın ilk yaratılış maddelerini ifade etmekten çok, onun yaratılış (halk ediliş) aşamalarını anlatmaktadır.
- İnsanı bir damla sudan halk eden Allah, elbette onu öldükten sonra diriltme de gücüne sahiptir.
- Kafirler de Müslümanlar gibi Allah’ın melekleri tarafından izlenmekte, yaptıkları her amel yazılmaktadır.
- Gizlenenlerin ortaya döküldüğü kıyamet gününde insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.
- Kur'an, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O, asla bir boş söz veya şaka değildir.
- Yüce Allah, kafirlerin tuzaklarını boşa çıkarır.[2]
Sûre-i şerifin, kısaca sayı değerlerine bir göz atalım.
(86) Mushaf sıra numarası.
(36) Nüzul sıra numarası.
(99) Alfabetik sırası.
(30) Cüz sırası.
(17) Âyet sayısı.
(17) Fasıla harfleri.
(61) Kelime sayısı.
(254) Harf sayısı.
(573) Genel toplamdır.
Bu sayı değerlerinin birçok bağlantıları vardır. Ancak fazla vaktinizi almamak için genel sayıları ve bağlantısını vermekle yetinelim.
Fâsıla harfleri ا، ب، ر، ظ، ع، ق، ل harfleridir.
Elif: 1, Be: 2, Rı: 200 Zı: 900, Ayın: 70, Kaf: 100, Lam: 30 dur. Toplarsak (1+200+900+70+100+30= 1301) Fasıla harfleri değerleri (13) Hazret-i Muhammed şifre rakamı ve (14) Nûr-u Muhammediye bağlıdır.
ا (Elif) harfi (3) adet, ب (Be) harfi (2) adet, ر (Rı) harfi (3) adet, ظ (Zı) harfi (1) adet, ع (Ayın) harfi (2) adet, ق (Kaf) harfi (4) adet, ل (Lam) harfi (2) adettir.
Böylece (elif) harfi 3 adet, ferd-i selâse (zât-irade-kavil) dir. (be) harfi 2 adet, risâlet mertebesinin zâhir ve batını (peygamberlik, velayet), (rı) harfi 3 adet, Rab -Rabb’ül erbab – Rabb-i Has tır. (zı) 1 adet zulmet-karanlıktır. (ayın) 2 adet, zâhir ve batîn müşahadedir. (kaf) 4 adet, islamın şifre sayısının kudretidir. (lam) 2 adet, Uluhiyet ve Vahidiyet mertebeleridir.
Sûre-i şerifin sayı değerlerine bakalım;
(طارق) Târık sûre ismi “Ta-9” “Elif-1” “Rı-200” “Kaf-100” harf değerlerinden oluşmaktadır.
(9+1+200+100= 310) dur. Sıfırı kaldırırsak geriye 31 kalır ki bu da tersten 13 tür.
Mushaf sıralamasında (86) (8+6=14) nüzul sıralamasında (36) (3+6=9) dir. 17 âyettir. (1+7=8) dir. Genel sayı toplamı 573[3] idi. (5+7+3=15) dir. (13+14++9+8+15=59) dir. 5+9= 14 tür.
(13) Hakikat’’ül Ahadiyetül Ahmediyedir.
(14) Nûr-u Muhammediye (Tüm mertebeleri kapsayan mertebedir.) Toplam sayısal değeri vermesi zâhir batın kapsamasıdır.
(8) 8 cennettir.
(9) Tevhid-i Esmâ.
(53) İz-Terzi Babanın şifre sayısı ve Necm sûresi nuzül sırasıdır.
Sayısal değerler ile bu kadar iktifa ederek Târık sûresi dörtlüğü ile yolumuza devam edelim.
And olsun gökyüzüne ve TARIK'a Gidersen bilirsin parlak Tarık'a Biraz daha süre tanı onlara, Rahman Rahiym olan Allâh'ın adıyla,[4]
Bu girişten sonra, ilgili mevzuun ve sûre-i şerîfin varlığında, yolculuğumuza çıkmaya başlayalım. Cenâb-ı Hakk bu idrak yolculuğumuzda anla-ma kolaylıkları nasib etsin İnşeallah… Murat Derûni…
Mealen;
1- Göğe ve Tarık'a and olsun,
2 - Târık nedir, bildin mi?
3 - O, karanlığı delen yıldızdır.
4 - Hiçbir nefis yoktur ki başında bir muhafaza edici bulunmasın.
5 - Onun için insan neden yaratıldığına (halk edildiğine) bir baksın.
6 - Atılan bir sudan yaratıldı. (halk edildi)
7 - O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar.
8 - Elbette Allah'ın onu döndürmeye gücü yeter.
9 - O gün bütün sırlar ortaya dökülecek,
10 - İnsanın o gün ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı.
11 - Andolsun o dönüşlü göğe,
12 - O yarılıp çatlayan yere,
13 - Kuşkusuz Kur'ân, ayırıcı bir sözdür.
14 - O asla bir şaka değildir.
15 - Haberin olsun ki, kâfirler hep hile (tuzak) kuruyorlar.
16 – Bir hile (tuzak) ben de kuruyorum.
17 - Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı.[5]
Murat DERÛNİ
14-04-2024
İSTANBUL/İSTANBUL
Bismillâhirrahmânirrahîm.
“Rabbi zidniy ilmâ.” “Ya rabb-i ilmimizi ziyadeleştir.”
وَالسَّمَاء وَالطَّارِقِ {الطارق/1}
“Ve-ssemâ-i ve-ttârik” Göğe ve Tarık'a and olsun, (86/1)
Burada Gök ve Târık’a (karanlıkları delip ortalığı aydınlatan yıldıza) Cenâb-ı Hakk’ın yemin etmesi önem atfettiğini bizlere bildirmektedir.
Tarık “lügatta "gece yürüyüşü yapan", "geceleyin gelen" veya "yıldız" demektir.
Gök; gönül göğüdür. Ve bu yıldızın bu gönül göğünde bulunup zûlmet-karanlığı delip geçtiğini bizlere bildirmektedir. Nefsinin cahilliğini içinde yaşayanları karanlığını talepleri halinde aydınlatmaktadır.
وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ {الطارق/2}
“Vemâ edrâke mâ-ttârik.” Târık nedir, bildin mi?
Bu âyette “edrake” “Kef” diye muhatap tutulan sen ile öncelikle Hazret-i Muhammed s.a.v. ve daha sonra biz ümmetidir.
Efendimiz s.a.v. “Ma” nedir? Sorusu ile sen bu tarık (yıldız) nedir âlemlerin semâsında derk/idrak ettin hükmündedir.
Derk/idrak= “Lügatta. Anlayış. Kavrayış. Akıl erdir-mek. Fehim. Yetiştirmek.” Ma’nâsında geçmektedir ki, “kişinin bünyesine işlemiş müşahedeli bilgi” demektir.
Bu hüküm bizlere, ümmete döndürüldüğü zaman “vemâ edrâke” orada “mâ” soru hükmüne geldi, olumsuz hükmüne gelir. Sen bu tarık’ı (yıldızı) idrak edemedin. Veyahut edebildin mi? Veya etmeye çalış, gibi dikkatimiz çekilmektedir.
النَّجْمُ الثَّاقِبُ {الطارق/3}
“Ennecmu-ssâkib.”