Śumme lâ yemûtu fîhâ velâ yahyâ
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
A'lâ ve Gâşiye Sûreleri
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Summe lâ yemûtu fîhâ velâ yahyâ” Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır. (87/13)
Kıyâmet günü geldiği zaman aklını alırlar adamı, başta ne akıl kalır, ne düşünce! Başına gelecekler anlaşılınca;
Nebe sûresinde;
إِنَّا أَنذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَنِي كُنتُ تُرَابًا {النبأ/40}
“İnnâ enzernâkum azâben karîben yevme yenzuru-lmer-u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlu-lkâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ(n)” Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve kâfir diyecek ki: “Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım.” (78/40)
Hayvanların birbirinden hakkını alıp toprak olduğunu görünce “şekavet” ehli keşke toprak olaydım diye nida edecektir. Artık ne ölüm vardır. Bu dünya da tatmıştır. Ne de dirilecektir. Bu dünya hayatında dirilememiştir. İki arada bir derede azab içinde olacaktır.
Âyette geçen “yahya” kelimesi ölmeden önce ölenler yahyaviyet mertebesindedir. Bu mertebeye erişen için ölüm yoktur. Ebedi diridir. Bu da dünya hayatında yapılacak çalışma neticesinde elde edilir.