İçeriğe atla
Tevbe 108Cüz 11 · Sayfa 204

Tevbe Sûresi 108. Âyet

التوبة

Sohbete sor

Lâ tekum fîhi ebedâ(en)(c) lemescidun ussise ‘alâ-ttakvâ min evveli yevmin ehakku en tekûme fîh(i)(c) fîhi ricâlun yuhibbûne en yetetahherû(c) va(A)llâhu yuhibbu-lmuttahhirîn(e)

Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha layıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.

Tevbe Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Lâ tekum fîhi ebedâ(en) lemescidun ussise alâ-ttakvâ min evveli yevmin ehakku en tekûme fîh(i) fîhi ricâlun yuhibbûne en yetetahherû va(A)llâhu yuhibbu-lmuttahhirîn(e) Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever. (9/108)


“Küba Mescidi” ve hakikati” Vakti gelince Sevr’den çıkıldı, hicret devam ediyordu, nihayet gelmekte olan yolcular Medine’nin dış taraflarında bulunan “Küba” köyünden görüldüler ve herkes “talaal bedrü aleyna.....” diyerek , karşılandılar.

Acaba onlara hakikaten gelenin “bedri münir” (nurlu kamer) ilahiyat güneşinin yansıtıcısı olduğunu kim bildirmişti?....

İşte sen hicret yolunda medeni olmaya doğru gidersen o nurlu gönül nağmelerini duymaya başlarsın.

Bilindiği gibi “Mescid” secde yeri, ibadethane demektir. Hicret ehlinin ilk yapması lazım gelen şey, gönlünde bir ibadethane kurmasıdır. Şöyle ki, daha evvelce gönlü her türlü menfaat ve dünyalıkla dolu olduğundan ne zamanı ve ne de mekanı mescid yapmaya imkan vermiyordu.

Belli bir aşamadan sonra bunu anlayarak gönlünden kendine hiç faydası olmayan birçok şeyleri çıkararak, onlardan boşalan yere de bir mescid yaparak, buna da “Küba” (Kudret Mescidi) demesi, kendisine çok şey kazandıracaktır.

Orada ibadetiyle gücünü daha da arttırarak nefsine hakim olması imkan dahiline girmiş olacaktır.

O “Mescid”in yapılmasında muhacir, ensar ve Hz. Rasulullah (sav.) Efendimiz dahi çalışmaktadır. Yani içten ve dıştan gelen yardımcı güçler ve “Hakikati Muhammedi”den gelen yardımla sen de gönül “küba”nı oluşturmaya çalış.

“Küba Mescidi” Medine-i Münevvere’nin ilk zat tecellisi, “Ka’be”si hükmündedir.

Nasıl ki, Mekke’de “Beytül Atik” (eski/ilk ev)de “Kelime-i Tevhid” zuhura geldi; Medeni Münevvere’de de ilk resmi “Kelime-i Tevhid” “Küba Mescidi”nde telaffuz edildi. Bu yüzden değeri çok yüksek ve Medine’nin “Ka’be”si hükmündedir.

“Küba” harf değerleri itibariyle;

() “kaf” 100

() “vav” 6

() “be” 2 = 108 (1+0+8) =18 eder, ki bu mescidin hakikati 18000 âlemi toplamış demektir.[112]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)