Emir Alemi
İlahi emirlerin alemi. Ruhani varlıklar alemi.
Tanım
Emir Âlemi (âlem-i emr), Allah'ın "Kün!" (Ol!) emriyle sebepsiz, zamansız, vasıtasız meydana gelen ruhanî, latîf varlıklar âlemidir. Halk âleminin karşıtı olarak konumlandırılır. Akıl, ruh, nefs, levh-i mahfuz ve kalem bu âlemin mertebeleridir.
Kur'an Referansı
- A'râf 7:54 — "Dikkat edin! Yaratmak (halk) da emir (emr) de yalnız O'nundur."
- İsrâ 17:85 — "De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir." (Tasavvuf kozmolojisinin emir âlemi tasnifinin ana nass'ı)
- Yâsîn 36:82 — "Emri, bir şeyi dilediği zaman ona yalnız 'Ol!' demektir."
Ruh'un Emir Âleminden Olması
İsrâ 85 âyeti, ruhun mahiyetinin insana verilmediğini bildirmekle beraber onun emir âleminden olduğunu açıkça söyler. Bu yüzden ruh:
- Zamansızdır (ezelî-ebedî bir yönü vardır)
- Mekânsızdır (cismânî değildir)
- Bölünmez, parçalanmaz
- Doğrudan ilahî nefhanın eseridir (Hicr 15:29)
Emir Âleminin Mertebeleri
Klasik tasavvuf kozmolojisinde emir âlemi şu mertebelerden oluşur:
- Akl-ı Evvel / Hakikat-i Muhammediyye — İlk yaratılan, taayyünatın başı
- Nefs-i Külliye / Levh-i Mahfûz — Bilgi, mukadderât, kader levhası
- Kalem-i A'lâ — İlahî ilmin levhe yazılış vasıtası
- Arş, Kürsî (bazı tasniflerde)
- Melekler âlemi (âlem-i melekût)
Sadreddin Konevî ve İbn Arabi
Sadreddin Konevî Miftâhu'l-Gayb'da emir âlemini "mümkin âlemlerin en latifi ve en yakını" olarak tanımlar. İbn Arabi Fütûhât'ta emir âlemini "âlem-i gayb", halk âlemini "âlem-i şehâdet" olarak kavramlarla eşleştirir. Rahman sûresi 19-20'deki "iki deniz" mecazını bu iki âlemin kesişimi olarak yorumlar.
Bedene Nispeten
Halk âleminden beden, emir âleminden ruh... İnsan bu iki âlemin birleşim noktasıdır ve berzah konumundadır. Gazâlî'ye göre kalp (kalb-i latif), emir âleminden olan ruhun insandaki mazharıdır.
İlgili Kavramlar
Kaynaklar
- Kur'an, İsrâ 17:85, A'râf 7:54
- Sadreddin Konevî, Miftâhu'l-Gayb
- Gazâlî, İhyâü Ulûmi'd-Dîn (Acâibü'l-Kalb)
- İbn Arabi, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Ahmed Avni Konuk
4x“İlliyyîn, "âlem-i emr" ve siccîn "âlem-i halk"tır. Ve âlem-i emr âlem-i şe'nden ibaret olup latîftir ve âlem-i siccîn âlem-i zuhûrdan ibaret olup kesîftir. Ervâh-ı ebrâr, şerîatin hükmüne göre amelleri sebebiyle ahkâm-ı tabîatten halâs olduklarından İllîyyîn'e urûc ederler.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Mahmûd-ı Şebüsterî
2x“Halk Alemi de o bir nefesten varoldu, Emir âlemi de. Çünkü aslına giden o nefes yok mu? Gelen de oydu işte. Fakat burada hakikatte ne gelmek var, ne gitmek. İyice bir baksan görürsün ki gelmek, gitmekten ayrı bir şey değil.”
123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Ve âlem-i emr âlem-i şe’nden ibâret olup latiftir ve âlem-i siccîn âlem-i zuhûrdan ibâret olup kesiftir. Ervâh-ı ebrâr, şerîatin hükmüne göre amelleri sebebiyle ahkâm-ı tabîatten halâs olduklarından lllîyyîn’e urûc ederler. Ervâh-ı füssâk ve füccâr ahkâm-ı şer’iyyeyi terk ve huzûzât-ı nefsâniyyeye meyil ile ahkâm-ı tabîatte müstağrak olduklarından İlîyyin’e urûc edemeyip, siccînde kalırlar.”
174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi

Ahmet Avni Konuk
2x“Bu beyt-i şerîfte sûre-i A'raf'ta olan أَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْأَمْرُ تَبَارَكَ اللَّهُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (A'raf, 7/54) ya'ni "Âlem-i halk ve âlem-i emr Allâh'ındır ki, onun şânı müteâlîdir" âyet-i kerîmesine işaret buyurulur. Ya'ni, bizim bu sözlerimizden Hak Teâlâ'nın bu âyet-i kerîmede beyân buyurduğu üzere âlem-i halk ile âlem-i emrin Hakk'ın emrine tâbi' olduğunu bil!”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Böyle bir ölçü ile geliyorlar soruyorlar işte bir tanesi ruh hakkında “ruh nedir” diye soruyorlar, o anda vahy nazil oluyor, “sana ruhtan soruyorlar de ki o rabbimin emrindendir, (emir iş demektir, emir alemi yani madde aleminin üstünde olan bir alemdir, emir alemi ruhlar alemidir) ruhlar alemindendir diyor ruh. Mana alemi melekut alemindendir, yani madde kaynaklı bir varlık değildir, onu evvela anlatmak istiyor ve...”
133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1

Ahmet Avni Konuk
2x“Rûh Rabbimin emrindendir, de!” âyet-i kerîmesine işaret buyurulur. Ya'nî, âlem iki kısımdır; birisi âlem-i emr ve diğeri âlem-i halktır. Âlem-i emr, âlem-i ma'nâ ve letâfet ve âlem-i halk ise, âlem-i sûret ve kesâfettir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12

Ahmet Avni Konuk
2x“âlem-i fikir C. 11 290 âlem-i gayb ©. 1 87, 109, 274, 476, 496; C.Il 38, 49, 56, 96, 432, 344, 432, 462, 468;C. 111 278, 387; C.IV 51, 370, 371, 372, 419, 451, 502, 507; C. V 138, 150, 276, 327, 485;C”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Ve buna âlem-i emr de denir. ✨ ✨ Sade Türkçe flash Latîf olan mutlak Zât, bu mertebeden sonra, ilimde sabit olan suretler sebebiyle, nuranî cevherlerden ibaret olarak ruhlar mertebesine iner.”
Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Zîrâ onun nûriye- ti ve tenezzühü ve mâddeden tecerrüdü vardır; ve âlem-i emrden olduğu cihetle haddi mechûldür; ya'ni halk onun haddini bilmez. Halbuki cisim mahdûddur; ona şu kadar arşın diye ta'yîn ve tahdîd etmek mümkindir; ve rûhdan eb'addir. Çünkü havâss ve kuvâ-yı cismâniyye, cisimlerin mikdârı- na göredir; ve onların hudûduyla mahdûddur.”
Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“İkincisi “gayb-ı izâfî”dir; ve o da âlem-i emrdir; ve ukūl ve nüfûs ve ervâhın âlem-i ibdâıdır. Ve âlem-i emr ve ibda' dahi bize izâfetle gayb ve karanlık olduğu için gecedir. Ve gayb-ı hakîkî olan zât-ı mutlaka ve âlem-i maânî olan hakāyık-ı esmâ-i zâtiyyeye nisbetle şehâdet ve aydınlık olduğu için gündüzdür.”
Kelime-i Nûhiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Subbûhiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“) nispet edilen, Sıddıkiye (Bekriyye) daha sonra Beyazıt Bestamiye nispet edilen Tayfuriye daha sonra Yusuf Hamedani’ye nispet edilen Hacegan ve Şah-ı Nakişibendi ile Nakşibendi den günümüze gelen sistemde [101] (الله) “Allah c.c.” zikri Âlem-i Emir Âlem-i Halk ve Letaif olarak daha sonra “Kelime-i Tevhid” Neyfi İspat zikri olarak nefsi haps ederek devamında dört adet Murakebe [102] olarak devam etmektedir.”
Tarık Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Halk âlemi , esma âleminde bulunan bütün isimlerin mânâlarının görüntüye geldiği zuhur mahallidir. Emir âlemi, aynı zamanda Nûr-u ilâhinin faaliyete geçtiği mertebedir. Daha evvelki bir âyette belirtilen, “emrimizden bir rûh” , zât mertebesinden, “Rûh-ul a’zam” sıfat mertebesinden, “Rûh’ul kuds,” burada belirtilen rûh ise, sıfat mertebesi, “rûh’ul kuds” ten kaynağı olan “Nûr-u ilâhi” ile faaliyete geçerek “âlemler”...”
Vahiy ve Cebrâîl

Ahmed Avni Konuk
“Bunlar da yedi latîfedir (manevî incelikler). Her bir latîfenin kendisine özgü bir rengi vardır. Onların beşi "âlem-i emir"dendir ki, bunlar da "kalb", "rûh", "sır", "hafi" ve "ahfa"dır. Diğer ikisi "âlem-i halk"tandır. Onlar da "nefis" ve "kalıb"dır.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Zat-ı mutlakın şuunatıdır, ikinci gayb; gayb-ı izafidir, o da emir alemidir. Ukul, nüfus ve ervahın alemin kaynağıdır. Emir alemi ve ibda dahi izafet ve gaybla karanlık olduğu için gecedir, gayb-i hakiki olan Zat-ı mutlaka ve alem-i mani olan hakaik-i esma-ı zatiyenin nisbetle şehadet ve aydınlık olduğu için gündüzdür.”
121 Fu Hi 03 NUH FASSI

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Yani emir alemi deniliyor mana alemine işte yukarıda program yapılıyor, emrediliyor, buyuruluyor burada zuhura geliyor. Tezahür eylediği üzere emrin hakikati budur ki yani bu alemdeki emirlerin, işlerin hakikati budur ki halik mahluktur , onun aksi olmak üzere de mahluk haliktir . Aklımıza gelecek ki peki o mahluk hakikatte haliksa o zaman ne olacak?”
122 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Bu izahtan sonra emrin hakikati budur ki, hani وَيَسْئَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبِّى 17/85 “sana ruhtan soruyorlar, de ki o ruh Rabbımın emrindendir” emir iş demektir. Yani emir alemi deniliyor mana alemine işte yukarıda program yapılıyor, emrediliyor, buyuruluyor burada zuhura geliyor.”
181 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...tinde halk yoktur. her varlığa sûret getiren bir sıfattır. RUBUBİYYET: Bu âlemin bekasını ister. Bu tecelli yönünden Hak ve halk vardır. ULÛHİYYET: Bu âlemin fenâ bulmasını gerektirir. Ama kendi bekâ gözünde. B...”
41 (İnci tezgâh-ı)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Namaz kılan kötülüklerden alıkonulmuş Allahın ve Hakikati Muhammediyenin ahlakıyla ahlaklanmış olduğu rububiyet mertebesi hakikatiyle anlatlıyor. Dur emirdir. Emir iş, hakikat demek. Emir alemi rahmaniyete yakın alemi ervah alemidir kendi ”ben sizin rabbiniz değil miyim. araf 7/172” rabbani kimliğini bulma yeri.”
Dur Rabbın Namazda Cilt 1

Ahmet Avni Konuk
“...Rahmânî, âlem-i emr, kenzü’l-ervâh, mübîn-i sıfât, ahadiyyet-i kesret, müntehâ’l-âbidîn, vücûd-ı müfâz, âlem-i sânî, ma’den-i ervâh, ayne’l-yakîn. Suver-i ilmiyyeden ibâr...”
Fusûsul Hikem Mukaddime

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...allidir. Gece, tecellinin zamanıdır. Ortada senin heykelinden başka bir şey olmadığına göre, heykelin karanlık gecedir ve Allah tecellisiyle onu aydınlatmaktadır. Ayrıca Kadir Gecesi olan insan, Kur’an’ın kendi...”
69 2 Namaz-Sûreleri̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Halk âlemi , esma âleminde bulunan bütün isimlerin mânâlarının görüntüye geldiği zuhur mahallidir. Emir âlemi, aynı zamanda Nûr-u ilâhinin faaliyete geçtiği mertebedir. Sıfat mertebesi, “rûh’ul kuds” ten kaynağı olan “Nûr-u ilâhi” ile faaliyete geçerek “âlemler” (mükevvenatı) mey-dana getiren rûh’tur.”
236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi Murat Deruni

Nusret Tura
“Üçüncü dâire, melekût âlemidir. Buna mi’sal âlemi, hayâl âlemi, ikinci taayyün, ikinci tecellî âlemi, sidre-i münteha, emir âlemi, küçük berzah, tafsil âlemi dahi derler. Dördüncü dâire, şehâdet âlemi, mülk âlemi, felekler ve yıdlızlar âlemi, mevâhib âlemi ve nihâyet göz bebeği dediğimiz noktada insân-ı kâmilin mevkîidir.”
77 Aşk VE Muhabbet Yolu

Ahmed Avni Konuk
“Zîrâ rûh âlem-i sıfatdan ve âlem-i emir ve şe'nden olduğundan, tecerrüdü hâlinde kendisinden bir fiil sâdır olmaz; fiil sâdır olmak için, âlem-i halkdan bir kesîf âlet ve cisim lâzımdır. Ma'lûm olsun ki, rûh hakkında zâhir ve bâtın ulemâsının birçok sözleri vardır. Fakat Mesnevî-i Şerîf'den ve Hz.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Bu mertebede her bir rûh kendisini ve kendi mis- lini ve kendi mebdei olan Hak Sübhânehû ve Teâlâ hazretlerini müdriktir. Bu âleme “âlem-i emr”, “âlem-i gayb”, “âlem-i ulvî” ve “âlem-i melekût” derler. Bu mertebe zât-ı mutlakın ayrılık ve gayriyet nev'i üzere hâriçte zuhûrudur.”
Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- عالم الأمر
- domain
- tasavvuf
- related_to
- halk-alemi,ruh