Rûh
✓ OnaylıAziz dostum, sohbete hoş geldin. Önümüzde öyle bir derya var ki, nice ârifler kıyısında durup hayranlıkla seyretmiş, nice sâlikler bir damlasına vasıl olmak için ömürler tüketmiş. Bu deryanın adı Rûh’tur. O, Cenâb-ı Hakk’ın insana kendi Zât’ından bir nefes, bir sır olarak üflediği latîf cevherdir. Kur’ân-ı Kerîm, "Sana rûhtan soruyorlar. De ki: 'Rûh, Rabbimin emrindendir'..." (İsrâ, 85) buyurarak, onun hakikatinin beşerî akılla tam olarak kuşatılamayacağını, ilminin yalnızca Hakk’a ait olduğunu
Aziz dostum, sohbete hoş geldin. Önümüzde öyle bir derya var ki, nice ârifler kıyısında durup hayranlıkla seyretmiş, nice sâlikler bir damlasına vasıl olmak için ömürler tüketmiş. Bu deryanın adı Rûh’tur. O, Cenâb-ı Hakk’ın insana kendi Zât’ından bir nefes, bir sır olarak üflediği latîf cevherdir. Kur’ân-ı Kerîm, "Sana rûhtan soruyorlar. De ki: 'Rûh, Rabbimin emrindendir'..." (İsrâ, 85) buyurarak, onun hakikatinin beşerî akılla tam olarak kuşatılamayacağını, ilminin yalnızca Hakk’a ait olduğunu en baştan bize bildirir. Bizim vazifemiz, bu sırrı akıl terazisinde tartmak değil, o sırrın tecellî ettiği kendi varlığımızda onu hissetmek, onunla hemhâl olmaktır. Terzibaba İrfan Mektebi’nde bizler, rûhu kuru bir bilgi olarak değil, yaşayan, tecrübe edilen, silsileden silsileye feyzi akan bir hakikat olarak görürüz. Bu sohbetimizde, rûhun ne olduğunu, ne olmadığını, onun beden ve nefs ile olan münasebetini, mürşidlerin bu yolda bize nasıl bir ayna olduğunu onların kendi lisanıyla anlamaya gayret edeceğiz.
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- الروح
- domain
- tasavvuf
- related_to
- emir-alemi,halk-alemi,berzah,ruhullah,kabir