İçeriğe atla

Halk Alemi

Yaratılmış varlıklar alemi. Maddi evren.

Tanım

Halk Âlemi (âlem-i halk), yaratılmış, cisimlendirilmiş, zaman-mekâna tabi varlıkların bulunduğu âlemdir. Tasavvuf kozmolojisinde, Emir Âlemi (âlem-i emr) ile ikili bir yapı oluşturur: Emir âlemi Hakk'ın "Kün!" emriyle doğrudan, halk âlemi ise sebepler, maddeler ve zamansal oluşla meydana gelir.

Kur'an Referansı

  • A'râf 7:54 — "Dikkat edin! Yaratmak (halk) da emir (emr) de yalnız O'nundur." Bu ayet klasik tasavvuf kozmolojisinin iki-âlem tasnifinin temel dayanağıdır.
  • Yâsin 36:82 — "Bir şeyi dilediği zaman emri, ona yalnız 'Ol!' demektir; o da hemen oluverir." (Emir boyutunun zaman-dışı karakteri)

İki Âlem Tasnifi

ÖzellikHalk ÂlemiEmir Âlemi
MahiyetiCismânî, maddîRuhanî, latîf
ZamanZamansaldırZaman-ötesidir
SebepSebeplerle yaratılırDoğrudan "Kün!" ile olur
ÖrnekFelekler, anâsır, mevâlîd (cansız-bitki-hayvan-insan bedeni)Akıl, ruh, nefs, levh, kalem

Tasavvufî Yorum

Necmeddin-i Kübrâ ve Sadreddin Konevî gibi sûfiler, halk âlemini "kesafet âlemi" (yoğunluk), emir âlemini ise "letafet âlemi" (incelik) olarak tasnif eder. İmam-ı Gazalî İhyâ'sında bu ayrımı ruhun bedene ilişkisi üzerinden anlatır: ruh emir âleminden, beden halk âlemindendir.

Beden, Ruh ve Bu İki Âlem

İnsan, tasavvufta iki âlemin kesişim noktasıdır:

  • Bedeni → halk âleminin mensubu (dört unsur: toprak, su, hava, ateş)
  • Ruhu → emir âleminden üflenmiş (Hicr 15:29, Sâd 38:72)

Bu yüzden insan, âlem-i sağîr (küçük âlem) olarak âlem-i kebîrin (büyük âlem) minyatürüdür.

Halk Âleminin Hiyerarşisi

Klasik tasavvuf kozmolojisi (Gazâlî, Kayserî) halk âlemini aşağıdan yukarı şöyle sıralar:

  1. Anâsır (dört unsur)
  2. Mevâlîd-i selâse (üç tevellüt: cemâdât-madenler, nebâtât-bitkiler, hayvânât)
  3. Eflâk (gök felekleri — Batlamyus kozmolojisinde)

İlgili Kavramlar

Kaynaklar

  • Kur'an, A'râf 7:54
  • Gazâlî, İhyâü Ulûmi'd-Dîn (Acâibü'l-Kalb)
  • Sadreddin Konevî, Miftâhu'l-Gayb
  • Davud-i Kayserî, Mukaddimât

Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10

Ahmet Avni Konuk

12x

“İnân", Akrebü'l-Mevârid'in beyânına göre "suyu tutan bulut ve göğe bakıldığı vakit gözün gördüğü irtifa' ve taraf" ma'nâlarına gelir. Burada "suyu tutan bulut" ma'nâsı münasibdir ki, bundan âlem-i halk murâd buyrulur. Dîğer ma'nâların tevcîhi de mümkindir. Ve "gök"ten murâd âlem-i halkın yukarısı olan âlem-i emrdir; ve âlem-i halk âlem-i emrin hâl-i kesâfetidir.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11

Ahmet Avni Konuk

3x

Bu beyt-i şerîfte sûre-i A'raf'ta olan أَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْأَمْرُ تَبَارَكَ اللَّهُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (A'raf, 7/54) ya'ni "Âlem-i halk ve âlem-i emr Allâh'ındır ki, onun şânı müteâlîdir" âyet-i kerîmesine işaret buyurulur. Ya'ni, bizim bu sözlerimizden Hak Teâlâ'nın bu âyet-i kerîmede beyân buyurduğu üzere âlem-i halk ile âlem-i emrin Hakk'ın emrine tâbi' olduğunu bil!

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13

Ahmet Avni Konuk

2x

V 345; ©. 2011 67 hamâil ©. 11ل hamâkat C. IV 50, 67: 0. آلا 441; 0. Vİ 26, 27, 108, 114, 134, 140, 141, 143, 291; ©. X 115, 116, 123, 158, 230,376,544;C.X1341;C. 501 155, 224; C. XL 157, 142, 320 ham

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13

Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)
Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)

Muhyiddin İbnü'l-Arabi

2x

Mülk alemi, nasut alemi, halk alemi, his alemi, anasır alemi, yıldızlar ve felekler alemi, mevalid alemi (bunlardan murad, maden, nebat ve hayvanlardır ) Ve arşı azîm dahi bu alemdendir. Cisimler aleminin cümlesini ihata eder. Bu şehadet aleminin dışında kalan diğer alemlere, “gayb alemi” veya “emr alemi” derler.

111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”

Kelime-i Hûdiyye
Kelime-i Hûdiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi

2x

Ya'ni Hak, zamân ile mesbûk olup “mahlûkāt” ve “âlem-i halk" ve "âlem-i şehadet” tesmiye olunan hakāyıkta; ve zamân ile mesbûk olmayıp “mübdeât” ve “âlem-i emr” ve “âlem-i ervâh” tesmiye olunan hakāyıkta, sereyân-ı vücûd ile sârîdir. Eğer iş böyle olmasaydı, vücûd sahîh ve sabit olmaz; ve bir şey vücûd bulmaz idi.

Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8

Ahmet Avni Konuk

2x

Halk âlemi ve yoğunluk ve belirginleşmeler yeri yönler tarafınadır ve yönler ile sınırlıdır. Emir ve sıfat âlemini, yani anlam yerini, yönden arınmış bil. Halk âlemi ve kesâfet ve taayyünât mevtını cihetler tarafınadır ve cihetler ile mukayyeddir. Emir ve sıfat âlemini ma'nâ mevtınını cihetden ârî bil.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1

Ahmed Avni Konuk

Zîrâ rûh âlem-i sıfatdan ve âlem-i emir ve şe'nden olduğundan, tecerrüdü hâlinde kendisinden bir fiil sâdır olmaz; fiil sâdır olmak için, âlem-i halkdan bir kesîf âlet ve cisim lâzımdır. Ma'lûm olsun ki, rûh hakkında zâhir ve bâtın ulemâsının birçok sözleri vardır. Fakat Mesnevî-i Şerîf'den ve Hz. Şeyh-i Ekber'in âsâr-ı aliyyelerinden ve Azîz Nesefî hazretlerinin risâlelerinden anlaşılan hulâsa-i ma'nâ şudur: Rûh,...

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1

Altı Peygamber — Hz. Âdem
Altı Peygamber — Hz. Âdem

Terzibaba - Necdet Ardıç

” Yani (bâtın) ismi olan âlem-i gayb’dan (zâhir) ismi olan âlem-i halk’a > şehadet’e dahil ederek, görünür ve bilinir hale getirdi ve size bir varlık elbisesi > kimliği giydirerek (nâs) “İnsân” ismini vererek böylece hitap etti. (min nefsin vahidetin) (nefs’i vâhid) yani tek nefs’ten; yani, آدَمُ (Âdem) şifresiyle ifade edilen mahalden halk etti, onu da vahidiyyet nefs’inden halk etti ki; işte bu oluşum âlemlerde...

15 6 Pey 1 Hz. dem

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12

Ahmet Avni Konuk

Ya'nî, âlem iki kısımdır; birisi âlem-i emr ve diğeri âlem-i halktır. Âlem-i emr, âlem-i ma'nâ ve letâfet ve âlem-i halk ise, âlem-i sûret ve kesâfettir. Binâenaleyh rûh âlem-i emrden olduğu için âlem-i sûretten mahfidir; ve kelâm ise, âlem-i sûrettendir.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12

Vahiy ve Cebrâîl
Vahiy ve Cebrâîl

Terzibaba - Necdet Ardıç

Özet yorum : Zuhurda olan âlemler gayb ve şehadet, diğer isimle-riyle, emir ve halk olmak üzere iki mertebedendir. Emir, → esma; halk ise, → ef’al yani fiiller, madde âlemidir. Halk âlemi , esma âleminde bulunan bütün isimlerin mânâlarının görüntüye geldiği zuhur mahallidir. Emir âlemi, aynı zamanda Nûr-u ilâhinin faaliyete geçtiği mertebedir.

Vahiy ve Cebrâîl

Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)
Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)

Terzibaba - Necdet Ardıç

Cihânı gördü bir iş ki îtibarî; “Bir” sayısı misâli diğer sayılara sârî. Emr ve halk âlemi oldu bir nefesten; O nefes ona geri döndü neden. Gidip gelmek bu yerde bilmek oldu; Bakılsa gitmek aynı gelmek oldu. Bir asla dönücüdür bu bütün eşyâ; Odur ancak olan âşikâr ve peydâ.

75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ

Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)
Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)

Terzibaba - Necdet Ardıç

Mülk alemi, nasut alemi, halk alemi, his alemi, anasır alemi, yıldızlar ve felekler alemi, mevalid alemi (bunlardan murad, maden, nebat ve hayvanlardır ) Ve arşı azîm dahi bu alemdendir. Cisimler aleminin cümlesini ihata eder. Bu şehadet aleminin dışında kalan diğer alemlere, “gayb alemi” veya “emr alemi” derler.

Lübbül Lüb

Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)
Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)

Mahmûd-ı Şebüsterî

Sanki tek varlık, bütün sayıları meydana getirmişti. Halk Alemi de o bir nefesten varoldu, Emir âlemi de. Çünkü aslına giden o nefes yok mu? Gelen de oydu işte. Fakat burada hakikatte ne gelmek var, ne gitmek.

123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ

Sohbet Arası Sohbetler (26)
Sohbet Arası Sohbetler (26)

Terzibaba - Necdet Ardıç

...n çok aziym bir hadisedir. Cenâb-ı Hakk, Hakikat-i İnsâniyye olan bu âlemleri, onlar gizli hazinede iken, a’dem den, izâfi yokluktan zuhura çıkarmayı diledi. Zât-ı mutlak A’ma’iyyet’ten Ahadiyyet’e, oradan Vahid...

158 26 Sohbet aras sohbetler

TB. Kelime-i Hûdiyye
TB. Kelime-i Hûdiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi

...eğmesi) lazım gelmez. Yani başkaları isterse boyun eğmesinler, kabullenmesinler, ortada hiçbir şey değişmez. Mühim olan senin sendeki hakikatini idrak edip de kendi asaletini idrak etmendir. Zîrâ sana boyun eğe...

185 Fusûsu’l-Hi̇kem

Nûr Sûresi
Nûr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Zuhurda olan âlemler gayb ve şehadet, diğer isimle-riyle, emir ve halk olmak üzere iki mertebedendir. Emir, → esma; halk ise, → ef’al yani fiiller, madde âlemidir. Halk âlemi , esma âleminde bulunan bütün isimlerin mânâlarının görüntüye geldiği zuhur mahallidir. Emir âlemi, aynı zamanda Nûr-u ilâhinin faaliyete geçtiği mertebedir.

236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi Murat Deruni

Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)
Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)

Terzibaba - Necdet Ardıç

...ten Ahadiyyet’e, oradan Vahidiyyet’e nüzül ederek, orada ilm-i İlâhi’de bütün âlemlerin plânlaması bir bütün olarak oluşturuldu. Burası İnsânın kaynağı, “Vâhidiyyet nefsi” oldu. Buradan Rahmâniyyet mertebesi iti...

Gökyüzü İnsanları Araştırması 2

Kelime-i Ya'kûbiyye
Kelime-i Ya'kûbiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi

...ût, âlem-i halk, âlem-i his, âlem-i anâsır, âlem-i ecsâm, âlem-i mevâlîd ilh... gibi esâmî ile tevsîm ederler. İmdi bu tenezzülâtın cümlesi zât-ı latîf-i Hakk’ın mertebe m...

Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye

Kelime-i İbrâhîmiyye
Kelime-i İbrâhîmiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi

...“âlem-i halk” ve “âlem-i hudûs” denilmiştir. Binâenaleyh bu âlem-i hudûsde, kisve-i kesîf-i taayyüne bürünüp zuhûr etmiş olan ancak Hakk’ın vücûdudur. Bu mevtında, her ma...

Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye

Târık Sûresi
Târık Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

...ûk gören bir insanın sadrındaki letaifin zikrullahla mezmun sıfatlardan temizlenip nurlanmasına tasfiye denir. Letaifin beşi de âlem-i halktandır. Bunlar anâsır-ı erbâa (d...

Tarık Suresi

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Ahmed Avni Konuk

Onların beşi "âlem-i emir"dendir ki, bunlar da "kalb", "rûh", "sır", "hafi" ve "ahfa"dır. Diğer ikisi "âlem-i halk"tandır. Onlar da "nefis" ve "kalıb"dır. Ve kalıbın latîfeleri dörttür ki, bunlar da "erkân-ı erbaa"dır (dört temel unsur).

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6

Ahmed Avni Konuk

" "Bürd" ile "mat" şatranc oyunu ıstılâhlarındandır; ve "mat", şatrancda şâhın mağlûbiyyetiyle oyunun bitmesidir; ve "bürd", bir tarafın mühreleri hep ölmüş olur, yalnız şâh kalır ve bu oyun "mat"ın nısfi menzilesindedir. Bu ma'nâya göre âlem-i halk şatranc tahtasına ve her bir mertebedeki istihâle "mat"a ve bu istihâlât-ı mütevâliyenin mecmû'u dahi şatranc oyunundaki "bürd"e teşbîh buyrulmuştur.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Ahmed Avni Konuk

İlliyyîn, "âlem-i emr" ve siccîn "âlem-i halk"tır. Ve âlem-i emr âlem-i şe'nden ibaret olup latîftir ve âlem-i siccîn âlem-i zuhûrdan ibaret olup kesîftir. Ervâh-ı ebrâr, şerîatin hükmüne göre amelleri sebebiyle ahkâm-ı tabîatten halâs olduklarından İllîyyîn'e urûc ederler.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Rûm Sûresi
Rûm Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

-------- Ya'nî Hak, zaman ile mesbûk olup "mahlûkât" ve "âlem-i halk" ve "âlem-i şehâdet" tesmiye olunan hakayıkta; ve zaman ile mes­bûk olmayıp sabık yani geçmişi olmayıp "mebde ve kaynaklar " ve " emr âlemi " ve "ruhlar âlemi " tesmiye olunan hakikatlerde yayılan oralara nüfuz eden vücûd ile saridir yani her yeri sarmıştır. Eğer iş böyle olma­saydı, vücûd sahih ve sabit olmaz; ve bir şey vücûd bulmaz idi. Çün­kü...

242 30 36 Ku Ker Yol Rûm Sûresi Murat Derûni (1)