Nasut
İnsanlık/madde alemi. Fiziksel dünyamız, en alt kozmolojik mertebe.
Tanım
Nâsût, insanın içinde bulunduğu maddî-cismâni varlık âlemi; beşeriyyet, his ve şehâdet âlemidir. Kozmolojik mertebeler hiyerarşisinin en alt ve en zâhir kademesidir. "Âlem-i şehâdet", "âlem-i mülk" isimleriyle de anılır.
Etimoloji
Arapça "nâs" (انسان / ناس) kökünden yapılmış bir türetme; "insanlık boyutu, beşerî mertebe" anlamındadır. "Lâhût" (ilahlık boyutu) ile zıt-tamamlayıcı çift oluşturur.
Özellikleri
- Beş duyuyla idrak edilen fiziksel evrendir.
- Madde, zaman, mekân, hareket kayıtları altındadır.
- En alt kozmolojik mertebedir; üstünde melekût, ceberût, lâhût vardır.
- "Kesret" (çokluk) ve "fark" mertebesidir.
- İnsan-ı kâmil'in bedenî varlığı nâsût mertebesinde zuhur eder; fakat ruhu diğer mertebeleri de cami'dir.
Kur'an Referansı
- En'âm 6:73: "O'nun gayb ve şehâdet âleminin ilmi O'ndadır."
- Haşr 59:22: "O gaybı da bilir, şehâdeti de bilir."
İbn Arabi / Tasavvuf Geleneği
Abdülkerim Cîlî el-İnsânu'l-Kâmil'de âlemleri dört mertebeye (nâsût, melekût, ceberût, lâhût) ayırır ve her mertebenin kozmik ve insani boyutlarını inceler. Bu dörtlü tasnif Hz. Îsâ'nın Nâsûtî boyutu ile Rûhî/Lâhûtî boyutu tartışmalarında da kullanılmış; tasavvuf tüm bunları İslâmî vahid-i vücud çerçevesinde yorumlamıştır. İbn Arabi'ye göre nâsût, lâhûtun aynasıdır — madde mânâdan bağımsız değildir.
İlgili Kavramlar
Kaynaklar
- Abdülkerim Cîlî, el-İnsânu'l-Kâmil
- İbn Arabi, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye
- Seyyid Şerîf Cürcânî, et-Ta'rîfât
Bu Kavram'in Geçtiği Eserler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
4x“Yani madde alemidir. Yani mükevvenat alemidir. Velâkin rûh aslında bî-sûret bir cevher-i nûrânî dir. Her ne kadar kap içine girdi ise de aslında o nurani şekilsiz bir cevherdir. His ile bakışta, erkek suretinde olmakla, İsevi sureti onun mahall-i ruhu olup, "nâsût" isimlendirilmesi lâzım gelen bu görülen cisme mecazen "rûh" denildi.”
188 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“********** − “Yâ Gavs-ı Â’zâm”, dedi Allâh, − “Lebbeyk, Rabb-i Gavs” dedim. − Nâsut ile melekût arasındaki her tavır şeriat, melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarikat, ceberût ile lâhut arasındaki her tavır da hakîkâttır.”
66 Risaleyi Gavsiyye

Nusret Tura
2x“Şu halde zikir, tesbih ile insan o hâle geliyor ki hakîkat gözü açılıyor, gönül gözü gözden dışarı çıkıyor amma gözümüzün noktasının etrafında rızâ-i ilâhî hep bütün bunları görüyoruz.. Görmemiz lâzım!! Efendim.. Oradan ne oluyor? Ne âlem-i Lâhut var, ne melâike âlemi, ne Nâsut âlemi, ne mücâhadele…”
82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“* * * Nasut alemindeki fıtrat neticesinde - Cismaniyete havi farklılıklardan dolayı cismani anlayışa uygun düşmeyen hatta aykırı, ters düşen şeyler ESMA/ İSİMler anlamına uygun olabilirler. - Yine ESMA/ İSİMler anlamına uygun düşmeyen hatta aykırı, ters düşen şeyler SIFAT tanım ve tarifine uygun olabilirler. - Yine SIFAT tanım ve tarifine uygun düşmeyen hatta aykırı, ters düşen şeyler ZATİYETE/ ZATA uygun olur.”
89 6 her ey merkez nde mi hik yesi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“) doğduğu zaman kendisi için kesilen çocukların batındaki kuvvetleri ile birlikte doğdu. (32) 3.Paragraf: Sandık yani tabut onun nasutudur. (36) 4.Paragraf: Allah Teâlâ Âdem'i kendi sureti üzere halk etti.(47) 5.Paragraf: Nüfûs, ilim ile mevti cehilden dirildiği gibi diri oldu. (58) 6.Paragraf: Hak ahadiyyet-i ma'kûliyyet ile beraber, âlem suretlerinin meclâsı oldu.”
192 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Mülk alemi, nasut alemi, halk alemi, his alemi, anasır alemi, yıldızlar ve felekler alemi, mevalid alemi (bunlardan murad, maden, nebat ve hayvanlardır ) Ve arşı azîm dahi bu alemdendir. Cisimler aleminin cümlesini ihata eder. Bu şehadet aleminin dışında kalan diğer alemlere, “gayb alemi” veya “emr alemi” derler.”
111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Diğer ifade ile ( نوح ) “Nûh” kelimesinde ki, (nun) harfi, “nûr-u İlâhi” “nur-u Muhammed-î” olduğu gibi, (nâsut” yani “âlemi nâsut” yani insâlık âlemini de ifade etmektedir. Çünkü kendisine ikinci (Âdem) de denmektedir. Arada ki; (vav) ise (atıf) bağlamadır, (ha) ise zaten hayat olduğundan, nûr-u İlâhi ile hakikat-i Muhammed-î hayatının (Nûh) mertebesi vasıtasıyla, (necât) kurtuluşun, tekrar dünya da (nâs) âleminde...”
21 6 Peygamber (2)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Diğer ifade ile ( نوح ) “Nûh” kelimesinde ki, (nun) harfi, “nûr-u İlâhi” “nur-u Muhammed-î” olduğu gibi, (nâsut” yani “âlemi nâsut” yani insâlık âlemini de ifade etmektedir. Çünkü kendisine ikinci (Âdem) de denmektedir.”
260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz. Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Diğer ifade ile ( نوح ) “Nûh” kelimesinde ki, (nun) harfi, “nûr-u İlâhi” “nur-u Muhammed-î” olduğu gibi, (nâsut” yani “âlemi nâsut” yani insâlık âlemini de ifade etmektedir. Çünkü kendisine ikinci (Âdem) de denmektedir.”
261 54 44 Ku Ker Yol Kamer Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“ût ......... 100 Madde - Cisim - Melikiyyet : Ef’âl Âlemi : Âlem-i Nasût ........... 101 Vâhy ..................................................................... 102 Vâhy’in Geliş Usûlleri .........”
Vahiy ve Cebrâîl

Terzibaba - Necdet Ardıç
“İlgili âyetlerde Nûr’u da incelemeğe çalışacağız. Madde - Cisim -Melikiyyet : Ef’âl âlemi: “Âlem-i Nasût” “Vücûd’u mutlak” ın her mertebede, “vücûd’u mevcud” olarak zahir ismiyle zuhur edişinden ibarettir.”
233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ef’al nasut mertebesinde ise Zat tecelligah Beyt-ul Haram’dır, orasını da insanlar tavaf etmektedir, işte bu Berat gecesi ifadesiyle belirtilen zaman sürecinde dünyada yaşayan insanların idrak seviyeleri Kur’an-ı Kerim’i anlayacak seviyeye gelmiş olmalarından dolayıdır ki kendilerine inmeye başlamıştır. Yani (sav) efendimizin zamanında yaşanan ilk Berat gecesinde peki nerede ne oluyor o zaman işte bu belirtilen...”
141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Madde - Cisim -Melikiyyet : Ef’âl âlemi: “Âlem-i Nasût” “Vücûd’u mutlak” ın her mertebede, “vücûd’u mevcud” olarak zahir ismiyle zuhur edişinden ibarettir. Burada bütün mevcudat elle tutulur gözle görülür hale gelmiştir ve muhteşem insân bu mertebede yer yüzüne gezmeye başlamıştır. Buradaki varlıklar; maden, nebat, hayvan, insân sûretinde kesif , cin ve melekler ise, lâtif varlıklar halinde faaliyetlerine...”
Gökyüzü İnsanları Araştırması 2

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Mülk alemi, nasut alemi, halk alemi, his alemi, anasır alemi, yıldızlar ve felekler alemi, mevalid alemi (bunlardan murad, maden, nebat ve hayvanlardır ) Ve arşı azîm dahi bu alemdendir. Cisimler aleminin cümlesini ihata eder. Bu şehadet aleminin dışında kalan diğer alemlere, “gayb alemi” veya “emr alemi” derler.”
Lübbül Lüb

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Ef’al” nasut mertebesinde ise, zat-i tecelligah “Beyt-ül Haram” dır. Orasını da insanlar tavaf etmektedir. İşte bu, Berat gecesi ifadesiyle belirtilen zaman sürecinde, dünyada yaşayan insanların idrak seviyeleri Kur’an-ı Keriym-i anlayacak duruma gelmiş olmalarından dolayıdır ki: kendilerine inmeğe başlamıştır.”
258 44 45 Ku Ker Yol DUHAN Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Esma melekut mertebesinde Zat’i tecelligahı Beyt-ül Mamurdur, bu yüzden melekler orasını tavaf etmektedirler, ef’al nasut insanlar mertebesinde ise Zat’i tecelligahı Beyt-ül Haram’dır, orasını da insanlar tavaf etmektedir. İşte bu, Berat gecesi ifadesiyle belirtilen zaman sürecinde, dünyada yaşayan insanların idrak seviyeleri Kur’an-ı Keriym-i anlayacak duruma gelmiş olmalarından dolayıdır ki: kendilerine inmeğe...”
133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Esma” Meleküt merlebesinde, zat-i tecelligah “Beyt-ül Ma’mur” dur. Bu yüzden melekler orasını tavaf etmekte-dirler. “Ef’al” nasut mertebesinde ise, zat-i tecelligah “Beyt-ül Haram” dır. Orasını da insanlar tavaf etmektedir. İşte bu, Berat gecesi ifadesiyle belirtilen zaman sürecin de, dünyada yaşayan insanların idrak seviyeleri Kur’an-ı Kerîm-i anlayacak duruma gelmiş olmalarından dolayıdır ki: kendilerine...”
Gökyüzü İnsanları Araştırması 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Esmâ melekut mertebesinde Zat’i tecelligahı Beyt-ül Mamurdur, bu yüzden melekler orasını tavaf etmektedirler, ef’al nasut insanlar mertebesinde ise Zat’i tecelligahı Beyt-ül Haram’dır, orasını da insanlar tavaf etmektedir.”
234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Esma” Meleküt merlebesinde, zat-i tecelligah “Beyt-ül Ma’mur” dur. Bu yüzden melekler orasını tavaf etmekte-dirler. “Ef’al” nasut mertebesinde ise, zat-i tecelligah “Beyt-ül Haram” dır. Orasını da insanlar tavaf etmektedir. İşte bu, Berat gecesi ifadesiyle belirtilen zaman sürecin de, dünyada yaşayan insanların idrak seviyeleri Kur’an-ı Kerîm-i anlayacak duruma gelmiş olmalarından dolayıdır ki: kendilerine...”
118 52 Tûr Sûresi̇

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Bu tam bir Zât, Yani tam mazhar dahi insan nevidir. Tasavvuf ehli alemi his ve şehadet ile Hz. İnsanı cem edip nasut (insanlar alemi) derler. His alemi (bizdeki hisler) ile madde alemi birleştirip Hz. İnsan derler. Bu mertebe bütün meratibi cismaniye ve nuraniyeyi ve vahdeti ve vahidiyeti cami olan bir tecelli ve Hakkın son libasıdır.”
119 Fu Hi 01 ADEM FASSI

Terzibaba - Necdet Ardıç
“İlgili âyetlerde Nûr’u da in-celemeğe çalışacağız. Madde - Cisim -Melikiyyet : Ef’âl âlemi: “Âlem-i Nasût” “Vücûd’u mutlak” ın her mertebede, “vücûd’u mev-cud” olarak zahir ismiyle zuhur edişinden ibarettir.”
236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“( haze ), ( he ) hüviyet ( elif ) (ehadiyet-ülfiyet/ünsiyei-ademiyet) ( zel ) bu, şu anlamında olup Ebced olarak, ( heelif-zel (5+1+700) = 13 ( Hakikati Muhammed ) Hüviyetin ( Ehadiyet ) olarak tarif olunmasıdır, ki zahir - batın, (şeriat, tarikat, hakikat, marifet) (nasut, melekut, ceberrut, lahut) ve ilah... bütün alemlerdeki hüviyet tasdiğidir. (Enbiya 21/107) ve ma erselnake illa rahmeten li’l alemiyn (Biz seni...”
25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...i yönünden Hak ve halk vardır. ULÛHİYYET: Bu âlemin fenâ bulmasını gerektirir. Ama kendi bekâ gözünde. Bu âlemin bakası ise kendi fenâ gözünde ulûhiyyet tecellisi cihetinde Hakk vardır. Fakat sûret-i Halk’...”
41 (İnci tezgâh-ı)

Nusret Tura
“Hikmetle esrârı dile getiren ârifler, bülbüller gibi öterler. Ekser zamanlarını Lâhût âlemine mukâbil düşen Ceberût âleminde baharı beklerler. Melekût ve nâsut âleminde açan gülleri görünce de şakır, şakır ötmeye başlarlar. Söz; konuşana dinleyenlerin idrâk ve istîdadı kadar gelir.”
77 Aşk VE Muhabbet Yolu

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Esma” Meleküt merlebesinde, zat-i tecelligah “Beyt-ül Ma’mur” dur. Bu yüzden melekler orasını tavaf etmemektedirler. “Ef’al” nasut mertebesinde ise, zat-i tecelligah “Beyt-ül Haram” dır. Orasını da insanlar tavaf etmektedir. İşte bu, Berat gecesi ifadesiyle belirtilen zaman sürecinde, dünyada yaşayan insanların idrak seviyeleri Kur’an-ı Keriym-i anlayacak duruma gelmiş olmalarından dolayıdır ki: kendilerine...”
Buruc Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Esma” Meleküt merlebesinde, zat-i tecelligah “Beyt-ül Ma’mur” dur. Bu yüzden melekler orasını tavaf etmemektedirler. “Ef’al” nasut mertebesinde ise, zat-i tecelligah “Beyt-ül Haram” dır. Orasını da insanlar tavaf etmektedir. İşte bu, Berat gecesi ifadesiyle belirtilen zaman sürecinde, dünyada yaşayan insanların idrak seviyeleri Kur’an-ı Keriym-i anlayacak duruma gelmiş olmalarından dolayıdır ki: kendilerine...”
Mübarek Geceler

Fahrettin Avan
“Esmâ (melekût) mertebesinde, zâtî tecellîgâh "Beytü'l Ma'mûr'dur. Bu yüzden melekler orasını tavaf etmektedir. Ef'âl (nâsut) mertebesinde ise, zâtî tecellîgâh "Beytü'l-Harâm" dır. Orasını da insanlar tavaf etmektedir. İşte bu, Berat gecesi diye belirtilen zaman diliminde, insanların idrâk seviyeleri Kur'ân-ı Kerîm'i anlayacak düzeye geldiğinden dolayı Kur’ân-ı Kerîm inmeye başlamıştır.”
Mübarek Geceler Bitirme Tezi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Çünkü onun nasutu ruhunun tesiri altında idi. Onun için ona beşeriyeti olan bir isim verilemedi, Bunun için cenâb-ı İsâ'ya ruhen ve cismen "rûhullah" ta'bîr olunur. Neden çünkü onun nasutu yoktu.”
Sayfa 49

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Sağlıcakla kalınız, Fa… Do… Mesnevi'deki Nasuh hikayesi üzerine. Tellak olan Nasuh kadınlar arasında yaşayıp erkekliğini gizleyen birisi. Aslında Nasuh hakikati itibariyle bir er. Hakikat eri.”
Sayfa 198

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Onu ancak onunla tedbir eyledi, bütün bunlar nasut alemindendir. O da Hakkın onda tedbiridir. Böylece onu ancak onunla tedbir eyledi. Hz.”
Sayfa 37

Mahmûd-ı Şebüsterî
“Öyle bir inek olacak ki birçok vasıfları anlatılmış, bir vasfı da boyunduruğa koşulmamış olacaktır. Bu iş, Ruhullah’tan zuhur etti... Ruhul Kudüs’ten göründü! Nasut âlemine mensup olan nefisten kurtulursan lâhut âlemin kutlu tapısına varır, girersin. Beşeri nefsinden kurtulursan lahut alemine, gerçek alemine varırsın.”
123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Bu mertebe meratibin en kesifi en koyusu oldu, ehl-i hakikat bu mertebeyi Şuhud-u Mutlak, yani mutlak şehadet alemi, Alem-i Şehadet, Alem-i Mülk, Alem-i Nasut, yani insanlık alemi, Alem-i Halk, Alem-i Mevalid (doğurucu alem) burada doğurucu olanlar, madenler, nebatlar ve hayvanlardır.”
183 Fusûsu’l-Hi̇kem