Lahut
İlahlık/Zat alemi. En yüce kozmolojik mertebe.
Tanım
Lâhût, kozmolojik mertebeler hiyerarşisinin en yüce kademesi; Zat-ı ilâhînin mertebesidir. Nâsût-melekût-ceberût-lâhût dörtlüsünün zirvesi olarak, hiçbir taayyüne sığmayan mutlak İlahlık boyutunu ifade eder.
Etimoloji
Arapça "ilâh" (اله) kökünden türetilmiş; "ilahlık, uluhiyyet" anlamındadır. "Nâsût" (insanlık) ile zıt-tamamlayıcı çift oluşturur: lâhût-nâsût.
Özellikleri
- Zat-ı ilâhinin mertebesi; mutlak gayb.
- Ahadiyyet mertebesine karşılık gelir.
- Tüm sıfat ve isimlerin üstünde yer alan lâ taayyün hâli.
- Hz. Îsâ bağlamında hristiyan teolojisi "lâhût" ve "nâsût" kavramlarını farklı yorumlamışsa da İslâm tasavvufu bu kavramı tevhid çerçevesinde ele alır — lâhût yalnız Allah'ındır, mahlûk lâhût ile temasa ancak fena ile girebilir.
- Sufinin seyrinde "seyr fillâh" bu mertebede tahakkuk bulur.
Kur'an Referansı
- Kasas 28:88: "O'nun vechinden başka her şey helâk olucudur" — mahlûkâtın lâhût karşısındaki durumunu ifade eder.
- İhlâs 112: Tüm süresi lâhût mertebesinin tevhid beyanıdır.
İbn Arabi / Tasavvuf Geleneği
Abdülkerim Cîlî el-İnsânu'l-Kâmil'de lâhût'u Zat'ın mertebesi olarak tanımlar ve onun nâsût'un bâtını, nâsût'un da onun aynası olduğunu belirtir — "lâhût nâsûtta zâhirdir, nâsût lâhûtta fânîdir". Hallâc-ı Mansûr'un "Ene'l-Hakk" şathiyyesi fena makamında lâhûtun nâsûtta tecellisini ifade etmiştir. İbn Arabi, lâhût-nâsût ilişkisini "ayna" ve "zâhir-bâtın" metaforlarıyla açıklar.
İlgili Kavramlar
Kaynaklar
- Abdülkerim Cîlî, el-İnsânu'l-Kâmil
- Seyyid Şerîf Cürcânî, et-Ta'rîfât
- İbn Arabi, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
13x“Gayb-ı mutlak, alemi lahut, (ölçü ve şeklin söz konusu olmadığı) lâ Taayyün alemi, (bırakma, yayılma, her yana) sirayet alemi, ıtlak alemi, mutlak â’ma, sırf vücud, mutlak vücud, sırf zat, ümmül kitab, mutlak beyan, yayılma noktası, gaybların gaybı Kur’anı Keriym En’am Suresi 6.”
111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“Elif, Lam, Mim dediğimiz zaman sac ayağı gibi böyle üçlü bütün bu kainatın koordinatlarını yani ölçü başlangıçlarını koyar deniyor. Yukarıda da dendiği gibi “Elif” Ahadiyet mertebesinin hakikatini, kapsamına alıyor, “Lam” Lahut, Uluhiyet, allahlık mertebesini ifade ediyor. “Mim” Hakikat-ı Muhammed’iyeyi ifade ediyor, yani bütün bu alemleri kapsamına almış oluyor.”
133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
6x“....Paragraf: Eşyadaki bulunan ruha ruhu yönüyle “lahut” denildi. (48) 8.Paragraf: . Rûhu'l-emîn, beşer-i seviyy olarak temessül etti. (50) 9.Paragraf: Cismi İsa iki su...”
188 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“Makâmı: Tenzihî ve teşbihî tevhiddir. Beka billâh (Hak’ta bâki olma) demektir. Zikri: “Yâ Samed.” Âlemi: Zât âlemi (Âlem-i lâhût) Peygamberi: Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) Lakabı: Habîbullah Kelimesi: Lâ ma’bûde illallah-lâ ilâhe illallah.”
1772747276481 DVT C001.MP3

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Gayb-ı mutlak, alemi lahut, (ölçü ve şeklin söz konusu olmadığı) lâ Taayyün alemi, (bırakma, yayılma, her yana) sirayet alemi, ıtlak alemi, mutlak â’ma, sırf vücud, mutlak vücud, sırf zat, ümmül kitab, mutlak beyan, yayılma noktası, gaybların gaybı Kur’anı Keriym En’am Suresi 6.”
Lübbül Lüb

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“İmdi eşyâda sârî olan hayâttan bu mikdâr “lâhût” ile tesmiye olunur. Ve "nâsût”, [15/18] ancak kendisiyle bu rûhun kāim olduğu mahal- dir. Binâenaleyh onunla kāim olması sebebiyle nâsût, "rûh” tesmiye olunur.”
Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“On iki noktadan meydana gelmektedir, bun-ların yedi tanesi “etturu seb’a (yedi tur)” yani yedi nefis mertebesi , beş tanesi hazerat-ı hamse yani beş hazret mertebesidir. Lâm: (ل ) Lâhut, Ulûhiyyet âlemi yani bütün bu âlemlerdir. On iki noktadan meydana gelen Elif harfinin kıvrımıdır, yani aslı Elif’ tir. Mim: ( م ) Hakkikat-i Muhammedi’dir.”
Lokman Suresi

Ahmet Avni Konuk
3x“...kat-i âdem, lâhût, vücûd-ı evvel, kalem-i evvel, nûr-i Muhammedî, âlem-i icmâl, levh-i mahfûz, ism-i a’zam, rûhu’l-kuds, mevcûd-i evvel, kalem-i a’lâ, dürretü’l-beyz...”
Fusûsul Hikem Mukaddime

Nusret Tura
2x“Şu halde zikir, tesbih ile insan o hâle geliyor ki hakîkat gözü açılıyor, gönül gözü gözden dışarı çıkıyor amma gözümüzün noktasının etrafında rızâ-i ilâhî hep bütün bunları görüyoruz.. Görmemiz lâzım!! Efendim.. Oradan ne oluyor? Ne âlem-i Lâhut var, ne melâike âlemi, ne Nâsut âlemi, ne mücâhadele… hepsi bir aralarda, bir yerlerde görüşüyor. Ama işte insan o görüş sahibi olursa…”
82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“...Lâhut mertebesini, (mim) Makam-ı Muhammediyi temsil ediyor. Aynca bir bakıma bu âlemlerin koordinat noktalarınıda belirtmektedirler. Elif dediğimiz zaman (eski bilgi...”
55 28 Kasas Sûresi̇

Nusret Tura
2x“Sen ne söylersen söyle senin sırrı örtmen bile benim için makbûldür, aynı tasdik gibidir, sen ne söylersen söyle, ben böyle yakîn îmân istiyorum» der. Bu lâhuti mestlik halinde Peygamberimiz (S.A.V) bile: "Bana bakan, Hakk’ı görür» buyurmuştur. Kullara öyle bir lütufta bulunulmuştur ki: «Hak ile aralarında ne Nebî'yi mürsel ve ne de Melek-i mukarreb bulunmaz» denmiştir.”
77 Aşk VE Muhabbet Yolu

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“"Elif Lam Mim" (Sûre 2 Ayet 1) huruf-u mukattaa diye tabir olunan, bugünkü bilgilerimizle açıklayamadığımız bu harfler Kamil insanın isimlerinden bir isimdir. Bunlardan ( ) elif Ahadiyet mertebesini, ( ) Lam Lâhut mertebesini, ( ) mim de makam-ı Muhammediyi temsil ediyor. Ayrıca bir bakıma bu alemlerin koordinat noktalarınıda belirtmektedirler.”
İslâm, İmân, İkân

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Biraz yuvarlatılmış, arkasında bir uzantı bırakılmış, Mim ismini almış. Ama hepsi Ahaddır. Elif yani. Ahadiyet mertebesi bir tenezzülde bulunmuş Lâhut mertebesini ortaya getirmiş, yani Uluhiyet, yani İlâhlık, Allahlık mertebesini ortaya getirmiş. Biraz daha kıvrılmış, biraz sıkıntıya girmiş diyelim, yani tecelli sıkıntısına girmiş, zuhuruna girilmiş, yorulmaya, güce girmiş, güç vermeye girmiş.”
151 19 12.cd 2006 Sohbet Arasi Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x““Dünya” ve “ahiret” âlemleri) olarak da anılır bu iki âlem... Yukarıda ayrı ayrı belirtilen dört âlem, dört derya mesabesindedir. Mülk, Meleküt, Ceberut ve Lahut... İşte bu dört derya, ezeli ve ebedî olup, başlangıcı ve sonu yoktur. Birinci derya “Zat”tır... “Lahut” da derler.”
261 54 44 Ku Ker Yol Kamer Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“...(Perfect Man). 'Alif → Aḥadiyyat (Unity) level, Lām → Lahut ( Ulūhiyya , Divinity) level, Mīm → Maqām al-Muhammadiyya (Station of Muḥammad). In addition, from a dif...”
93 07 Wa nafakhtu

Ahmet Avni Konuk
2x“Dostun ahvâlini görmektir. Lâhût perdelerinden Hakk'ın esrârını işitmektir. Bilir misin semâ' nedir? Hakk'ın aşkının darbesi önünde başını top gibi yapıp ayaksız ve başsız koşmaktır. Bilir misin semâ' nedir? Nefs ile harbetmektir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Buradakiler Hurufu Mukattaalar da geçenlerdir. Kısaca bakarsak. ( ا ) Elif “Ahadiyyet” ( ل ) Lâm “ Lâhut “ ( م ) Mim “ Hakikat-i Muhammedi’ dir, ki aslî olarak (13) def’a tekrar edilmiştir. ( ا ل م ) elif, lâm, mim ’ in bâtınen diğer ismi, bütün âlemleri ifade eden (İnsân-ı kâmil’ in bir ismi ve ayrıca zâhiren de bütün âlemlerin koordinatları-işaretleri’dir.”
35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Üzerinde iki noktadan biri külli kudrete diğeri cüzi kudrete işârettir.(Sayısal değeri “ 100” dür.) (ل) Lam: Lâhût âlemi ve Ulûhiyyet’tir. (Sayısal değeri “ 30” dur.) (م) Mim: “Hakîkat-i Muhammediyyedir”. (Sayısal değeri “ 40” tır) (ن) Nun: Nûr-u İlâhiyye ve Nûr’u Muhammediyedir.”
127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“− Nâsut ile melekût arasındaki her tavır şeriat, melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarikat, ceberût ile lâhut arasındaki her tavır da hakîkâttır. ********** “Lebbeyk” ifâdesi tam bir sâkinliğin anlatımıdır. Nâsut insanlık âlemi yâni içinde bulunup şu an yaşadığımız âlemdir.”
66 Risaleyi Gavsiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“( ل ) “ Lâm” Lâhut, Ulûhiyyet âlemini ifade etmektedir. ( ر ) “Râ” harfi ise; Rahmâniyyet ve Rubûbiyyet hakikatlerini, rıza esmâsı’nın hakikatini anlatan harf’tir. Görüldüğü gibi bu üç harf bütün âlemlerin kaynağını ifade etmektedir.”
22 12 Yûsuf Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Tavaf edilen yer cisimler âlemi, birinci kat Melekût âlemi, ikinci kat Ceberut âlemi üçüncü kat Lâhut âlemi, ortada duran Kâbe-i Şerifte İnsan-ı Kamil. Böylece Hazeratı Hamse, yani beş Hamse olarak tanımlanan ve 18 bin âlemi de kaplayan bu ifade, orada şeklini buluyor. Yani o Kâbe-i muazzama dediğimiz o külliye içerisinde, bütün âlemler mevcut.”
144 12 2002 2003 28 08.cd Sohbet Arasi Sohbetler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Sırf-ı Zatidir. Tenzih edilen mertebedir. Ef’alden, esmadan, sıfattan tenzih edilen mertebedir. Lam; lahut alemidir, vahidiyet mertebesidir, İlahlık mertebesidir. Varlığın başladığı teşbih mertebesidir.”
121 Fu Hi 03 NUH FASSI

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“O kişinin idrakine mertebesine anlayışına kalmış bir hadise. Şimdi lâm lahut âlemi. Elif okuduk ötürü diyor ya işte. Elif olan ahadiyeti uluhiyete döndürdü. Ötre olunca uluhiyet oldu yani Allah oldu. Bütün bu âlemleri kaplâmış olan Zat-ı Mutlak, Allah ismini alan Zat-ı Mutlak, lâmın bir kepçesi var aşağıda, işte onun ile elif olan ahadiyet mertebesini gönlüne almış kucağına almış ahadiyet mertebesini.”
157 25 sohbet aras sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“(Ha) () halkolunma, (Lâm) () Lâhut âlemi, (Fe) () “fe yekûnu” yani “hemen olur” demektir. Cenâb-ı Hakk (c.c) yeryüzünde kendi zuhurunu murat edince halkıyyeti ile onu meydana getirdi, Lâhut yani ilâhî hâli ile faaliyetini tamamladı ve “fe yekûnu” yani o da hemen oldu.”
50 76 İ̇nsan Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Bir başka yönden mevzûumuza baktığımızda; ( - - ) “elif - lam - mim” in, zâhir âlemin koordinatları olduğunu ki, () “elif” → “ehadiyyet”, ( ) “lâm” → “lâhut”, ( ) “mim” → “Hakikat-i Muhammedi” dir ( - - ) “elif - mim - nun” ise, bâtın âlemimizin koordinatları olduğunu idrâk etmemiz zor olmayacaktır.”
72 Îmân VE Îkân

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Ve bu nûr ile de bütün âlemi ihâta etmektedir. “Hâlîfe” kelimesi (Ha), (Lâm) ve (Fe) harflerinden oluşmaktadır. (Ha) halkolunma, (Lâm) Lâhut âlemi, (Fe) “fe yekûnu” yani “hemen olur” demektir. Cenâb-ı Hakk (c.c) yeryüzünde kendi zuhurunu murat edince halkıyyeti ile onu meydana getirdi, Lâhut yani ilâhî hâli ile faaliyetini tamamladı ve “fe yekûnu” yani o da hemen oldu.”
178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Elif; bir koordinat, Lam; bir koordinat, yani bir ölçü, Mim, bir ölçüdür. “elif” →“ehadiyyet”, koordinatı “lâm” → “lâhut”, koordinatı “mim” →“Hakikat-i Muhammedi” koordinatlarını veriyor. Elif, Lam, Mim; zahir alemin bütün genişliğini kapsamakta üç harf, üç harfin hakikati sadece çizgiden ibaret değildir, o semboller, elif - mim - nun” ise, bâtın âlemimizin koordinatları olduğunu idrak etmemiz zor olmayacaktır.”
140 8 2002 10 CD Sohbet Aras Sohbet

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Elif” bir koordinat “lam” bir koordinat yani bir ölçü “mim” bir ölçü, “elif” ehadiyet koordinatı, “lam” lahut koordinatı “mim” hakikat-i Muhammedi’nin koordinatlarını veriyor. “Elif, lam, mim, nun” ise şimdi bakın karşılığı bu.”
153 21 10.cd Sohbet Arasi Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yani varlığa hükmetmiş hali, öyle bir “Sin” düşünelim bütün alemleri kuşatmış vaziyette ki bu alemin bir ismi de İnsan-ı Kamil, Hakikat-ı İnsaniye olarak bilinir. “Selam” derken oradaki “Lam” Uluhiyet lamıdır. İlahlık Allah’lık “Lam” ı Lahut alemi, sonundaki “Mim” de Hakikat-ı Muhammediyedir zaten. Yani üç harfin içinde bütün hayatın dönüşümü vardır, hem de baştan sona sadece belirli bir süre değil, alemlerin bütün...”
161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler

Nusret Tura
“[119] Bu âlemde bulunan vücudumuz kesiftir; akıl, fikir, zevkler, ruhanî keyfiyettedir. Ceberrut ve lâhut denilen öyle âlemler vardır ki; akıl, fikir bile o âlemde çok kesif kalır. Fakat, "yok" diyemeyiz. Cenâb-ı Hakk'ın Latif, Hayy, Nûr.”
163 1 Esmâ’ül Hüsnâ

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Hakikat ehli bu kaynağa şimdi içinde bulunduğumuz mertebe-i taayyün de bir takım ıstılahat ile işaret etmişlerdir ki onlar yani ulema-ı kiram içinde bulunduğumuz şu mertebeden oraya bakarak isim takmışlardır ki mertebe-i ahadiyyet, en çok kullandığımız da budur zaten. Zat’ın kendi özelliği, Zat-ul Baht, Gayb-ı Mutlak, Alem-i Lâhut, Alem-i La taayyün, Alem-i Itlak, Ama-yı Mutlak, Vücud-u Mahz, Vücud-u Mutlak, Zat-ı...”
183 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Ve nefis ise Cenâb-ı Lâhût’tan yüz çevirme ve arkasını dönme üzeredir. Binâenaleyh Hak onları nefislerinin arkasını dönme neş’et eden hevâ ile, ya’nî batıdan esen rüzgar ile sevk etti; ve o rüzgar ile nefislerinden ifna eyledi. Ve nefsâni isteklerle “batıdan esen rüzgar“ denilmesi cihet-i halkıyyeden ve zulmânî alemden hâsıl olmasındandır.”
185 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Oradaki mimarinin her taşının dahi bir ifadesi vardır, kısaca anlatmaya çalışırsak. Tavaf edilen yer cisimler âlemi, birinci kat Melekût âlemi, ikinci kat Ceberut âlemi üçüncü kat Lâhut âlemi, ortada duran Kâbe-i Şerifte İnsan-ı Kamil. Böylece Hazeratı Hamse, yani beş Hamse olarak tanımlanan ve 18 bin âlemi de kaplayan bu ifade, orada şeklini buluyor.”
234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“İşte Âdem’in yeryüzüne indirilmesi hâdisesi genel olarak böyle, özel olarakta bizde var edilmiş olan gönül âlemine Âdemi mânânın cennetten inmesi yani lâhut âleminden gök âleminden mânâsının gelmesidir. İşte bizim yeryüzü toprağımıza bu Âdemi mânâ indirilmemiş olsaydı o zaman Azazil haklıydı, fakat gönül âlemine gelen bu “ve nefahtü” ile insanoğlu sadece Âzazilden değil kâinattaki bütün varlıklardan üstün oldu.”
38 17 İ̇sra-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Rasûl- رَسُول yazılımda da görüldüğü gibi 4 harften meydana geliyor. ر Risâlet makamı-Terzi isminin üçüncü harfi س Hazreti İnsan (halifetullah) و Velâyeti ل Lâhut âlemi-zat âlemi Rasûl ismine şimdide sayıları yönünden bakalım. Rı 200. Sîn 60. Vav 6. Lâm 30. 296. (29+6= 35) (53) Rasûl-ismini oluşturan aynı harflerin sayılarını bu defa sıfırları kaldırarak toplar isek, 2 6 6 3 olarak yazılır ise de (26+6+3=35) (53)...”
39 Terzi Baba 2

Terzibaba - Necdet Ardıç
“(İbrahim Rusuki) ************ Mülk âlemindeki cennete; cennet-i me’va, melekût âlemindeki cennete; cennet-i naim, ceberut âlemindeki cennete; cennet-i firdevs, lâhut âlemindeki cennete; cennet-i tevhid denir. Mahalli fuaddır. Yani gönül noktasıdır. ************ Her kim nefsâni hazzından bir bâkiye vardır; açık mânâsı ile o, hürriyeti bulamaz. Tadını tadamaz. ************ İhlâs o dur ki; kimse onu göremez.”
41 (İnci tezgâh-ı)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...) Elif “Ahadiyyet” ( ) Lâm “ Lâhut “ ( ) Mim “ Hakikat-i Muhammedi’ dir, ki aslî olarak (13) def’a tekrar edilmiştir. ( ) elif, lâm, mim ’ in bâtınen di...”
42 4 Ni̇sâ-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...sak (1+50+3+30=84) gene top- 39 larsak, (8+4=12) burada da Hakikat-i Muhammediyyenin hükmünü görmekteyiz. Makâmı; fenâfillâh, yani Hakk’ta fâni olmadır. Sıfatı; kelâm ve kudret. Doğum yeri; Kudüs yakınları...”
60 6 Peygamber (5)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bak Allah’tan beşerde cân nûru var; Kudsi cihândan sende nişân var. Edersen sende terk nefs-i nâsût; Makâmındır Cenâbı kuds-i lâhût. Giren soyutlanmaya sanki melektir; O rûhullâh gibi cânı dördüncü felektir. ********* Beşeri nefsinden kurtulursan gerçek nefsine varırsın.”
75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ

Nusret Tura
“Zat, lâhut âlemidir. Bunların hepsine vücut hazeratı derler. ------------------------------- İnsan fena makamına ermekle senelerce uyumuş olduğu uykudan uyanır, o zaman bütün bu gördüğü cismani varlıklar, ilmi birer suret olarak görülürler.”
84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü

Terzibaba - Necdet Ardıç
“(S) sin ey insan (MİMİ) Muhammedi ile (B) beraber (L) La, lahut aleminde oluşan hakikatlerin merkezi oluşturarak merkezde ayna olup yansımasıdır. M:13 R:20 K:11 Z :7 --- 13+20+11+7= 51_51+42= 93-- 9+3=12 İNSANI S:15 M:13 B:2 L:12---- 15+13+2+12=42 KAMİL 5+1=6 6+6=12 M: 13 4+2=6 E: 1 R: 20 K: 11 E:1 Z:7 13+1+20+11+1+7= 53 ……”
89 6 her ey merkez nde mi hik yesi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“(Muhammediyet Tecellisi) Rasûl- رَسُول yazılımda da görüldüğü gibi 4 harften meydana geliyor. ر Risâlet makamı-Terzi isminin üçüncü harfi س Hazreti İnsan (halifetullah) و Velâyeti ل Lâhut âlemi-zat âlemi Rasûl ismine şimdide sayıları yönünden bakalım. Rı 200. Sîn 60. Vav 6. Lâm 30. 296. (29+6= 35) (53) Rasûl-ismini oluşturan aynı harflerin sayılarını bu defa sıfırları kaldırarak toplar isek, 2 6 6 3 olarak yazılır...”
95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard

Mahmûd-ı Şebüsterî
“Nasut âlemine mensup olan nefisten kurtulursan lâhut âlemin kutlu tapısına varır, girersin. Beşeri nefsinden kurtulursan lahut alemine, gerçek alemine varırsın. Melek gibi her şeyden mücerret olan kişi, Ruhullah gibi dördüncü kat göğe çıkar.”
Sayfa 311

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Zaten bu harfler “Allah” lafzında da hem şekil, hem de mana olarak mevcuttur. () “lâm” lahut, ( ) “elif” ise, ahadiyyet’in sıfat mertebesindeki temsilcileridir.”
Sayfa 53

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Mülk, Meleküt, Ceberut ve Lahut... İşte bu dört derya, ezeli ve ebedî olup, başlangıcı ve sonu yoktur. Birinci derya “Zat”tır... “Lahut” da derler...”
Dördüncü hazret şehadet alemidir. Mülk alemi, nasut alemi, halk alemi, his alemi, anasır alemi, yıldızlar ve felekler alemi, mevalid alemi (bunlardan murad, maden, nebat ve hayvanlardır ) Ve arşı azîm dahi bu alemdendir. Cisimler aleminin cümlesini ihata eder.

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Mülk, Meleküt, Ceberut ve Lahut... İşte bu dört derya, ezeli ve ebedî olup, başlangıcı ve sonu yoktur. Birinci derya “Zat”tır... “Lahut” da derler...”
Dördüncü hazret şehadet alemidir. Mülk alemi, nasut alemi, halk alemi, his alemi, anasır alemi, yıldızlar ve felekler alemi, mevalid alemi (bunlardan murad, maden, nebat ve hayvanlardır ) Ve arşı azîm dahi bu alemdendir. Cisimler aleminin cümlesini ihata eder.

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yani varlığa hükmetmiş halidir, öyle bir “Sin” düşünelim bütün alemleri kuşatmış vaziyette ki bu alemin bir ismi de İnsan-ı Kamil, Hakikat-ı İnsaniye olarak bilinir. “Selam” derken oradaki “Lam” Uluhiyet lamıdır. İlahlık Allah’lık “Lam” ı Lahut alemi, sonundaki “Mim” de Hakikat-ı Muhammediyedir zaten. Yani üç harfin içinde bütün hayatın dönüşümü vardır, hem de baştan sona sadece belirli bir süre değil, alemlerin...”
160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...nzile Fîhil Kur'ân Kapladı âlemi feyz-i Rahmân Nûr-i kudsiyyetle doldu cihân Tâze can buldu her ehl-i îmân Şânını nass-ı kelîm kıldı beyân Ne şerefdir bize şehr-i Ramazân "Ellezî ünzile fîhi'l Kur'ân" Evve...”
Ramazan ve Oruç

Terzibaba - Necdet Ardıç
“( ل ) “ Lâm” Lâhut, Ulûhiyyet âlemini ifade etmektedir. ( ر ) “Râ” harfi ise; Rahmâniyyet ve Rubûbiyyet hakikatlerini, rıza esmâsı’nın hakikatini anlatan harf’tir. Bu harfleri diğer bir yönüyle de ifade etmeye çalışırsak, şöyle de düşünebiliriz.”
Yunus Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...ken, tarikat, hakikat, marifet mertebesi nerededen çıkmatadır derler. İşte yeşillik taze fikirler bitki ise ana nüve olan şeriattır… Üzüm ise tek bir nefis olan nefsi vahide yani tarikat mertebesi, “Tevhid...”
En'âm Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“( ا ) Elif “Ahadiyyet” ( ل ) Lâm “ Lâhut “ ( م ) Mim “ Hakikat-i Muhammedi’ dir, ki aslî olarak (13) def’a tekrar edilmiştir. ( ا ل م ) elif, lâm, mim ’ in bâtınen diğer ismi, bütün âlemleri ifade eden (İnsân-ı kâmil’ in bir ismi ve ayrıca zâhiren de bütün âlemlerin koordinatları-işaretleri’dir. Tefsir âlimleri hurufu Mukattaa’lar için bir çok şeyler söylemişlerdir.”
13 ve Hakîkat-i İlâhiyye

Canan Çalışkan
“Salât (صلاة) kelimesi Arapça’da dört harften oluşur: Sâd (ص), Lâm (ل), Vav(و) ve Te (ة). Sâd, Cenâb-ı Hakk’ın sıfat âlemini temsil eder. Lâm, lahut, yani ilahî bilinç alanını temsil eder. Vav, Vahdeti temsil eder. Te, tevhîd hakikâtini yani birliği simgeler.”
Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Oniki noktadan meydana geliyor, yedi nefs mertebesi ve beş hazret mertebesi ve bütün mertebeleri kapsamına alıyor. Lâm, Lâhut yâni Uluhiyyet mertebesi. AHâdîyyet mertebesinin tecellisi bu mertebeyi meydana getiriyor. Mîm, Sûret-i Muhammedîyye. Ef’âl mertebesindeki zuhurlardır.”
44 7 A’râf Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“On iki noktadan meydana gelmektedir, bun-ların yedi tanesi “etturu seb’a (yedi tur)” yani yedi nefis mertebesi , beş tanesi hazerat-ı hamse yani beş hazret mertebesidir. Lâm: (ل ) Lâhut, Ulûhiyyet âlemi yani bütün bu âlemlerdir. On iki noktadan meydana gelen Elif harfinin kıvrımıdır, yani aslı Elif’ tir. Mim: ( م ) Hakkikat-i Muhammedi’dir.”
36 2 Bakara-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Öyle bir mavilik ki siyaha yakın, Başınızı kaldırıp tekrar tekrar bakın, Bütün alemlerde hemen var olun, Bu var oluşu beşerden mi sanırsın? Yedi minare her an yükselir Lâhuta, Kişi alemi dolaşmalı girmeden tabuta, Eğer ölmek var ise yine sonunda, Sen onu yaşamak mı sanırsın? Yedi minarede çift şerefelidir, Zahir batın remz ile işaretlidir, Evvelde de ahırda da beşaretlidir, Sen işaretleri boşuna mı sanırsın?”
Necdet Divanı

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Neden kapatıyoruz, kardeşlerimize soralım bakalım, emir olduğu için kapatıyoruz, AllahuTeala Hz leri bunu neye dayandırarak emretmiştir, canı öyle istediği için mi, yoksa bir hakikate dayandığı için mi? Cenab-ı Hakk içki içmeyin de diyor, neden içki içmeyin diyor, bir sebebi var, eğer bir şey men edilmişse onun mutlaka çok büyük arka planda zararları vardır veya oluşumları vardır. Hiçbir emir ve nehy yersiz ve boşu...”
236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına...”
(127-) Ve iz yarfeu İbrâhîymül kavaıde minel Beyti ve İsmâıyl* Rabbena tekabbel minna* inneKE ENTEsSemi'ul 'Aliym;

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Oniki noktadan meydana gelmektedir, bunların yedi tanesi “etturu seb’a (yedi tur)” yani yedi nefis mertebesi , beş tanesi hazerat-ı hamse yani beş hazret mertebesidir. Lâm: (ل ) Lâhut, Ulûhiyyet âlemi yani bütün bu âlemlerdir. Oniki noktadan meydana gelen Elif harfinin kıvrımıdır, yani aslı Elif’tir. Mîm: ( م ) Hakikat-i Muhammedi’dir.”
40 3 ÂL-i İMRÂN-SÛRESİ

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Oranın üstü teras ise, “lâhut alemi” Kur’anı Keriymdeki Nur 24/35 ayetinin Eğer oranın üstü teras ise, "lâhut âlemi" Kur'an-ı Kerim'deki Nur Suresi 24/35. ayetinin اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ "Allah göklerin ve yerin nurudur" ifadesinin zuhur mahallidir.”
10 Kelimeyi Tevhid

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Amaiyyetten ilk çıkan tecelli eliftir . Lam ise lahut yani Uluhiyet alemi olup aslı eliftir . Ra ise Rahmaniyet mertebesine işarettir. Ayette Hâkim ve Habir esma’ul Hüsna’sı verilmiş.”
Hud Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“” Elif, Ahadiyyet mertebesi, Lâm, Lâhût mertebesini, Râ, Rahmâniyyet mertebesini ifâde etmektedir. Bu üç harf Sûre-i Şerifin bütün mânâsını öz olarak içinde barındırmaktadır. Devam eden Âyetler bunların açılımları olmaktadır. Genel olarak tefsircilerin ifâde ettiği şekilde bu huruf-u mukattaâlar sâdece Allah (c.”
45 14 İ̇brâhîm-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bir başka yönden mevzuumuza baktığımızda; ( - - ) “elif - lam - mim” in, zahir alemin koordinatları olduğunu ki, () “elif” → “ehadiyyet”, ( ) “lâm” → “lâhut”, ( ) “mim” → “Hakikat-i Muhammedi” dir ( - - ) “elif - mim - nun” ise, bâtın âlemimizin koor-dinatları olduğunu idrak etmemiz zor olmayacaktır. Onlar da, () “elif” → “ehadiyyet”, ( ) “mim” → “Hakikat-i Muhammedi” ( ) “nun” → “nûr-u ilâhi”dir Ehadiyyet...”
Vahiy ve Cebrâîl

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Lâm: (ل ) Lâhut, Ulûhiyyet âlemi yani bütün bu âlemlerdir. On iki noktadan meydana gelen Elif harfinin kıvrımıdır, yani aslı Elif’ tir. Mim: ( م ) Hakkikat-i Muhammedi’dir. Mim harfi de aynı şekilde bir göz ve bir kuyruk yapılmış Elif harfidir.”
242 30 36 Ku Ker Yol Rûm Sûresi Murat Derûni (1)

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Bu mebdee ehl-i hakîkat, şimdi içinde bulunduğumuz mertebe-i taayyünde, birtakım ıstılâhât ile işaret etmişlerdir ki, onlar: Mertebe-i aha- diyyet, künh-i zât, zât-ı baht, gayb-ı mutlak, âlem-i lâhût, âlem-i lâ-taay- yün, âlem-i ıtlâk, amâ-yı mutlak, vücûd-ı mahz, vücûd-ı mutlak, zât-ı sırf, ümmü'l-kitâb, beyân-ı mutlak, nokta-i basîta ve gaybül-guyûb gibi birta- kım esmâdır.”
Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Lâm: (ل ) Lâhut, Ulûhiyyet âlemi yani bütün bu âlemlerdir. On iki noktadan meydana gelen Elif harfinin kıvrımıdır, yani aslı Elif’ tir. Mim: ( م ) Hakkikat-i Muhammedi’dir. Mim harfi de aynı şekilde bir göz ve bir kuyruk yapılmış Elif harfidir.”
237 29 35 Ku Ker Yol Ankebût Sûresi Murat Derûni

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Ve onların adem-i itâatları hevâ-yı nefsânîlerinden idi; ve nefis ise Cenâb-ı Lâhûttan i'râz ve idbâr zahir olmaz; ve makhûrun vücûdu ise nisbî ve i'tibârîdir. Ve bu mertebede "vahdet" Vâhid'in natıdır, “zât”ı değildir.”
Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Ehlullaha üç kitaptan bahsetmişler, birisi الۤم ۤ “Elif, Lam, Mim” bir kitaptır, yani üç harf bir kitaptır, zaten “Elif, Lam, Mim”de; Elif: Ahadiyet mertebesi, Lam: Lahut mertebesi, Mim: Hakikai Muhammedi mertebesidir. Al sana bir kitap. Bu üç harf bir kitaptır , Elif Ahadiyet mertebesi neden?”
120 Fusûsu’l-Hi̇kem

Mahmûd-ı Şebüsterî
“Bu iş, Ruhullah’tan zuhur etti... Ruhul Kudüs’ten göründü! Nasut âlemine mensup olan nefisten kurtulursan lâhut âlemin kutlu tapısına varır, girersin. Beşeri nefsinden kurtulursan lahut alemine, gerçek alemine varırsın.”
123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kendi kendinde gizli, kendi kendince malum ama diğer tarafta âlemlerden gizli iken, bilinmezlik halinde iken. Â'ma mertebesi, hakîkatlerin öz hakîkatinden ibarettir. Allah' ilâh, vahidiyyet, insân, lâhut, hüviyyet böyle bir izahı vardır. Ulûhiyet ne demek? Ulûhiyet dendiği zaman bu bir mertebenin ismi, ama bu mertebedeki tezahür [25] nedir?”
168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni

Nusret Tura
“Bu Kûr'ân öyle büyük bir kitâptır ki, insânları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, her şeye gâlip ve hamde lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için onu sana indirdik.” (ا) Elif, Ahadiyyet mertebesi, (ل) Lâm, Lâhût mertebesini, (ر) Râ, Rahmâniyyet mertebesini ifâde etmektedir. Bu üç harf Sûre-i Şerifin bütün ma’nâsını öz olarak içinde barındırmaktadır.”
164 2 Esmâ’ül Hüsna

Terzibaba - Necdet Ardıç
“( haze ), ( he ) hüviyet ( elif ) (ehadiyet-ülfiyet/ünsiyei-ademiyet) ( zel ) bu, şu anlamında olup Ebced olarak, ( heelif-zel (5+1+700) = 13 ( Hakikati Muhammed ) Hüviyetin ( Ehadiyet ) olarak tarif olunmasıdır, ki zahir - batın, (şeriat, tarikat, hakikat, marifet) (nasut, melekut, ceberrut, lahut) ve ilah... bütün alemlerdeki hüviyet tasdiğidir. (Enbiya 21/107) ve ma erselnake illa rahmeten li’l alemiyn (Biz seni...”
25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Yuvarlak dünya gibi veya diğer gezegenler gibi değil, aynen insan suretinde olması الۤمۤ ﴿٢﴾ ذَلِكَ الْكِتَابُ لارَيْبَ فِيهِ 2/1-2 “Elif Lam Mim zalikel kitabe la raybe fih” işte bu kitap üzerinde şüphe yoktur, الۤمۤ de insan-ı kamilin rumuzudur zaten ve bu الۤمۤ aynı zamanda alemlerin koordinatı olduğunu söylemekteler, “Elif” ahadiyet mertebesi, bütün alemleri kapsamış 13 noktalı zaten “Elif”. “Lam” lahut...”
191 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
“On iki noktadan meydana gelmektedir, bunların yedi tanesi “etturu seb’a (yedi tur)” yani yedi nefis mertebesi, beş tanesi hazerat-ı hamse yani beş hazret mertebesidir. Lâm: (ل) Lâhut, Ulûhiyyet âlemi yani bütün bu âlemlerdir. On iki noktadan meydana gelen Elif harfinin kıvrımıdır, yani aslı Elif’ tir.”
256 32 Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...-u ile lahut yolunun tüm hakiki salik-i olanları da "ve iyyake nestain" (Fatiha 1/5) Mealen: "ve yalnız senden yardım dileriz" beyanı celilesiyle irşad eyledi. Tecel...”
08 Tuhfetul Ussaki

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kısaca anlatmağa çalışırsak tavaf edilen yer (CİSİMLER ALEMÎ) birinci kat (MELEKUT ALEMİ) ikinci kat (CEBERUT ALEMİ) üçüncü kat (LÂHUT ALEMİ) ortada duran KÂBE'i şerif (İNSAN'ı KÂMİL) böylece (HAZARATI HAMSE) yani beş hazret olarak tanımlanan ve on sekiz bin alemi de kaplayan bu ifade orada şeklini buluyor. SAFA VE MERVE ARASI SAY MAHALLİ DE (ZAMAN TÜNELİ) Yedi minare, sıfatı Subutiye, Hayat, İlim, İrade, Kudret,...”
02 Hacc Divan

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Özden ibarettir, yani orada teferruat yok, kendi kendinde gizli iken kendi kendinde var kendi kendince malum ama diğer taraftan alemlerden gizli iken bilinmezlik halinde iken işte bu izahı hakikatlerin öz hakikatinden ibarettir Âmâ mertebesi. Allah, İlah, Vahidiyet, İnsan, Lahut, Hüviyet böyle bir izahı vardır. Şimdi Uluhiyet ne demektir, Uluhiyet dendiği zaman bir mertebenin ismi, ama bu mertebedeki tezahür nedir,...”
134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Özden ibarettir, yani orada teferruat yok, kendi kendinde gizli iken kendi kendinde var kendi kendince malum ama diğer taraftan alemlerden gizli iken bilinmezlik halinde iken işte bu izahı hakikatlerin öz hakikatinden ibarettir Âmâ mertebesi. Allah, İlah, Vahidiyet, İnsan, Lahut, Hüviyet böyle bir izahı vardır. Şimdi Uluhiyet ne demektir, Uluhiyet dendiği zaman bir mertebenin ismi, ama bu mertebedeki tezahür nedir,...”
136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- اللاهوت
- domain
- tasavvuf
- related_to
- nasut,ahadiyyet,fenafillah