Ceberut
Sıfat alemi. Cebri zuhurun mertebesi.
Tanım
Ceberût, melekût mertebesinin üstünde yer alan ve ilâhî sıfatların saltanat ve kahr boyutunun zuhur ettiği mertebedir. "Âlem-i sıfât" olarak da adlandırılır. Nâsût-melekût-ceberût-lâhût şeklindeki dörtlü kozmolojik tasnifin üçüncü mertebesidir.
Etimoloji
Arapça "cebr" (جبر) kökünden; "zorlayıcı kudret, saltanat" anlamındadır. Allah'ın esmâ-i hüsnâsından "el-Cebbâr" ile aynı köktendir.
Özellikleri
- Sıfât-ı ilâhiyyenin (hayat, ilim, irade, kudret, sem', basar, kelâm) saf mertebesidir.
- "Âlem-i ervâh-ı a'lâ" (yüksek ruhlar âlemi) olarak da nitelendirilir.
- Akl-ı evvel ve arş-ı a'zam bu mertebede tezahür eder kabul edilir.
- Nâsût ve melekût'tan daha gaybî, lâhût'tan ise daha zâhirdir.
- İnsanî boyutta "sırr" latifesine karşılık geldiği söylenir.
Kur'an Referansı
- Haşr 59:23: "el-Azîzü'l-Cebbâru'l-Mütekebbir" — Allah'ın ceberut sıfatının zikri.
- Mâide 5:22: "Orada cebbâr bir kavim var."
Hadis
"Ceberût ve kibriyâ Allah'ın ridâsıdır" (Müslim, Birr 136; Ebû Dâvud, Libâs 25) — "kibriyâ ridâm, azamet izârımdır" meâlinde kudsî hadis. Ceberût sıfatının Zat-ı İlâhi'ye mahsusiyetini ifade eder.
İbn Arabi / Tasavvuf Geleneği
Abdülkerim Cîlî el-İnsânu'l-Kâmil'de ceberûtu "âlem-i esmâ ve sıfât" olarak tarif eder. Sühreverdî Maktûl İşrâk felsefesinde "envâr-ı kâhira" (kâhir nurlar) ile bu mertebeyi eşleştirir. Necdet Ardıç gibi çağdaş mutasavvıflar ceberûtu, sâlikin seyr-i sülûkunda geçtiği sıfat mertebesi olarak açıklar.
İlgili Kavramlar
Kaynaklar
- Abdülkerim Cîlî, el-İnsânu'l-Kâmil
- Seyyid Şerîf Cürcânî, et-Ta'rîfât
- Sühreverdî Maktûl, Hikmetü'l-İşrâk
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“...ût arasındaki her tavır şeriat, melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarikat, ceberût ile lâhut arasındaki her tavır da hakîkâttır. ********** “Lebbeyk” ifâdesi ta...”
66 Risaleyi Gavsiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“............................(15) ALEMİ CEBERUT...............................................(17) ALEMİ MELEKÜT ..............................................(17) ŞUHÜDÜ...”
Lübbül Lüb

Nusret Tura
6x“Cenâb-ı Hakk, “Ya gavs haremime (mahremiyetime, gönül kâ’be’me) girmek istersen, ne mülke, ne melekûta, ne ceberuta iltifat et,” buyuruyor. Yani bunlara iltifat etme. Mülk âlemi -> Madde âlemi Melekût âlemi -> Esmâ âlemi Ceberut âlemi -> Sıfat âlemi Burada belirtilen üç ilâh bâtınen bu mertebelere iltifat edenlerin ilâhlarıdır.”
164 2 Esmâ’ül Hüsna

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“Vakt ise, “Esmâ (isimler) âleminde” geçerli, burada hadiseler yok isimlerin mânâları tek bir mânâ olarak mevcud bunun ifadesi de “vakt” oluyor. An ise, “Ceberut âleminde” geçerli; burada da tek ve kül olarak kendi varlığını kendi olarak bilişi, bunun ifadesi de “an” oluyor.”
12 Terzi Baba 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“Evet, yukarıdan beri anlatılan hazarat ve âlemler birbirinin aynasıdır. Mülk, melekütun; meleküt, ceberütun; ceberut, lâhutun; ve İnsân-ı Kâmil de “halifetullah” olarak, cümlesinin aynasıdır.. İlâhi varlığı, kâinatı yansıtan bir ayna.”
95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
6x“Şimdi, وَمَا رَمَيْتَ ahadiyet mertebesi diyor ki Hakikat-i Muhammediye mertebesine, Hakikat-i Muhammediye mertebesinin bir ismi Ceberut mertebesidir, işte burada Ceberut vardır. Çünkü öldürme atma bakın bu cebriyedir. Yani karşı tarafı yok etmeye çalışmaktır.”
191 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Risâlet-i Gavsiye’de devam ediyor; “Şüphesiz ki mülk → alîmin; melekût → ârifin; ceberut da → vakifiye’nin ( vakıf olanın ) şeytanıdır. Kim bunlardan birine razı olursa o indimde tard olunmuşlardan olur,” ve buyurdu ki “ey gavs-ı a’zam, zahidleri → nefis yolunda; ârifleri → kalb yolunda; vakıfları → rûh yolunda ve nefsi de → hür olanlara mahal kıldım.”
37 53 ve-NECM-YILDIZ-SÛRESİ

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
4x“...Ceberut, birinci taayyün, birinci tecellî, ilk akıl, ilk cevher. Hakikatı Muhammedîye, ruh-u izafî, ruhu külli, gaybı muzaf, kitab-ül müb’in gibi isimlerle çeşitli vas...”
111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Cenâb-ı Hakkta bütün tecellisini Hakikat-i Muhammedi üzerine yapmakta. Diğer ifade ile sıfat mertebesi itibariyle ceberut mertebesi. Yani kendi hükmünü yürütür manasında. İşte burada belirtilen irade zat, kavil hükmü, biraz da o ceberut olarak Hakikat-i Muhammedi olarak bütün âlemlerin kendinde zuhura çıkmasıdır.”
156 24 Soh. ara.sohbetler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
4x“...“Ceberut” mertebesi de dendi. İşte Hakikat-i Muhammediye yani Peygamber Efendimizin iki hususi hali bu mertebelerden oluşmaktadır. Bütün bu kendi manasında kendi büny...”
Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“İşte bu sahanın aldığı isim de bir bakıma Hakikat-ı Muhammediye, bir bakıma İnsan-ı Kamil, Hakikat-ı İnsaniye, Sıfat mertebesi, Ceberut mertebesi, diye birçok isimler alıyor. İşte Hz peygamberin Habibliği bu mertebeden başlamaktadır. "Sen olmasaydın bu alemleri halk etmezdim” “ Seni alemlere rahmet olarak gönderdim ” bu sahadaki peygamber efendimizin hakikati ve hubbiyetinin ne kadar geniş yani alemler düzeyinde...”
160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“İşte bu sahanın aldığı isim de bir bakıma Hakikat-ı Muhammediye, bir bakıma İnsan-ı Kamil, Hakikat-ı İnsaniye, Sıfat mertebesi, Ceberut mertebesi, diye birçok isimler alıyor. İşte Hz peygamberin Habibliği bu mertebeden başlamaktadır. "Sen olmasaydın bu alemleri halk etmezdim” , “Seni alemlere rahmet olarak gönderdim” bu sahadaki peygamber efendimizin hakikati ve hubbiyetinin ne kadar geniş yani alemler düzeyinde...”
161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Yani kendini bilme gayriyeti, gayr olmayı gerektirir. Ve bu Ruh Ruh-u Muhammedi (s.a.v.) dir. Hakikat-i Muhammedi dedikleri Ceberut mertebesi diye de ifade ettikleri ve bir çok daha isimleri olduğu bir mertebedir. Ama hakikat-i İnsaniye olan mertebe-i Vahidiyet diğer bütün kapsamı olan insanlık hakikatidir.”
78 A’yân-I Sâbi̇te

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“” bu düşünceyi bu ayet destekler. Malum olsun ki ehl-i alem sakınmaları cihetinden Cebbar isminin ihatası altındadır. Sakınma Ceberut ve satvet sahibi olan bu ismin terbiyesinden meydana gelir. Böylece muttaki olan kimse Cebbar isminin birlikte olması yani Cebbar isminin zuhur yeri mazharıdır.”
121 Fu Hi 03 NUH FASSI

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Seni, diye ifade edilen ise o mertebede daha henüz halkiyyet olmadığı için muhatap olarak ilmi ma’nâda Hakikat-i Muhammedî, sıfat Ceberut makamı/mertebesidir ki, daha henüz ilmi İlâhiyyede bâtında Zât-ı İlâhiyyenin kendi bünyesinde Ahad olan “Tek” in bünyesinde ilmi olarak mevcuttur. İşte bu Ahad/teklik mertebesinde iç bünyede ilmi olarak bulunan, Hakikat-i Muhammedî sıfat Ceberut makamı/mertebesi , kendi...”
251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x““Dünya” ve “ahiret” âlemleri) olarak da anılır bu iki âlem... Yukarıda ayrı ayrı belirtilen dört âlem, dört derya mesabesindedir. Mülk, Meleküt, Ceberut ve Lahut... İşte bu dört derya, ezeli ve ebedî olup, başlangıcı ve sonu yoktur. Birinci derya “Zat”tır.”
261 54 44 Ku Ker Yol Kamer Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Seni, diye ifade edilen ise o mertebede daha henüz halkiyyet olmadığı için muhatap olarak ilmi ma’nâda Hakikat-i Muhammedî, sıfat Ceberut makamı/mertebesidir ki, daha henüz ilmi İlâhiyyede bâtında Zât-ı İlâhiyyenin kendi bünyesinde Ahad olan “Tek” in bünyesinde ilmi olarak mevcuttur. İşte bu Ahad/teklik mertebesinde iç bünyede ilmi olarak bulunan, Hakikat-i Muhammedî sıfat Ceberut makamı/mertebesi , kendi...”
61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Nefes-i rahmani ile sonsuz fezaya yayıldığında oradan rububiyet mertebesine nefes-i rahmani “Ruh” mertebesine bütün mertebeleri ile birlikte, sıfat mertebesi, Hakikat-ı Muhammedi, Alem-i Ceberut, cebbar alemi o her işi orada yaptırıyor. Nereden, kendi içindeki özünden yaptırıyor veya yapılıyor, onun tecellisi nefes-i rahmaninin “Ruh-u Azam”ın, “Ruh-ul Kuds”ün tecellisi esma mertebesini zuhura getiriyor, orası da...”
187 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“...ında bulunan İlmi İlâhiyyenin silsileten bir sistemler manzûmesi olarak âlemde, âlem ismini alarak zuhura çıkmasıdır. Seyrimizi bu idrakle yaptığımız zaman bu âlemde, görebileceğimiz ancak Âyet-i Kerîmelerde...”
36 2 Bakara-Sûresi̇

Abdulkerim Cili
2x“Onlardan öncekilere ve sonrakilere dair haberler de vardır… Ruhlar âlemi sayılan melekut ilmi de bundadır… Ruhlar âlemine hâkim olan ceberut âleminin ilmi de bundadır… Bu ise… hazret-i kudüstür… Yani mukaddes hazrettir. Yine bu levh de bulunan ilimler arasında: Berzah ilmi vardır…”
167 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Bununla beraber “ha”nın üstünüyle “melekut” ve “ceberut” kalıplarında bir mübalağa kipi olması da açık görünmektedir. Yehem, delilik; Eyheman, “iki saldırıcı” demektir. Bedeviler, sel ile adama saldıran kızgın esirik deveye; şehirliler de, sel ile yangına “ey heman” derler.”
Kalem Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“------- Zîrâ insânın hakikatı olan hakîkat-i muhammediyye, sıfat mertebesi, ceberut mertebesi diye isimlendirilen diğer bir ismi de Vahidiyet mertebesi itibariyle Hakikat-ı insaniye eğer bu âlemleri gelecekte tesbit etmek mümkün olsa yani sonsuz fezayı tesbit etmek mümkün olsa zannediyorum ki insan suretinde tesbit edeceklerdir. Gerçi insan suretinde tesbit edildiği zaman sınırlanmış olmakta sınırları ve sınırlar...”
243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“— B — BABÜL FETİH : KA'BE'nin fetih kapısı. BEYTÜL MA'MUR : Gökte Melekler tarafından tavaf edilen ev. — C — CEBERUT ALEMİ : Sıfat alemi, Hakikati MUHAMMEDİ. CEM'ÜL CEM : Cem in cem'i. CEBELİ RAHME : Arafatta bir tepe, Rahmet tepesi — D — DERGÂH : Bir tür ibadet yeri.”
Necdet Divanı

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Seni, diye ifade edilen ise o mertebede daha henüz halkiyyet olmadığı için muhatap olarak ilmi ma’nâda Hakikat-i Muhammedî, sıfat Ceberut makamı/mertebesidir ki, daha henüz ilmi İlâhiyyede bâtında Zât-ı İlâhiyyenin kendi bünyesinde Ahad olan “Tek” in bünyesinde ilmi olarak mevcuttur.”
233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi Murat Deruni

Ahmet Avni Konuk
2x““Ceberût”, taayyün-i evvel ve şühûd-ı mücmelden ibârettir ki, “Allah” tesmiye ederler. Onun için “Hû” isminin zikrine “lâhûtî” ve “Allah” isminin zikrine de “ceberûtî” derler. Evvelki “cem’u’l-cem‘” ve ikincisi “makām-ıcem‘”dir.”
Fusûsul Hikem Mukaddime

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Buna “Ceberut” âlemi, sıfat bölgesi de deniyor. Vâhidiyet mertebesinde varlıkların yavaş yavaş oluşumları meydana çıkıyor. Sıfat-ı subutiye ahâdiyet mertebesinde iki özelliği varken, vahadiyet mertebesinde yedi özelliği ortaya çıkıyor. Sıfat-ı subutiye, Zat’i sıfatlar subuti sıfatlar burada meydana çıkıyor.”
119 Fu Hi 01 ADEM FASSI

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Yani eşyayı dışarıdan aydınlatan ışık değil, ışık ile “nur” arasında, “nur” bizatihi varlığın kendi içinde olan kendi içindeki kendi sınırlarını çizip de ortaya çıkan çıkaran zuhur اَللَّهُ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالاَرْضِ 24/35 eğer Allah’ın nuru semavat ve arz olmasa bu varlığın görülmesi mümkün değildir. İlm-i ilahide karanlıkta zulmette programlar yapıldı, bunlar sıfat mertebesine ithal edildi, Ceberut alemine işte...”
192 Fusûsu’l-Hi̇kem

Nusret Tura
2x“Hikmetle esrârı dile getiren ârifler, bülbüller gibi öterler. Ekser zamanlarını Lâhût âlemine mukâbil düşen Ceberût âleminde baharı beklerler. Melekût ve nâsut âleminde açan gülleri görünce de şakır, şakır ötmeye başlarlar.”
77 Aşk VE Muhabbet Yolu

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Çünkü esasen daha önce de birçok çevirisi yapılan çok değerli bu küçük eserin, tasavvuf yolunun meraklılarına yol gösteren bir kılavuz olabileceğini belirtir. [230] Terzi Baba, ârif, etvâr-ı seb’a, hazarât-ı hamse, gayb-i mutlak, âlem-i ceberût, âlem-i melekût, mutlak şuhûd, insân-ı kâmil, üç sefer ve tekvin bahislerinin olduğu bu “Öz” kitabın içeriğini, kendi yorumlarını katarak daha da zenginleştirmiştir.”
1772747276481 DVT C001.MP3

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Vakt ise, “Esmâ (isimler) âleminde” geçerli, burada hadiseler yok isimlerin mânâları tek bir mânâ olarak mevcud bunun ifadesi de “vakt” oluyor. An ise, “Ceberut âleminde” geçerli; burada da tek ve kül olarak kendi varlığını kendi olarak bilişi, bunun ifadesi de “an” oluyor.”
Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Bu sebeble İblîs'in hakîkati olan ism-i Mudill ıdlâl, hîle, küfür, cühûd, hıkd ve hased gibi sıfâtı hâizdir; ve neş'et-i unsuriyyesi olan nâr dahi isti'lâ, kibir, tasallut ve ceberût gibi sıfât-ı kahriyyeyi iktizâ eder. Adem'e gelince onun bâtını “Allah” ism-i şerîfi olduğu ve bu ism-i a'zam Celâl'i ve Cemâl’i bilcümle esmâyı câmi' bulunduğu gibi, onun zâ- hiri olan neş'et-i unsuriyyesi dahi mezâhir-i celâliyyeden...”
Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Vahidiyyet= Taayyünü evvel mertebesi oldukça yüklü bir mertebedir, çünkü bu mertebede bütün tecelli ve oluşumların programları yapılmaktadır. Vahidiyyet-in zuhur mahalli Ulûhiyyet, Ulûhiyyet-in zuhur mahalli ise aynı zamanda Ceberût mertebesi olan, Hakikat-i Muhammed-î ve İnsân-ı kâmil mertebesidir. İşte böylece Ulûhiyyet ve Hakikat-i Muhammed-i mertebesinden bütün âlemlere üflenen Nefes-i Rahmân-î nin kaynağı...”
Saf Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Cenâb-ı Hakk, “Ya gavs haremime ( mahremiyetime, gönül kâ’be-me ) girmek istersen, ne mülke, ne melekûta, ne ceberuta iltifat et,” buyuruyor. Yani bunlara iltifat etme.”
Bismillâhir rahmânir rahiym

Ahmet Avni Konuk
“72│MUKADDEME Ba’zıları da dört isim ile icmâl edip “lâhût”, “ceberût”, “melekût”, “nâsût”derler. “Lâhût” bî-keyfiyet ve bî-renk olan zâttan ibârettir ki, buna “Hû” ile işâret ederler.”
Sayfa 99

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Mülk, melekütun; meleküt, ceberütun; ceberut, lâhutun; ve İnsan-ı Kamil de “halifetullah” olarak, cümlesinin aynasıdır.. İlahi varlığı, kainatı yansıtan bir ayna. İnsan-ı Kamil’in câmi olmadığı hiç bir mertebe yoktur.”
“ELİF, LAM, MİM zalikel kitabü la reybe fiyhi”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Mülk, melekütun; meleküt, ceberütun; ceberut, lâhutun; ve İnsan-ı Kamil de “halifetullah” olarak, cümlesinin aynasıdır.. İlahi varlığı, kainatı yansıtan bir ayna. İnsan-ı Kamil’in câmi olmadığı hiç bir mertebe yoktur.”
“ELİF, LAM, MİM zalikel kitabü la reybe fiyhi”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“)ın vücûdu, هَرُونَ نَبِيًّا وَوَهَبْنَالَهُ مِنْ رَحْمَتِنَاۤ اَخَاهُ (Meryem, 19/53) ya'nî "Biz rahmetimizden Musa'ya, karındaşı Hârün'ı nebi olarak vehb ettik" âyet-i kerîmesi mucibince, hazret-i rahamûttan idi; yani rahmet âleminden idi ve "rahamût" rahmetin mübalağasıdır, yani çok rahmet manasınadır. Nitekim melâike âlemine "melekût" ve âlem-i mücerredâta da "ceberut" denilir. Ve Hz. Harun'un nübüvveti ancak...”
131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...sun başka bir kimsede bu genişlikte olması mümkün değildir. Peygamber Efendimizin dışında (İnsân-ı Kâmil) diye vasfedilen husus aslında (Kâmil İnsân) dır arada büyük fark vardır. Bu hususta biraz tabir karış...”
172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Onlardan öncekilere ve sonrakilere dair haberler de vardır. Rûhlar âlemi sayılan melekût ilmi de bundadır. Rûhlar âlemine hâkim olan ceberut âleminin ilmi de bundadır. Bu ise hazret-i kudüstür. Yine bu levh de bulunan ilimler arasında, Berzah ilmi vardır.”
44 7 A’râf Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Nefsin istekleri diye bilinen şeylere ya bedenin gerektirdikleri ya da şartlanmaların getirdikleridir. Esmaların toplu olarak bulunduğu Ceberut âleminden Ruh u Azam ın varlığı ile a’yani sâbitesi gereği fiillerin ortaya çıkması, kudretin açığa çıkması iledir, yansımadır, aynadır.”
62 Bir ressam hik yesi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...den sonra gelen, “Rabb’ın na-maz kılıyor,” kelâmıyla perdenin arkasında olan hâdise haber verildiğinden, asıl da açılacak perdenin dışarıda değil, kendi aklımızda, içimizde olan şartlanmalar perdesi olduğunu...”
Dur Rabbın Namazda Cilt 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Allah-ımızın en büyük ve ilk ayet-i, zat-ı olan akl-ı evvelden/ Ahadiyyet mertebesinden, sıfat mertebesi olan vahidiyet mertebesine, akl-ı küll-e tenezzül ettiğinde, akl-ı kül zuhura geldiğinde orada, Hakikat-i Muhammed-i, İnsan-ı Kâmil, hakikat-i insaniyye, ceberut alemi, diyede ifade edlen hali idrak etmiş olduğu anlaşılmaktadır. İşte bu halin nokta zuhur mahalli olduğunu anladığında, hem alemler düzeyinde hem...”
Gökyüzü İnsanları Araştırması 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Onlardan öncekilere ve sonrakilere dair haberler de vardır. Rûhlar âlemi sayılan melekût ilmi de bundadır. Rûhlar âlemine hâkim olan ceberut âleminin ilmi de bundadır. Bu ise hazret-i kudüstür. Yine bu levh de bulunan ilimler arasında, Berzah ilmi vardır.”
59 6 Peygamber (4)

Ahmet Avni Konuk
“Birinci "can" ile nâsûta (insanlık âlemi), ikinci "can" ile melekûta (melekler âlemi), üçüncü "can" ile ceberûta (kudret âlemi) ve dördüncü "can" ile lâhûta (ilâhî âlem) işaret buyrulur. Çünkü nâsûtun ruhu melekût, melekûtun ruhu ceberût ve ceberûtun ruhu lâhûttur. İnsân-ı kâmilin kalbi ise lâhûttur; ve lâhût bütün mertebeleri kuşattığı gibi, insân-ı kâmilin kalbi de böyledir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9

Terzibaba - Necdet Ardıç
“(İbrahim Rusuki) ************ Mülk âlemindeki cennete; cennet-i me’va, melekût âlemindeki cennete; cennet-i naim, ceberut âlemindeki cennete; cennet-i firdevs, lâhut âlemindeki cennete; cennet-i tevhid denir. Mahalli fuaddır.”
41 (İnci tezgâh-ı)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Efal alemi : “Madde alemi, yaşadığımız alem” Esma alemi : “İsimler alemi, madde alemini oluşturan mertebe” Sıfat alemi : “Esma alemini meydana getiren güçler alemi ( Ceberut alemi ) Zat alemi : “Mutlak zat mertebesi” İnsan-ı Kamil : “Bütün bu mertebeleri ihata eden mertebenin adıdır.” Dinimizi ve kendimizi gerçekten tanımamız yukarıda belirtilen mertebeleri bilmeğe bağlıdır. Sıradan bir yaşam alışkanlığından...”
Mübarek Geceler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Vahidiyyet-in zuhur mahalli Ulûhiyyet, Ulûhiyyet-in zuhur mahalli ise aynı zamanda Ceberût mertebesi olan, Hakikat-i Muhammed-î ve İnsân-ı kâmil mertebesidir. İşte böylece Ulûhiyyet ve Hakikat-i Muhammed-i mer-tebesinden bütün âlemlere üflenen Nefes-i Rahmân-î nin kaynağı burasıdır.”
19 Sûre-İ Feth

Terzibaba - Necdet Ardıç
“(Ya gavs, haremime girmek istersen, ne mülke, ne melekûte, ne ceberûta iltifat et, şüphesiz ki mülk âlimin, melekût ârifin, ceberût da vakıfinin (vakıf olanın) şeytanıdır. Kim bunlardan birine razı olursa o indimde tard edilmişlerden olur. ) İfadesiyle bu hâle dikkat çekilmiştir. Yukarıda bahsedilen (min) (den) ifadesinden şöylece de, bir ifade oluşturabiliriz.”
35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Efal alemi : “Madde alemi, yaşadığımız alem” bunun üzerinde Esma alemi : “İsimler alemi, madde alemini oluşturan mertebe” Sıfat alemi : “Esma alemini meydana getiren güçler alemi. (Ceberut alemi) bu Sıfat alemine Hakikat-ı Muhammedi de deniyor, kaynağını oradan alıyor. Zat alemi : “Mutlak zat mertebesi” İnsan-ıKamil :“Bütün bu mertebeleri ihata eden mertebenin adıdır.”
133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
“.............. 098 Rûh : Rahmâniyyet : Sıfat Mertebesi : Âlem-i Ceberût ........ 099 Nûr : Rububiyyet : Esmâ Mertebesi : Âlem-i Melekût ......... 100 Madde - Cisim - Melikiyyet : Ef’âl Âlemi : Âlem-i Nasût .”
Vahiy ve Cebrâîl

Canan Çalışkan
“Eserde, tasavvufun özü olan ârif, etvâr-ı seb’a, hazarât-ı hamse, gayb-i mutlak, âlem-i ceberût, âlem-i melekût, mutlak şuhûd, insân-ı kâmil, üç sefer ve tekvin gibi bahislerin yer alması nedeniyle tasavvufa gönül verenler için kılavuz olma niteliği taşımaktadır. Bu nedenle daha önce pek çok kez çevirisi yapılmış olan eseri, Necdet Ardıç kendi yorumlarını katarak daha da zenginleştirmiştir.”
Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Hakikat ehli de bu mertebeye birtakım isimler vermişlerdir ki onlar da Alem-i Ceberut, Taayyün-i Evvel, Tecelli-i Evvel, Mertebe-i Vahidiyet, Akl-ı Evvel, Cevher-i Evvel, Hakikat-i Muhammediye, Ruh-i İzafi, Ruh-i Külli, Gayb-ı Muzaf, Kitab-ı Mübin, Alem-i Esma, Ayan-ı Sabite, Alem-i Mücerredat, Alem-i Mahiyyat, Berzah-ı Kübra gibi isimleridir. Daha doğrusu burası uluhiyyet mertebesidir. Yani Zat mertebesinden sıfata...”
183 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Nitekim âlem-i melâikeye “melekût” ve âlem-i mücerredâta da “ceberût" tesmiye olunur. Ve Hz. Hârûn'un nü- büvveti ancak rahmetten münbais idi. Zîrâ Mûsâ (a.s.) hulkan haşîn ve dînen ziyâde sâhib-i salâbet idi.”
Kelime-i Hârûniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İmâmiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Ehl-i hakîkat, bu mertebeye de birtakım ıstılâhât vaz'et- mişlerdir ki, onlar da: Âlem-i ceberût, taayyün-i evvel, tecellî-i evvel, mer- tebe-i vâhidiyyet, akl-1 evvel, cevher-i evvel, hakîkat-i muhammediyye, rûh-ı izâfî, rûh-ı küllî, gayb-ı muzâf, kitâb-ı mübîn, âlem-i esmâ, a'yân-ı sâbite, âlem-i mücerredât, âlem-i mâhiyyât ve berzah-ı kübrâ isimleridir.”
Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Tavaf edilen yer cisimler âlemi, birinci kat Melekût âlemi, ikinci kat Ceberut âlemi üçüncü kat Lâhut âlemi, ortada duran Kâbe-i Şerifte İnsan-ı Kamil. Böylece Hazeratı Hamse, yani beş Hamse olarak tanımlanan ve 18 bin âlemi de kaplayan bu ifade, orada şeklini buluyor. Yani o Kâbe-i muazzama dediğimiz o külliye içerisinde, bütün âlemler mevcut.”
144 12 2002 2003 28 08.cd Sohbet Arasi Sohbetler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Ahadiyette zuhurda hiçbir şey yoktur, Ahadiyetten vahadiyete intikal edilince, yani hakikat-i insaniyeye tenezzül edilince Ceberut mertebesi ayrıca hakikat-ı Muhammediye sıfat mertebesine tenezzül edilince artık orada faaliyetin oluşma programları yapılmaya başlıyor. Yani bütün alemin koordinatları ile birlikte varlıkları ile birlikte her şey ile birlikte ilmi manada programları yani bütün alemin a’yanı, a’yan-ı...”
180 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Ma'lûm olsun ki, ehl-i âlem, müttakî olmaları cihetinden, Cebbâr isminin ihâtası altındadır; ve ittikā ceberût ve satvet sâhibi olan bu ismin terbiyesinden neş'et eder. Binâenaleyh müttakî olan kimse Cebbâr isminin celîsi ve mazharıdır. Şu hâlde onun satvet ve ceberûtundan ittikā, rahmet-i âmme sahibi olan Rahmân ismine ilticâdır.”
Kelime-i Nûhiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Subbûhiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Sende Zat’i bir yönün var, Cenab-ı Hakk’ın Zat’ının karşılığı senin bir Zat’i yönün var, sende melekut aleminin karşılığı, ceberut aleminin karşılığı olan bir varlığın vardır. Çünkü Hakk’ın Zat’ından geldin başka türlü olması zaten mümkün değildir.”
120 Fusûsu’l-Hi̇kem

Abdulkerim Cili
“Düşün, halkın rabbı, hem de onların efendisi; Zatım müsemması tüm isimdir o kalanlarda… Mülk benim, melekut benim, dokurum iş işlerim; Gayb benim ceberut gücümledir kuruluşlarda… Şimdi dikkat et, anlattıklarımın hepsinde ben; Zattan anlattım, mevlâya kulum her hal ü karda…”
114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Oradaki mimarinin her taşının dahi bir ifadesi vardır, kısaca anlatmaya çalışırsak. Tavaf edilen yer cisimler âlemi, birinci kat Melekût âlemi, ikinci kat Ceberut âlemi üçüncü kat Lâhut âlemi, ortada duran Kâbe-i Şerifte İnsan-ı Kamil. Böylece Hazeratı Hamse, yani beş Hamse olarak tanımlanan ve 18 bin âlemi de kaplayan bu ifade, orada şeklini buluyor.”
234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kısaca anlatmağa çalışırsak tavaf edilen yer (CİSİMLER ALEMÎ) birinci kat (MELEKUT ALEMİ) ikinci kat (CEBERUT ALEMİ) üçüncü kat (LÂHUT ALEMİ) ortada duran KÂBE'i şerif (İNSAN'ı KÂMİL) böylece (HAZARATI HAMSE) yani beş hazret olarak tanımlanan ve on sekiz bin alemi de kaplayan bu ifade orada şeklini buluyor. SAFA VE MERVE ARASI SAY MAHALLİ DE (ZAMAN TÜNELİ) Yedi minare, sıfatı Subutiye, Hayat, İlim, İrade, Kudret,...”
02 Hacc Divan

Abdulkerim Cili
“Sakın, hükümdeki cezadan hiç korkmayasın; Başkası yoktur ki, hepsi kılıcın altında… Melekût senindir, mülkün dahi sultanısın; Ceberut da senindir, hep saadet katında… Sonra, arş-ı mecid sana aziz bir mekândır; Belli edersin, etmezsin de kürsü katında…”
117 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...mertebesi itibariyle yani Uluhiyet mertebesi ile idrak edenler esas Kur’an’ın hammalı yani taşıyıcısıdır Zat mertebesinden taşıyıcısıdır. وَنَفَخْتُ Nün taşıyıcısıdır. Biz lisanen herhangi bir şeyi bilsek d...”
134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...si itibariyle yani Uluhiyet mertebesi ile idrak edenler esas Kur’an’ın hammalı yani taşıyıcısıdır Zat mertebesinden taşıyıcısıdır. وَنَفَخْتُ Nün taşıyıcısıdır. Biz lisanen herhangi bir şeyi bilsek de kafamı...”
136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...müşterek Allah lafsı yani Kelime-i tevhid ve kelime- risalette başta Allah lafsı vardır, ikisi de aynı kaynaktan zuhur etmektedir. Aşağıdan yukarıya okunduğundan da her ikisinde Allah lafsı sonda sığındıkla...”
141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“O'nun zülfünün kokusundan nezle olduğundan gafilsin; ve yoksa sen, O'nun zülfünün kıvrımından bir kılsın. Sana âynanın gösterdiği vech, sendendir. Eğer sen aslu fer'a dikkatle bakarsan, o vecihsin, ceberût aleminin perdesi, senin nefesinden güzel kokuludur (muattardır). Sen misk tabiatlı olduğun halde cehilden dolayı kokmuş et aramaktasın.”
189 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Hakikat-i Muhammediyenin de zuhur mahali, yani bütün alemlere Rahmet olması nefes-i Rahmanisini tenfis etmesi yani bütün aleme yayması Hakikat-i Muhammediyi ortaya çıkarmasıdır. Diğer ismiyle de işte “Ceberut” yani mutlak hüküm istediğini ortaya koymasıdır. Yani nerede ne icat edecekse onu hakkıyla vermesidir.”
190 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Her biri diğerinden görülen kentler oluşturduk” beyânı ilâhisi açık olarak enfüsi yönden biz onlarda basiretleri olanların görebileceği mülk, melekût, ceberût ve zât şehirlerini oluşturduk denmektedir. Zahiren ise, bir insan-ı kâmil’e bağlı olarak kendi hakikatlerini bilen irfan şehirlerini ( gruplarını) oluşturduk. Günümüzde “ Terzi Baba ” yoluna bağlı olarak çok farklı şehirlerin içinde bu irfan şehirleri...”
246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe Suresi Ç.H.U.

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Aynı hakikati, peygamberlerin vârisleri olan ârifler ve mürşid-i kâmiller de temsil etmişlerdir. Onlar, tevhîdin hakikatini tecrîd ve tefrîd zirvesinde yaşayarak, ceberût ve melekût âlemlerini müşâhede ile tam bir tevhîd makâmına ulaşmışlardır. Sâlikleri de kurbiyyet, müşâhede ve mükâşefe hallerine davet etmişler; fakat bu esnada telvîne düşmemiş, istikametten sapmamış ve hiçbir şeyin kendilerini Hak’tan...”
248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hüda (Hidâyet) Levhası : Hakk'ın özünü anlatan zevke dayalı ilâhî haberler; müminlerin kalbine ilham yoluyla gelen nûr; ilâhî cezbe; milletlerin hallerine dair keşif ilmi; melekût (ruhlar âlemi) ve ceberût (Hazret-i Kudüs) âlemlerinin ilmi; Berzah, kıyamet, mizan, hesap, cennet, cehennem ilimleri; muhakkiklerin haberleri; eşkâl, sûret, tılsım sırları ilmi.”
256 32 Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan

Nusret Tura
“...ir insân-ı kâmil.. Şu halde zikir, tesbih ile insan o hâle geliyor ki hakîkat gözü açılıyor, gönül gözü gözden dışarı çıkıyor amma gözümüzün noktasının etrafında rızâ-i ilâhî hep bütün bunları görüyoruz.. Gö...”
82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura

Nusret Tura
“İnsanlar âlemidir, ruhlar ceberut âlemidir. Şiddet ve tasfiye âlemidir. Melekut, âlemi gaybiyeyi müşahededir. Zat, lâhut âlemidir. Bunların hepsine vücut hazeratı derler. ------------------------------- İnsan fena makamına ermekle senelerce uyumuş olduğu uykudan uyanır, o zaman bütün bu gördüğü cismani varlıklar, ilmi birer suret olarak görülürler.”
84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- الجبروت
- domain
- tasavvuf
- related_to
- nasut,melekut,lahut