Metin görünümü (anahatlar)
- Temalar
- Zâhir ve Bâtın: Görünenin Ötesindeki Hakikat
- Mârifet ve İdrak: Hakikati Bilmenin Yolları
- Sanatın ve Sema'nın Ruhanî Mertebesi
- Nefs Mücadelesi ve Ruhanî Gıda
- Sabır ve Teslimiyet
- Eserin Yapısı
- Çalgıcının Kıssası ve Nağmelerin Mertebeleri (Beyit 1941-1952)
- Varlık Mertebeleri ve "Lâ" Hakikati (Beyit 1953-1954)
- Kutbu'l-Aktab'ın Bilgisi ve Vahdet-i Vücud (Beyit 2967 civarı)
- Maddî ve Mânevî Gıda Metaforu ve Kitabın Hitamı (Beyit 4036-4045)
- İndeks
- Kavramlar (1594)
- Istılahlar (769)
- Makāmlar ve Hâller (32)
- Remizler (395)
- Esmâ-i İlâhiyye (96)
- Şahıslar (247)
- Eserler (59)
- Âyetler (118)
- Hadîsler (156)
- İnsan sırlarımdan bir sırdır
- Kim ki Allah için oldu, Allah da onun için oldu
- Muhakkak Allah Teâlâ kulunun lisânı üzerinde söyler
- Ben Arab'ın en ziyâde fasih söz söyleyeniyim
- Benim gözlerim uyur ve kalbim uyumaz
- Ey Bilâl bizi dinlendir!
- İmânın küllüsi zevk ve şevkdir
- Muhakkak Rabbinizin, sizin dehrinizin günlerinde nefhaları (kokuları) vardır. Uyanık olun…
- Ben kardeşim Yûsuf'dan emlahım ve Yûsuf benden ecmeldir
- Saâdet, beni gören kimseye ve beni gören kimseyi gören kimseye!
- Dininizin nısfını Humeyrâ'dan, ya'ni Âişe'den alınız!
- Erihnâ yâ Bilâl
- …(+144)
- Şiirler (1669)
- Birisi 'âşıklık nedir?' diye sordu. Benim gibi ol ki bilesin, diye cevap ver[dim].
- Biz öldük ve külliyen eksildik; Hakk'ın sadâsı geldi, hep kalktık.
- Der ki: O sadâ muhakkak onlardan ayrıdır; diri etmek, Hakk'ın sa-
- Eğer o nağmelerden bir şemme söylersem, canlar kabirlerden baş kaldırırlar.
- Ey hep kevn ü fesâd içinde çürümüşler; sizin bâki olan canınız bitmedi
- Süretde küçük âlem sensin; ma'nâda ise büyük âlem sensin
- Zirâ peri ve âdemi zindâna mensübdurlar; her ikisi bu câhillik zindânı
- Âgüh ol ki, evliyâ vaktin İsrâfil'idirler; ölülere onlardan hayat ve ne-
- Agüh olun, "Lâ"yı nefyden başları yukarı kaldırın; bu hayali ve vehmi bir tarafa bırakın!
- Ayağın dikenini çıkarmadan evvel gözün karanlıktır; nasıl cevelân
- Bir gün İsrafil nâlesini yapar; yüz yıllık çürümüşe can verir.
- Dün gece bu, başka türlü el verdi; birkaç lokma geldi, yolu bağladı.
- …(+1657)
- Lügatçe (942)
- Yerler (63)
- Fıkhî Meseleler (34)
- Silsile (5)
- Kıraat (2)