Murakabe
İç gözlem ve tefekkür hali. Sufinin kalbini Hakk'a yöneltmesi.
Tanım
Murâkabe, sufinin kalbini Hakk'a yöneltip, Allah'ın kendisini her an gözetlediği bilinciyle iç âlemini tetkik ve murâkaba etmesi hâlidir. Zikirle birlikte tasavvufun iki temel pratiğinden biridir.
Etimoloji
Arapça "rakabe" (رقب) kökünden müfâale babında mastar; "gözetlemek, kontrol etmek, gözlem altında tutmak" anlamındadır.
Özellikleri
- "Allah beni görüyor" (ihsan) bilincinin sürekli muhafazasıdır.
- Nefs muhasebesini içerir: işlenen ameller ve iç hallerin denetlenmesi.
- Nakşibendîlikte "vukûf-i kalbî" kavramı ile yakından ilişkilidir — kalbin Hakk'ta durdurulması.
- Letâif-i hamse (kalb, ruh, sırr, hafî, ahfâ) üzerinde murâkabe bazı tariklerde sistematize edilmiştir.
- Tefekkürden farkıdır: tefekkür akıl ve mana üzerine, murâkabe hâl ve huzur üzerinedir.
Hadis
"İhsan, Allah'a O'nu görüyormuş gibi ibadet etmendir; sen O'nu görmesen de O seni görmektedir" (Buhârî, Îmân 37; Müslim, Îmân 1) — Cibrîl hadisi olarak bilinen bu rivayet, murâkabenin doğrudan dayanağıdır.
Kur'an Referansı
- Ahzâb 33:52: "Allah her şeyi murâkıb'dır (gözetleyicidir)."
- Nisâ 4:1: "Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir."
- Alak 96:14: "Bilmez mi ki Allah onu görmektedir?"
İbn Arabi / Tasavvuf Geleneği
Muhâsibî (ö. 243/857) er-Riâye li Hukûkillâh eserinde murâkabeyi nefs muhasebesiyle birlikte sistematik biçimde ele almıştır. Kuşeyrî'ye göre murâkabe kulun Hakk'ın kendisine her sırrında muttali olduğunu bilmesidir. İmam Gazâlî İhyâ'da murâkabeyi "makâmâtü'd-dîn"in temeli olarak zikreder.
İlgili Kavramlar
Kaynaklar
- Muhâsibî, er-Riâye li Hukûkillâh
- Kuşeyrî, er-Risâle
- Gazâlî, İhyâu Ulûmi'd-Dîn
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Ahmed Avni Konuk
14x“Ya'ni bir kimse, "Mürşid emri altına girmeğe ne hâcet vardır; halvete oturup zabt-ı havâss ile murâkabe kâfi değil midir?" diye bir i'tirâzda bulunsa, bu beyt-i şerîf ile cevap verilip denir ki: "Ey müddeî, bu usûlü tatbîk eden kimse, bunu da mürşid-i kâmilden öğrenmiştir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“İrfanî açıdan bu ayette, Allah’ın “görmesi”, yalnızca bilgi veya gözlem değil, ilahi idrak ve tecelli anlamı taşır. Bu ayet, insanın kendi iç dünyasında murakabe bilincine ermesini öğütler. • İnsan, nefsinin yaptıklarını ancak hakikati gördüğünde fark eder. Allah’ın görmesi bir kayıt değil, varlığın iç yüzünü ortaya çıkaran bir hakikattir.”
255 13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
5x“Hakkın yakınlığına ermiş murakabe ehli kimselerin zihnine gelen düşünce ve hatıralar, suret ve zahir ehli kimselerin açıkça yapmış olduğu fiiller ve sözler gibi muamele görür!.. Murakabe ehli Hakkın rızasına muhalif olan düşüncelerinden mes’uldürler... Bu hale işaret eden hadîste şöyle buyrulmuştur: “Men dakka dükka; hasenatül ebrar seyyietül mukarrabun.”
111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”

Ahmet Avni Konuk
4x“85, 107-109, 193, 194, 204, 478, 511: ©. 11 101, 258, 330, 425;C. 111170, 172,173, 180, 195, 272, 290, 3 C. IV 295, 359, 368, 440: C.V 29, 30, 127, 429, 565: ©. VI 175-177, 362, 363, 455;C. VI 167, 22”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Zira nefis, murâkabeden uzak kaldığında hevâ ve gururun karanlıklarına sürüklenir; fakat sâlik, daima tefekkür, murâkabe ve muhâsebe hâlinde olursa kalp safâya erer, sır mükâşefeye açılır, ruh da Hakikat-i Muhammediyye’nin feyzine mazhar olur. İşte o zaman izzet, vehimden değil, ubûdiyetin hakikatinden doğar.”
248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Diyor ki: ”İkindi namazında kendinizi murâkabe ediniz.” Bir Hadîs-i Şerîf vardır : ”Hesâba çekilmeden evvel nefislerinizi hesâba çekiniz.” diye. Bakın aynı şeydir bu. Yalnız burada her nefes bunun yapılması gerektiği, diğer şekliyle de hadîs mûcibince 24 saatte bir, o 24 saat içerisinde ne yapıldığının muhasebesinin yapılması lâzım deniyor, ikindi namazından biraz evvel.”
65 Reşahat Ayn-EL Hayat

Ahmet Avni Konuk
3x“Ve eğer senin havâtırı murâkabe ve efâlini muhasebe husûsunda himmetin ziyâde olursa, böyle bir murâkıbdan tarîk-ı Hak'daki sülük işi daha yukarıya gider. Ya'ni, böyle bir murâkıb aşk-ı ilâhî kadehini içerek mest-i Hàk olur. mızdaki gāyet parlak ma'denlere, ayna gibi sûret aksettiği vech ile, o silinmiş demir levhalarına da böyle sûret akseder ve ayna makāmında kullanılır idi.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Bunu bilen kimsenin işleri ve düşünceleri edepli olur. (İmam Gazali) dini terimler sözlüğü cilt 2 (Murakabe kelimesini çok değerli Terzi Babam, akıl danışırken söyledi.) Kavm -100+6+40=146 =11 =2 ikilikte olan insanlar, kendileri ve onlardan uzakta olan Rabb anlayışı içindeler.”
34 Bakara dosyas

Ahmed Avni Konuk
2x“"Bir süre o seçkin toplulukla murakabe hâlinde olup kendimden ayrı düştüğüm zaman." Sâlikler (Hakk yolcusu) arasında "murakabe hâlinde olma"nın anlamı, bir kedinin fare deliği önünde oturup bütün kuvvetleriyle gözünü o deliğe dikerek fare beklemesi gibi, sâlikin bütün kuvvetleriyle maksadına yönelmesi ve onu beklemesi hâlidir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Canan Çalışkan
2x“Hak yolunda söyleyecek sözü olan herkesi dinlemenin öğrenmenin başlangıcı olduğunu ancak söylenenleri murakabe etmeyi ve sonucunda da gönüle danışmanın gerekli olduğunu ifâde eder. Gönüle danışmayı ise tevhîd inancı temelinde âyetler ve hadis-i şerifler ışığında yapmayı telkin ve tavsiye eder. Dervişlerine tenzîhi de teşbihi de tevhîd sınırları içinde anlamaları gerektiğini öğretmeye çalışır.”
Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Hakkın yakınlığına ermiş murakabe ehli kimselerin zihnine gelen düşünce ve hatıralar, suret ve zahir ehli kimselerin açıkça yapmış olduğu fiiller ve sözler gibi muamele görür!.. Murakabe ehli Hakkın rızasına muhalif olan düşüncelerinden mes’uldürler... Bu hale işaret eden hadîste şöyle buyrulmuştur: “Men dakka dükka; hasenatül ebrar seyyietül mukarrabun.”
Lübbül Lüb

Nusret Tura
2x“..., helaları, bulaşıkları yıkayarak nefislerini kırarlar, öyle acaip kimseler vardır ki murâkabe hâlinde gönlünü temizleyemezse, rabb-ini bulamazsa kendine o esnada hakar...”
163 1 Esmâ’ül Hüsnâ

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Dünya heveslerinden hoşlanarak ve severek yaptığınız şeylerin karşılığını tadın” denmektedir. Salik nefsiyle sürekli murakebe halindedir. “İhsan” yani Allah’ın kendisini gördüğünü hisseder. Başına gelen olaylarda da Hakk’ı görür.”
Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu fark ediş onun tevhide dair en derûnî idrakıdır: fiil Hak’tandır, kulda zuhur eder; kelâm Hakk’ın kelâmıdır, kalpte dile gelir. Dolayısıyla sâlik için “amel defterinin açılması” sadece kıyamet gününde değil, her muhasebe ve murâkabe anında gerçekleşir. O zaman zâhir âlemde beklediği mahkemenin aslında kendi içinde her an kurulduğunu idrak eder.”
259 45 CÂSİYE SURESİ Abdürrezzak Tek (son)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu yüzden bir konuda sadece başkalarının söyledikleri ile sınırlı kalmayı yeterli görmez. “Sen bu konuda ne diyorsun?” diyerek kişileri geliştirmeye gayret eder. Bir hususta murakabe etmeyi, gönüle danışmayı önerir. Gönüle danışmayı ise tevhid inancı temelinde âyetler ve hadis-i şerifler ışığında yapmayı telkin ve tavsiye eder.”
1772747276481 DVT C001.MP3

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...daki hali ise “fenâfirrasûl” dür. Yani zahiri ve batını itibari ile gerçek Muhammed-i olmuş olmaktadır. Bu hali ile zaten bahsi geçen mertebelerede ulaşmış olmaktadır. T.B. ve sema kapılarının açıldığını bahi...”
172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Fakat bir kimse pâdişâha, onun böyle bir emri olmaksızın, hod-be-hod bir arîza takdim ederek: "Bana şu me'mûriyeti ihsan edin; rızâ-yı şahanenize muvafık hizmetler ederim, şöyle yaparım, böyle yaparım" diye talebde bulunsa ve pâdişâh dahi onun bu talebini: "Bakalım bu adam dediklerini yapabilecek mi?" diyerek is'âf etse, elbette onu murakabe altında tutar. Ve bilâhere onun o me'mûriyyetteki ef’âlini muhasebe eder....”
189 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hatta Şam'da, Horasan'da, Medine'de ve daha birçok şehirlerde dervişleriyle sohbette veya murakabe halinde olan veliler boyun eğmişler, "İşittik, inandık, tasdik ettik" demişlerdir. Hayrette kalan dervişlerine; "Abdülkâdir Geylanî Hazretleri kutbiyetini ilan etti, ben de tasdik ettim, siz de ediniz” demişlerdir. Onlar da boyun eğmişlerdir. Ve gerek bu muhterem zatın, gerekse veliler ve nebiler hazretlerinin isimleri...”
234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Tevhdi- Ef’âl” idraki bâtınımda şimdiye kadar farkına varmadığım bir hassasiyet meydana getirdi. Hakk’ın ef’âline tam mazhar olabilme duygusu bende yoğun bir muhasebe ve murakabe anlayışına vesile oldu. “Kulumun gören göze, işiten kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benimle görür, benimle işitir, benimle alıp verir ve benimle yürür” kudsî hadiste ızhar edilen manaları idrak eder gibiyim.”
Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...etmendir.” Buyuruyor. Ayette sabır ile muhsinlik birlikte zikredilmiştir. Müddesir suresi, 7. Ayette “Ve li Rabbike fasbir” “Rabbin için sabret” geçer. Sabır ancak Muhsinlerin layıkıyla yapacağı bir iştir. Ra...”
Hud Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“yazmış olduğu bir mektupta: “Ravza-i Mutahharada murakabede otururken Bu murakabenin aslını bilmek lâzımdırki, hakikati bilinmiş ve sıhhati sabit olmuş olsun. Murakabe, --------- MURÂKABE= Lügat ma’nâsı itibari ile.”
Eb… Sa…. Nu… kardeşinizden birkaç zuhurat ve hayat hikayesi.

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Bu surette onun şuhudu hayali olur, bu şuhud-u hayaliden dolayı kıblesinde Hakk’ı müşahede eder, velakin gözü Hakk’ın nuru ile sürmelenmiş olup keskin gören musalli için murâkabe-i tâm ve teveccüh-i küllî lâzım değildir. Zaten her yerde bunu bilen buna alışık olan için bu zaten her an kendisinde öyle olmaktadır. Ama diğeri de dünyaya girip zaman zaman dünyadan çıkıp Hakk’ı kendinde müşahede etmeye yönelen kişinin...”
Sayfa 102

Nusret Tura
“KERİYM' dir atası boldur onun, Keriymi bulmassan ne olur sonun, Lûtfuna koş benliğinden soyun, Cömertlerin cömerdi KERİYM' dir ancak. [407] ER-RAKİB [408] Kullarını murâkebe edici olan zât demektir. İnsanlar da bu ahlâk ve sıfâttadır.”
Sayfa 107

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Murakabe yapan “bütün kullarını tek tek gözeten, bütün varlıklar üzerinde gözcü olan. Kontrol etmek, inceleyip vaziyeti anlamak.” Kulun bütün hallerinde Allahu Teâlâ’nın kendini gördüğünü bilmesi, kalbinin uyanık bulunması.”
Kaf: değeri 100 -1 Allah, Ahad, Aziz, Alim.

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hakkın yakınlığına ermiş murakabe ehli kimselerin zihnine gelen düşünce ve hatıralar, suret ve zahir ehli kimselerin açıkça yapmış olduğu fiiller ve sözler gibi muamele görür!..”
fel müdebbirati emren

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Peygamber'den şöyle rivâyet ediliyor: Üç şey nezdinde ölüyü murakabe ediniz: a) Alnı terlediği, b) Gözyaşı döktüğü, c) İki dudağı kuruduğu zaman. Bu durum Allah'ın onun hakkında inmiş rahmetindedir. Boğulan bir kimse gibi hırıltı çıkardığı, rengi morlaştığı, dudakları pas bağladığında bu Allah'ın onun üzerine inen azâbındandır.”
Ölüm Hakkında Kıyamet

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kaderine razı olan, Merkezine Allahın iradesini alan insanlar, teslim oldukları için mutlu selam ehilleridir. Allah''la murakabe halindedirler. Kuşun kanatları altındaki yavrular gibi güvendedirler Velileri ve Vekilleri olan Halikleriyle.”
89 6 her ey merkez nde mi hik yesi

Ahmet Avni Konuk
“Şihâbeddin Sühreverdî hazretleri Avârifü'l-Maârif'inde buyurur ki: "Tövbenin dört ma'nâsı vardır ki, bunlardan her biri diğerinin muâvinidir. 1. Ef'âlinin ayıplarını görmek, 2. Riâyet, 3. Muhasebe, 4. Murâkabedir. "Ef'âlinin ayıplarını görmek" odur ki, sâlik kendi fiillerinden hiçbirisini beğenmemek ve onu ma'yûb ve nâtamâm görmektir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ma’lûm olsun ki, bir insân-ı kâmilin terbiyesi altında Hak yoluna aşk ile sülük eden sâliklere zikir ve murâkabe esnâsında ba’zan Hak Teâlâ bir nûr-ı muhît veyâ diğer bir sûret hâlinde mütecellî olur. Bu ancak Hakk’ın bir tecellî-i sûrîsidir. Zîrâ o nûr sûrettir; ve Hak Teâlâ’nin zât-ı şerîfı bu sûretin dahi arkasındadır. Fakat bu tecellî sâlikin fikriyle hâsıl olan bir sûret olmadığı için, onun sülûkünde...”
254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve Mustafa Hilmi Sâfî Hz. Murat Deruni

Ahmet Avni Konuk
“Bilinmeli ki, bir insân-ı kâmilin terbiyesi altında Hak yoluna aşk ile ilerleyen Hakk Yolcularına zikir ve murakabe (kalbi Allah'a yöneltme) esnasında bazen Yüce Allah kuşatıcı bir nur veya başka bir suret hâlinde tecelli eder.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“” diyerek is'af etse, elbette onu murâkabe altında tutar; ve bilâhere onun o me'mûriyetteki ef'âlini muhasebe eder; ve vadini incâz etmemiş ise itâb eyler. ✨ ✨ Sade Türkçe flash Örnek: Adil bir padişah, hükümet adamlarından birinin bir vilayette kendi rızasına uygun bir şekilde valilik yapabilecek bir yeteneğe sahip olduğunu görür.”
Kelime-i Süleymâniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rahmâniyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Evvelâ murâkabe ve müşâhade de, rabıta da mürid fenâ fiş’şeyh olacak, onun nisbetini giyinecek, onun ahlâkıyla ahlâklanmaya çalışacağız. Belirli bir yere geldiğimizde anlayacağız ki burada Ahlâkı Rasûlullah’ta aynı yerdeymiş, başka yerde değilmiş. Neden? Daha evvelce öylece tanıdığımız, sıradan bir kişiymiş gibi sonra bakacağız ki kendimizi ancak tanımaya başladığımız zaman, onu daha iyi tanımamız mümkün olacak.”
249 40 42 Ku Ker Yol MÜ'MİN Sûresi Murat Derûni (2)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“” zikri Âlem-i Emir Âlem-i Halk ve Letaif olarak daha sonra “Kelime-i Tevhid” Neyfi İspat zikri olarak nefsi haps ederek devamında dört adet Murakebe [102] olarak devam etmektedir. Âlemi emirden olan letaif beştir: Kalp, ruh, sır, hafi (gizli), ahfa (çok gizli, pek gizli).”
Tarık Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“[80] Şehit, yalnızca savaşta ölen değil; her an Hakk'ın şahitliğinde (müşahedesinde) olan demektir. Bu, "daimî huzur ve murakabe" halidir. "Şehîd, Hakk'ın 'Şehîd' ismiyle tahakkuk edendir. O, her şeyde Hakk'ı görür ve Hakk da onu görür.”
263 57 46 Ku Ker Yol Hadid Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Varlık, benlik yükü ile o sultanın kapısından içeri girilemeyeceğine işaret olunarak, kapıdan geçmenin de özelliği anlatılmaktadır. Kapıdan geçmek tasavvufi plânda, murakebe etmek, keşf sahibi olmayı, olgunlaşmaya işaret etmektedir. Peygamber efendimiz (s.a.v.) “Ben ilmin şehriyim Ali kapısı” buyurmaktadır.”
39 Terzi Baba 2
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- المراقبة
- domain
- tasavvuf
- related_to
- zikir,rabita,seyr-i-suluk