İçeriğe atla

Abdâl kavramı için Muhammediyye Fassı'ndaki anahtar mekanizma nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Abdâl kavramı için Muhammediyye Fassı'nda doğrudan bir anahtar işleyiş belirtilmemektedir. Ancak, genel olarak tasavvufta kâmil âriflerin ve velâyet sahiplerinin hâlleri, nefs mertebelerini aşma ve Hakikat-i Muhammediyye ile ilişkilendirilerek açıklanır. Abdâlların ilâhî emirle suret âleminde tasarruf göreviyle yükümlü olmaları, onların belirli bir mertebede bulunduklarını gösterir. Bu durum, kâmil âriflerin mertebesiyle karşılaştırıldığında, abdâlların bazı hallerinin onlardan gizli kalmasına rağmen, mertebece alt seviyede olmadıklarını ifade eder¹. Hakikat-i Muhammediyye ise, varlıkta tek ve eşsiz olan, bütün belirginleşmelerin başlangıcı olan bir mertebedir².

Detaylı cevap

Abdâl kavramı, tasavvufî hiyerarşide ilâhî emirle suret âleminde tasarruf (yönetme) göreviyle yükümlü olan velîleri ifade eder. Bu abdâllar, görevlerinin gereğine göre hareket ederler. Ancak, kâmil ârifler bu tür bir görevle yükümlü olmadıkları için, abdâllara açık olan bazı hâller kâmil âriflerden gizli kalabilir. Bu durum, kâmil âriflerin mertebece abdâlların altında olduğu anlamına gelmez¹. İbn Arabî, Fusûsu'l-Hikem'in Lût Fassı'nda bu konuya değinerek, bazı abdâlların Ebû Medyen Mağribî'ye dünya işlerinde tasarrufun kendilerine güç gelmediğini, ancak ona güç geldiğini söylediklerini aktarır³. Bu durum, farklı velâyet mertebelerinin ve görevlerinin olduğunu gösterir.

Hakikat-i Muhammediyye ise, tasavvuf metafiziğinin en yüksek kavramı olup, vahidiyet mertebesi, sıfatlar ve isimler mertebesi olarak da adlandırılır. Ahadiyet mertebesiyle arasındaki fark, belirginleşmemiş olmak ile belirginleşmiş olmaktan ibarettir. Efendimiz'in hakikati, bütün belirginleşmelerin başlangıcı olması itibarıyla varlıkta tek ve eşsizdir². Bu hakikat, aynı zamanda Nûr-u Muhammedî olarak da ifade edilir ve Hz. Muhammed'in yaratılıştan önceki ilk nûrunu temsil eder. Abdâlların ve diğer velîlerin hâlleri, bu Hakikat-i Muhammediyye'nin farklı tecellîleri ve zuhur mahalleridir. Örneğin, Necdet Efendi'nin Hakikat-i Muhammediyye üzere mânâ âleminden kendisine verilen şifre sayılarının zuhur mahalli olarak ele alınması, bu ilişkinin bir göstergesidir⁴. Mükâşefe, sâlikin gayb âleminden veya Hak'tan kalbine inen doğrudan idrâkler olup, zâtî mükâşefe Hak'ın esmâ ve sıfatlarının doğrudan tecellîsi olarak Hakikat-i Muhammediyye ile ilişkilendirilebilir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.1687Bilinmeli ki, yedi abdal ilâhî emirle suret âleminde yönetme göreviyle yükümlü olduklarından, onlar görevlerinin gereğine göre hareket ederler. Fakat kâmil ârifOku
  2. 2Kelime-i Muhammediyye · s.6Bu mertebeye, vahidiyet mertebesi ve sıfatlar ve isimler mertebesi ve "hakikat-i Muhammediyye" derler. Ahadiyet mertebesiyle arasındaki fark, ancak belirginleşmOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.1688Bilinmeli ki, yedi abdal ilâhî emirle suret âleminde tasarruf (yönetme) göreviyle yükümlü olduklarından, onlar görevlerinin gereğine göre hareket ederler. FakatOku
  4. 4Aşk ve İrfân Yolunda · s.121Necdet Efendi, hakikat-i Muhammediyye üzere Hak’tan yani mânâ âleminden kendisine verilen 53 şifre sayısının zuhur mahalli olarak ele alınır. 19 rakamının Kur’âOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.