A'maiyyet kaç kademede ele alınır?
A'maiyyet, tasavvufta Hakk'ın hiçbir nisbet, sıfat veya isim kabul etmeyen, mutlak bilinmezlik hâli olan lâ-taayyün mertebesidir ve tek bir kademede ele alınır. Bu mertebe, "gayb-ı mutlak" veya "sırf zât" olarak da adlandırılır ve diğer mertebelerden önce gelir; dolayısıyla kendi içinde bir kademelenmeye sahip değildir. Hadîs-i şerîfteki "kâne'llâhu fî amâ" (Allah amâda idi) ifadesi bu mertebenin asıl dayanağıdır ve Hakk'ın halk'tan önceki hâlini, yani hiçbir taayyünün olmadığı mutlak gizliliğini bildirir¹. A'maiyyet, "gizli bir hazine" iken kendini zuhura çıkarmayı dilediği ilk noktadır ve bu dilek, ahadiyyet mertebesine geçişin başlangıcıdır¹·².
Detaylı cevap
A'maiyyet, tasavvufî vücud bahsinde en üst mertebe olup, Hakk'ın bilinme ve idrak edilme imkânının ötesindedir. Hazerât-ı Hamse tasnifinde ilk sırada yer alır ve "lâ-taayyün" olarak da isimlendirilir. Bu mertebe, "mertebe" olarak adlandırılsa da aslında hiçbir nisbet kabul etmediği için gerçek anlamda bir mertebe değildir; çünkü mertebe nisbet gerektirir. A'maiyyet, kendi içinde bir kademelenme barındırmaz; zira o, tüm mertebelerin bâtınında ve mertebelerin kendilerinden dahi habersiz olduğu bir hâldir¹.
"Amâ" kelimesinin etimolojisi "körlük" anlamına gelse de, irfân'da bu, bir eksiklik değil, Hakk'ın hiçbir "görünür yüz" kabul etmediği, mutlak görünmezliğin sırrıdır. Hakk'ın bu mertebede "kendi zâtında, kendi zâtıyla, kendi zâtı için gizli" olduğu ifade edilir. "Kenzen mahfiyyen" (gizli bir hazine) ifadesi, A'maiyyet'in hakikatini bildirmektedir; bu, Hakk'ın kâinat'ta ilk olarak faaliyete geçen muhabbet sıfatı ile zuhur etme arzusunun başlangıcıdır²·³. Bu mertebe, idrak edilebilir hâllerin öncesidir; A'maiyyet, ahadiyyet ve vâhidiyyetten sonraki tecelliler idrak edilebilir hâllerde olduğundan, A'maiyyet'in kendisi idrakin ötesindedir⁴. Dolayısıyla A'maiyyet, tasavvufî anlayışta tek ve mutlak bir bilinmezlik kademesi olarak ele alınır.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Fâtiha Sûresi · s.73“Rahmân: Mertebeler itibariyle, “A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Ulûhiyyet” ve “Vahidiyyet” ten sonra gelen mertebenin adıdır. Rahmâniyyet: İsimlerin ve Sıfatların ger”Oku
- 2Altı Peygamber (Cilt 5) · s.19““Kenzen mahfiyyen” (gizli bir hazine) ifadesi ile, â’maiyyetinin hakikatini bildirmektedir. “Fe ahbebtü” (Sevdim /arzu ettim.) İfadesi ile, Zât-ı Mutlak’ın âlem”Oku
- 3Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir · s.84““Kenzen mahfiyyen” (gizli bir hazine.) ifadesi ile, â’maiyyetinin hakîkatini bildirmektedir. “Fe ahbebtü” (Sevdim-arzu ettim.) İfadesi ile Zât-ı Mutlağın âlemde”Oku
- 4Îmân ve İkân · s.138“Buradan sonraki tecelliler, idrak edilir hallerde olduğundan, yani a’mâiyyet ahadiyyet vâhidiyyetten sonraki tecelliler idrak edilebilir hallerde olduğundan, il”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.