İçeriğe atla

A'maiyyet kalpte mi rûhta mı sırda mı tecellî eder?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

A'maiyyet, tasavvufta Hak'ın hiçbir nispet, sıfat veya isim kabul etmeyen, mutlak gayb ve sırf zât mertebesi olduğu için kalpte veya ruhta değil, sırda tecellî eder. Kalp ve ruh, A'maiyyet'ten sonraki tecellî mertebelerine ait latîfelerdir. A'maiyyet, "lâ-taayyün" mertebesi olup, "gayb-ı gayb" veya "zât-ı bahta" olarak da bilinir ve ahadiyyetten önce gelir. Cüneyd Bağdâdî'nin "Sır, Hak ile abd arasındaki mahremdir" sözü, en derin tecellîlerin sırda olduğunu vurgular. Bu mertebe, aklın idrak sınırlarının tamamen ötesinde olup, Zât'ın tecellilerinden önceki mutlak gizlilik halini ifade eder¹.

Detaylı cevap

A'maiyyet, tasavvufî vücud bahsinin en üst mertebesidir ve Hak'ın bilinme ile idrâk edilme imkânının ötesindedir. Bu mertebe, varlık mertebelerinin başlangıcı ve tüm hakikatlerin özüdür; sırf Zât'tan ibaret olup, hiçbir şekilde tanımlanamaz ve Hakk'a ya da halka ait bir özellik taşımaz¹. "Kâne'llâhu fî amâ" hadîsi (Tirmizî) bu mertebenin asîl dayanağıdır ve zaman ile mekân yokluğunu ifade eder. A'maiyyet'ten sonra Ahadiyyet, Vahidiyyet, Ulûhiyyet ve Rahmâniyyet mertebeleri zuhura gelir²·³.

Kalp ve ruh ise A'maiyyet'ten sonraki tecellî mahalleridir. Kalp, esmânın tecellî alanıdır ve arındığında Hakk'ın aynası olur⁴. Kalpte huşû, sekîne, muhabbet gibi hâller tecellî eder ve ilâhî sıfatların mazharı olduğunda ruhun da üstünde bir dereceye yükselir⁵·⁶. Ruh ise nûr-u Muhammedî, hayât-ı sermedî ve ilm-i ledün ile irtibâtlıdır. İlm-i ledün, tahsil ile kazanılmayan, Hakk'ın Zâtî tecellîsi olan vehbî bilgidir⁷. Ancak sır, Hak ile abd arasındaki mahrem olup, en derin tecellîlerin mahalli olarak kabul edilir. Sır, Allah'ın varlığının zahiri içindeki ilâhî sırrı temsil eder ve ruhun bedende ve varlıkta bağımsız olmadığını gösterir⁸. Bu bağlamda A'maiyyet, hiçbir taayyün olmayan ilk hal olarak⁹ sırda tecellî eden en yüce ve mutlak bilinmezlik mertebesidir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Secde Sûresi · s.39A’mâiyyet : Varlık mertebelerinin başlangıcı ve tüm hakikatlerin özüdür. Sırf Zat’tan ibaret olan bu mertebe, hiçbir şekilde tanımlanamaz ve Hakk'a ya da halka Oku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31) · s.49Â'maiyyetten bir tecelli Ahadiyyet mertebesi ortaya geldi. Ahadiyyet mertebesinde iki esas ortaya çıktı. Ahadiyyet mertebesinden bir tecelli Vahidiyyet mertebesOku
  3. 3Fâtiha Sûresi · s.73Rahmân: Mertebeler itibariyle, “A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Ulûhiyyet” ve “Vahidiyyet” ten sonra gelen mertebenin adıdır. Rahmâniyyet: İsimlerin ve Sıfatların gerOku
  4. 4Ra'd Sûresi · s.289Kalp, bütün esmânın tecelli alanıdır; orada hem Mudill hem Hâdî birlikte görünür. Eğer abd kalbini arındırırsa, o kalpte bütün isimler yerli yerinde tecelli edeOku
  5. 5K2-T1
  6. 6Câsiye Sûresi · s.41Bu rızık, kalbe gelen ilham, nura dönüşen zikir ve gönülde beliren huzur hâlidir; kaynağı Hak’tır ve ilâhî rahmet bunun vasıtasıdır. “ Onları âlemlere üstün kılOku
  7. 7İlm-i Ledün
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.969Çünkü sırdan uzak kaldı. Kendisini baş yaptı ve yalnızca kendi varlığına dayanarak ileriye sürdü. Birinci mısradaki “sır”, râh (yol) anlamındadır; ikinci mısradOku
  9. 9A'maiyyet
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.