İçeriğe atla

A'maiyyet kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?

Kavram-Fass Eşleşmesi22 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

A'maiyyet kavramı, tasavvufta Hakk'ın lâ-taayyün mertebesi olup, hiçbir nispet, sıfat, isim veya vasıf kabul etmeyen mutlak gayb halini ifade eder. Bu mertebe, "kâne'llâhu fî amâ" (Allah amâda idi) hadîs-i şerîfiyle temellendirilir ve "gayb-ı gayb", "sırf zât" gibi isimlerle de anılır. A'maiyyet, ahadiyyetten önceki haldir ve Kelime-i Tevhîd'in doğuşu, Mukaddes Zât'ın A'maiyyet'ten Ahadiyyet'e tenezzülü ile açıklanır¹. Verilen kaynaklarda A'maiyyet kavramının doğrudan bir Fass ile ilişkilendirildiği belirtilmemekle birlikte, Hârûniyye Fassı'nın A'maiyyet'ten ahadiyyete tenezzülü işlediği ifade edilmektedir.

Detaylı cevap

A'maiyyet, tasavvufî vücud bahsinin en üst mertebesidir ve Hakk'ın bilinme ile idrâk edilme imkânının ötesindedir. Hazerât-ı Hamse tasnifinde ilk mertebe olarak yer alır: Lâ-taayyün / a'maiyyet, ardından Taayyün-i evvel (ahadiyyet) gelir. Bu mertebe, "mertebe" olarak bile nitelendirilemez; zira mertebe nispet kabul ederken, A'maiyyet hiçbir nispeti kabul etmez. Hakk'ın kendi zâtında, kendi zâtıyla, kendi zâtı için "gizli" olduğu bir haldir. "Kenzen mahfiyyen" (gizli bir hazine) ifadesi, A'maiyyet'in hakikatini bildirmektedir²·³. Bu gizli hazine, kendini zuhura çıkarmayı dilediğinde, bu zuhur ve tecellîsinin ismine "Ahadiyyet" denilmiştir⁴. Cenâb-ı Hakk'ın A'maiyyet mertebesinden Ahadiyyet mertebesine tecellî ettiği zaman, zât-ı mutlak henüz vasıflanarak bir isim almış değildir⁵. Bu tenezzül esnasında iki hususiyet ortaya çıkar: inniyyeti (benliği) ve hüviyyeti (O'nun mutlak kimliği)⁵·¹. A'maiyyet'ten Ahadiyyet'e tenezzül, Kelime-i Tevhîd'in doğuşunu açıklar¹. Verilen kaynaklarda A'maiyyet kavramının doğrudan İsmail Fassı ile ilişkilendirildiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Hârûniyye Fassı'nın A'maiyyet'ten ahadiyyete tenezzülü işlediği belirtilmiştir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Tevhîd, s. 21“"Kelime-i Tevhid"in doğuşu Mukaddes Zât, henüz bu âlemler yok iken "A'mâiyyetinden" (mutlak gayb mertebesi) "Ahadiyyetine" (Allah'ın birliği mertebesi) tenezzül”Oku
  2. 2Altı Peygamber (Cilt 5), s. 19““Kenzen mahfiyyen” (gizli bir hazine) ifadesi ile, â’maiyyetinin hakikatini bildirmektedir. “Fe ahbebtü” (Sevdim /arzu ettim.) İfadesi ile, Zât-ı Mutlak’ın âlem”Oku
  3. 3Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir, s. 84““Kenzen mahfiyyen” (gizli bir hazine.) ifadesi ile, â’maiyyetinin hakîkatini bildirmektedir. “Fe ahbebtü” (Sevdim-arzu ettim.) İfadesi ile Zât-ı Mutlağın âlemde”Oku
  4. 4Fâtiha Sûresi, s. 73“Rahmân: Mertebeler itibariyle, “A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Ulûhiyyet” ve “Vahidiyyet” ten sonra gelen mertebenin adıdır. Rahmâniyyet: İsimlerin ve Sıfatların ger”Oku
  5. 5Bi'smi Has, Selâm (13), s. 33“Cenâb-ı Hakk a’mâiyyet mertebesinden ahadiyyet mertebesine tecellî ettiği zaman, zât-ı mutlak burada henüz vasıflanarak bir isim almış değildir. Bu mertebede be”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.