İçeriğe atla

A'maiyyet kelimesinin tasavvuftaki anlamı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta A'maiyyet, Hakk'ın mutlak bilinmezlik ve görünmezlik hâlini ifade eden, hiçbir nispet, sıfat veya ismin kabul edilmediği lâ-taayyün mertebesidir. Bu mertebe, Zât'ın kendi kendine olduğu, henüz hiçbir taayyünün (belirginleşmenin) bulunmadığı ilk hâldir ve "gayb-ı gayb" veya "sırf zât" olarak da adlandırılır. Hz. Peygamber'in "kâne'llâhu fî amâ" (Allah amâda idi) hadisi bu mertebenin temel dayanağıdır. A'maiyyet, Hakk'ın kendini zuhura çıkarmayı dilediği, ancak henüz hiçbir faaliyetin olmadığı bir hâldir; buradan Ahadiyyet'e zuhur eder¹·².

Detaylı cevap

A'maiyyet, tasavvuf vücud bahsinin en üst mertebesi olup, Hakk'ın bilinme ve idrak edilme imkânının ötesindedir. Hazerât-ı Hamse tasnifinde ilk sırada yer alır ve lâ-taayyün olarak da bilinir. Bu mertebe, aslında bir "mertebe" bile değildir; çünkü mertebe nispet kabul ederken, A'maiyyet hiçbir nispeti kabul etmez. "Amâ" kelimesinin etimolojik kökeni olan "körlük" anlamı, burada bir eksikliği değil, Hakk'ın hiçbir "görünür yüz" kabul etmeyişini, yani görünmezliğin sırrını ifade eder. Hakk, A'maiyyet mertebesinde kendi zâtında, kendi zâtıyla ve kendi zâtı için "gizli"dir; burada henüz "Allah" lafzı bile yoktur.

A'maiyyet, "gizli bir hazine" (kenzen mahfiyyen) olarak ifade edilir ve Hakk'ın âlemi halk etme arzusunun başlangıç noktasıdır³. Bu mertebede, Zât-ı Mutlak'ın kendinde bulunan â'maiyyet, a'demiyyet, zûlmiyyet, ilmiyyet, rûhiyyat ve nûriyyet gibi özelliklerin hepsi mevcuttur⁴. A'maiyyet'ten bir tecelli olunca Ahadiyyet zuhura gelir⁵. Bu geçiş, Hakk'ın kendini zuhura çıkarmayı dilemesiyle gerçekleşir ve bu zuhur ve tecellinin ilk ismine "Ahadiyyet" denir². A'maiyyet ve Ahadiyyet mertebelerinde henüz bir faaliyet yoktur; Hakk sadece kendini kendisi bilir¹. "Aşk" kelimesi de A'maiyyet'in ilahi şiddetle, kudrete dönüşerek bütün âlemlerde muhabbetle ortaya çıkması olarak açıklanır⁶. Tasavvuf ıstılahlarını anlamak için bu kavramların mutasavvıfların tarif ve kabullerine göre değerlendirilmesi önemlidir, zira fıtrî dildeki anlamları tasavvufi manayı karşılamaz⁷·⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Altı Peygamber (Cilt 4) · s.291A’maiyette Zât-ı Mutlak halinde O’nu beşer kelimesiyle ifade edecek bir kelime yoktur, buradan Ahadiyyete zuhuru ki buna da sadece bir bilinç, bildirge olarak dOku
  2. 2Fâtiha Sûresi · s.73Rahmân: Mertebeler itibariyle, “A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Ulûhiyyet” ve “Vahidiyyet” ten sonra gelen mertebenin adıdır. Rahmâniyyet: İsimlerin ve Sıfatların gerOku
  3. 3Altı Peygamber (Cilt 5) · s.19“Kenzen mahfiyyen” (gizli bir hazine) ifadesi ile, â’maiyyetinin hakikatini bildirmektedir. “Fe ahbebtü” (Sevdim /arzu ettim.) İfadesi ile, Zât-ı Mutlak’ın âlemOku
  4. 4Enbiyâ Sûresi · s.239“Vücûd-u Mutlak” ın bu mertebede de kendinde bulunan (â’maiyyet, a’demiyyet, zûlmiyyet, ilmiyyet, rûhiyyat ve nûriyyet) özelliklerinin hepsi mevcuttur. Bu merteOku
  5. 5Tasavvuf Izâhları · s.126Hakikatini bilen bir kimse bu kelimeleri kullanmaz. Yok olanın ise iddiası olmaz. (Terzi Baba-6 Peygamber Hz. Âdem (a.s.) sohbetinden.) (F. H. kaynaklı) -------Oku
  6. 6Kelime-i Tevhîd · s.698"Aşk" kelimesinin harf değerleri: "Ayn" (ع): 70. Göz ile büyük hayali seyretmek. "Şın" (ش): 300. Şiddet, azamet, saltanat. "Aşk": "A'mâiyyet"in (mutlak gayb âleOku
  7. 7TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.10Avni Bey’in bu açıklamalarından şu neticeleri çıkarabiliriz; Ayniyet ve gayriyet mefhumları tasavvuf ehlinin kullandığı bu ilme mahsus diğer ıstılahlar gibi ikiOku
  8. 8İnsân-ı Kâmil (Cilt 1) · s.15Sufiyenin yani zahir ehlinin kullandığı kelimelerle bunu anlamaya çalışırsak hiç bir şey anlayamayız. O kelimelerin evvela özünü anlamamız gerekecektir. Hani meOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.