İçeriğe atla

Ârif kelimesinin tasavvuftaki anlamı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey6 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Ârif, tasavvufta Hakk'ı tanıma makamına erişmiş, mârifet sahibi kişiye denir. Lugat anlamı 'tanıyan, bilen, irfan sahibi' olmakla birlikte, tasavvufta âlimden farklı olarak bilgiyi müşâhede ve yaşantı yoluyla idrak eden kimsedir¹. Bu makam, sâlikin nefsini tanıyarak Rabb'ini tanıması (men arefe nefsehû fa-kad arefe rabbeh) esasına dayanır ve mârifetullah ile bütün varlık ve olayların mahiyetini idrak etmeyi içerir¹. Ârif, dünyayı bir ayna olarak görür ve aynaya değil, yansıyana bakar; yani Hakk'ın tecellîlerini müşâhede eder².

Detaylı cevap

Ârif, tasavvuf yolunda ilerleyen sâlikin mârifet makamına ulaşmış hâlidir. Âlim ile ârif arasındaki temel fark, âlimin bilgi sahibi olması, ârifin ise bu bilgiyi müşâhede yoluyla yaşamasıdır. Klasik tasavvuf ifadesiyle "el-âlim ya'rifu, el-ârif yeşhedu" (âlim bilir, ârif şâhid olur). Ârifin bilgisine mârifet denir ve bu, Allah'a dair bilginin yanı sıra bütün varlık ve olayların mahiyeti hakkındaki bilgiyi de kapsar¹. Mârifet, ilme'l-yakîn (bilgi seviyesi), ayne'l-yakîn (gözle görme seviyesi) ve hakk'el-yakîn (yaşayarak idrak etme seviyesi) olmak üzere kademelere ayrılır; ârifin makamı ayne'l-yakîn ile başlar ve hakk'el-yakîn ile kemâle erer. Ârif, Hak'tan başkasına muhtaç olmama hâli olan fakr makamını da idrak etmiş, kendi vücud iddiâsından fakîr olmuş, fenâya ermiş bir kimsedir³. Bu hâl, onun her an kendinden zâhir olan ahkâma nâzır olup, bu zâhirî ve mahsûs manalara intikal etmesini sağlar⁴. Ârif, uyanıklık hâlinde ruhun gizli yolundan âlem-i misâl, âlem-i ervâh ve âlem-i berzah gibi birçok âleme seyahat edebilir; bu âlemler tasavvuf ıstılahında "âlem-i simsime" olarak adlandırılır⁵. Ârifin kelâmı, usûl ve mârifet üzeredir, hakikati bilen ve derinlemesine araştıran bir vârisin sözüdür⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Ramazan ve Oruç · s.151İşte böylece “Regaib” gecesi ifadesiyle başlayan hakikat yolculuğu “Arif-i billah” hükmü ve yaşantısı ile neticeye ermiş oluyor. 37 Kurban bayramı öncesi Hacca Oku
  2. 2Fâtır Sûresi · s.28"Mâsivâya dalan, aynada kendi suretini gören ama aynayı görmeyen gibidir." 20 "Aldatılmak, hakikati görmemek değil; kendi gölgene tapmaktır." 21 Ârif, dünyayı 'Oku
  3. 3Kelime-i Lûtiyye · s.96Mirzâ Bâbür ehl-i tasavvuf ile musâhabe edermiş. Bir gün eski Semerkand’ın hisârı üzerine yan üstü yatıp “Ârifde himmet olmaz, ârifde himmet olmaz!” diye bağırdOku
  4. 4Kelime-i Süleymâniyye · s.458Binâenaleyh ârif, bu âlemde her ânda kendinden zâhir olan ahkâma nâzır olup, o ahkâm-ı zâhire ve mahsûsenin ma’nâlarına intikāl eder. Ve bundan kendi isti’dâdınOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.253Nasıl ki ârif uyanıklık hâli içinde rahat rahat oturmuş olduğu hâlde ruhun gizli yolundan birçok âlemlere, yani âlem-i misâle, âlem-i ervâha ve âlem-i berzaha vOku
  6. 6Kelime-i İbrâhîmiyye · s.152Bu kelâm, ârif-i muhakkik ve vâris-i müdekkikin kelâmıdır. Ârifin kelâmı ise, usûl ve ma’rifet üzeredir. &10024; Şimdi, "ibadet" kelimesinin Hakk'a isnat edilmeOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.