İçeriğe atla

Arş hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey20 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Arş hâline ulaşmak için sâlikin Nefs-i Mutmainne mertebesini aşması gerekmektedir. Arş, tasavvufî anlayışta cism-i küllî olarak kabul edilir ve nefs mertebesi cisim mertebesinden daha yücedir¹. Nefs-i Mutmainne, kalbin sâkinleştiği, Hak ile huzura erildiği ve sülûkun kritik dönüm noktası olan dördüncü nefs mertebesidir. Bu mertebede sâlik, dünyevî olaylar karşısında sâkin kalır, ibadetlerden zevk alır ve Hak sevgisi vazgeçilmez hâle gelir. Arş'ın Rahmâniyyet mertebesi olan kudüs âlemiyle ilişkilendirilmesi ve Mecd isminin neş'et ettiği yer olması, bu mertebenin ulviyetini gösterir². Nefs-i Mutmainne'den sonra gelen Râdıye ve Mardiyye mertebeleri, Allah'ın kuldan, kulun da Allah'tan razı olduğu hâli ifade eder (K2-T3 — K2). Bu mertebelerdeki ilerleyiş, sâlikin Arş gibi yüksek mertebelere ulaşmasının yolunu açar.

Detaylı cevap

Tasavvufî sülûkta Arş hâline ulaşmak, nefs mertebelerinde belirli bir olgunluğa erişmeyi gerektirir. Arş, tasavvufî literatürde "cism-i küllî" olarak tanımlanır ve nefs mertebesi, cisim mertebesinden daha yüce kabul edilir¹. Bu bağlamda, Arş'a ulaşabilmek için nefs-i emmâre gibi alt mertebelerin zulmetinin aşılması şarttır (K2-T3 — K2).

Nefs-i Emmâre, kötülüğü emreden, şehvet, gazab, kibir gibi nefsânî arzuların hâkim olduğu en alt mertebedir (K2-T3 — K2; Nefs-i Emmare). Bu mertebede ancak zâhirî ibadetler mümkündür ve bâtınî hâller mahcuptur. Arş hâline ulaşmak için bu mertebenin tevbe-i nasûh ve mürşid-i kâmile teslimiyetle aşılması zorunludur (K2-T3 — K2).

Sâlikin Arş hâline ulaşmasında kritik dönüm noktası, Nefs-i Mutmainne mertebesidir. Bu mertebe, nefs mertebelerinin dördüncü basamağı olup, kalbin sâkinleştiği ve Hak ile huzura erildiği bir hâli ifade eder. Fecr Sûresi'nin 27-30. âyetleri ("Yâ eyyetühe'n-nefsu'l-mutmainneh, irci'î ilâ rabbike râdıyeten merdıyyeh, fadhulî fî ibâdî, vedhulî cennetî") bu mertebenin temel dayanağıdır. Mutmainne mertebesinde sâlik, dünyevî olaylar karşısında panik yapmaz, ibadetlerden lezzet alır, halka karşı şefkat duyar ve Hak sevgisi vazgeçilmez hâle gelir. Bu mertebeden sonra gelen Râdıye ve Mardiyye mertebeleri, Allah'ın kuldan razı olduğu ve kulun da Allah'tan razı olduğu hâlleri temsil eder (K2-T3 — K2; Nefs-i Merdiyye). Bu hâller, sâlikin Arş gibi ulvî mertebelere yükselişinin bir göstergesidir.

Arş'ın Rahmâniyyet mertebesi olan kudüs âlemiyle ilişkilendirilmesi ve Mecd isminin neş'et ettiği yer olması², onun ilâhî sıfatlarla bağlantılı yüce bir makam olduğunu gösterir. Nusret Babam'ın "Arş üstünde giden de ben, beni kaldır gör Allah'ı" sözü, fizik beden ötesinde Hakk'ın zuhurunu görme ve Arş gibi yüksek mertebelerde Hakk'ın tecellîlerini idrak etme hâlini işaret eder³·⁴. Bu da ancak nefsânî perdelerin kalkması ve beşeriyet hâlinden temizlenmekle mümkündür⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Bürûc Sûresi, s. 84“ARŞ, cism-i küllidir. Durum böyle olunca, ARŞ'ın levh fevkinde olması babında görüşümüze aykırı bir durum yoktur. Kaldı ki, levh için: Nefs-i küllî. Tabirini ku”Oku
  2. 2Bürûc Sûresi, s. 85“Ve her ne zaman sana: — Sıfâtlarla kayıtlı ARŞ. Söylenirse, bilesin ki, ondan murad edilen ma’nâ: O felekin, anlatılan bu yüzüdür. Buna misal olarak, sıfâtla ba”Oku
  3. 3Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003), s. 42“Nusret Babam da bir şiirin de “ cehennemde yanan da ben Cennette gezen de ben, Arş üstünde giden de ben beni kaldır gör Allah’ı” demiş. Yani beni fizik beden ol”Oku
  4. 4Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003), s. 48“Nusret Babam bir şiirinde şöyle diyordu: “ Cehennemde yanan da ben, cennetinde gezen de ben, arş üstünde yürüyen de ben, beni kaldır gör Allah’ı.” Yani beni fiz”Oku
  5. 5Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002), s. 186“İşte kendimizi beşeriyet halinden ne kadar çok temizlersek yani beşeriyetimizden ne kadar çok temizleyebilirsek uluhiyetimiz o derece onun yerini dolduruyor, be”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.