İçeriğe atla

Besmele kavramı hangi durumlarda bozulur veya gizlenir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Besmele kavramı, tasavvufî hâllerin bozulması veya gizlenmesiyle benzerlik gösteren durumlar neticesinde işlevini yitirebilir veya hakikatinden uzaklaşabilir. Bu durumlar, niyetin bozulması, şer'î edebin terki ve gaflet ile ülfet gibi sebeplerle ortaya çıkar. Özellikle besmelenin anahtar ve açılış kelimesi olma vasfı, bu tür bozulmalarla birlikte karmaşık bir hâl alabilir; zira anahtarın kendisi mevcut olsa dahi, kullanım sistematiği bilinmediğinde veya ayarı bozulduğunda işlevsiz kalır¹. İçsel olanın kuvvetini yitirmesiyle dışsal hükümlerin gizlenmesi gibi, besmelenin hakikati de bu tür bozulmalarla örtülebilir².

Detaylı cevap

Besmele, "Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla" anlamına gelen, tüm amellerin kapısı ve kâinatın açılış kelimesi olarak kabul edilen yüce bir ifadedir. Hadîs-i şerîfte "besmele ile başlanmayan mühim her iş kesiktir" buyrulması, onun önemini vurgular³·⁴. Ancak bu denli önemli bir kavramın dahi, tasavvufî hâllerin bozulmasına yol açan sebeplerle hakikatinden uzaklaşması veya gizlenmesi mümkündür.

Niyetin bozulması besmelenin işlevini yitirmesine neden olabilir. Amellerin niyetlere göre olduğu ilkesi, besmele ile yapılan bir işte niyetin riyâ, sum'a veya ucb gibi "şirk-i hafî" ile kirlenmesi durumunda, o amelin ve dolayısıyla besmelenin bereketinin gizlenmesine yol açar. Niyetin safiyetini kaybetmesi, besmelenin taşıdığı ilâhî sırrın örtülmesine sebep olur.

Şer'î edebin terki de besmelenin hakikatini bozabilir. Bir hâl veya amel, şer'î ölçülere uygun olmadığında istidrâca dönüşebilir. Besmele ile başlanan bir işin, sünnete muhalif bir tatbikatla sürdürülmesi, besmelenin taşıdığı rahmet ve bereketin yerine, nefisten veya cinden gelen bir aldatmacaya dönüşmesine neden olabilir. Bu durumda besmelenin "anahtar" olma vasfı, yanlış kullanım veya sistematiği bilmeme nedeniyle işlevsiz kalır¹.

Gaflet ve ülfet ise besmelenin hakikatinden uzaklaşmanın bir diğer yoludur. Sâlikin, besmelenin sahibinden gafil olup sadece lafzına âşık olması, kavramın gizlenmesine yol açar. "Onlar Allâh'ı unuttular, Allâh da onları unutturdu" (Haşr 59/19) ayeti bu durumu açıklar. Besmelenin sadece bir formül olarak görülmesi ve ardındaki ilâhî hakikatten gafil olunması, onun "kâinatın açılış kelimesi" olma sırrını örter. Bu durum, insân-ı kâmilin besmele anahtarını çevirerek kapıyı açması gibi bir işleyişin, sistematiği bilinmediğinde veya ayarı bozulduğunda karma karışık hâle gelmesine benzer¹. İçsel olan ruhanî hükümlerin zayıflamasıyla nefsanî sıfatların gizlenmesi gibi, besmelenin içsel hakikati de bu tür gafletle örtülebilir².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31) · s.61İşte bu Allah bilgisi besmele-i şerifte bunun anahtarıdır. Bir başka yönden de insân-ı kâmil besmeledir. İnsân-ı kâmilde besmelenin içinde mevcud olan özellikleOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.1158İçsel olan kuvvet bulunca, dışsal olanın hükümleri gizlenir. Aynı şekilde, insan varlığında ruhanî hükümler üstün geldiği zaman, nefsanî sıfatlar gizlenir. "NasOku
  3. 3K1-223
  4. 4Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi · s.109. ------------------- “İlk yazılan besmeledir.” “Âdem (a.s.) ilk gelen besmeledir.” “Müminler besmele yardımı ile sırattan geçer.” “Cennet davetiyesinin imzası Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.